• Kobanê’de Şam’a bağlı Genel Güvenlik Güçleri’nin kenti kuşatması ve cezaevinin güvenliğini devralarak bazı tutukluları Halep’e götürmeye çalışması üzerine yangın çıktı; 9 kişi şehit düştü. Kentte yas ilan edildi, esnaf kepenkleri indirdi. 
  • KCK, Şam’daki Geçici Hükümet'e “Kendilerine de zarar verecek yaklaşım, tutum ve müdahalelerden uzak durmalı” uyarısını yaptı. Rojava halkının sahipsiz olmadığını belirten KCK, ayrıca Kürtçe için yapılan eylemlerin meşru olduğunu söyledi.

 

Kobanê’de 9 kişinin cezaevinde çıkan yangında şehit düşmesi sonucu yas ilan edildi, Cizîr bölgesinden binlerce kişi Hesekê’de katledilen Sipan Hiznî için ayakta. Rojava’da halk, geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana sokaklara çıkarak, Şam’ın Kürt halkının iradesini reddetmesine tepki gösteriyor.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kobanê’deki son yaşananlar göstermiştir ki, Geçici Şam Hükümeti yerel iradeyi reddetmektedir. Geçici Şam Hükümeti, kendilerine de zarar verecek yaklaşım, tutum ve müdahalelerden uzak durmalıdır” uyarısını yaptı.

KCK, gerilimin tırmanması üzerine yaptığı açıklamada şu hususlara dikkat çekti: “Özerk Yönetim aylardır demokratik entegrasyon için hem Şam hükümetiyle görüşmeler yapmakta hem de bu konuda toplumsal bir mücadele yürütmektedir. Ancak son zamanlarda demokratik entegrasyon konusunda sorunlar yaşandığı görülmektedir. Bir halkın ana dilde eğitiminin tartışma dışı olması gerekirken Rojava ve Kürtlerin bulunduğu alanlarda 14 yıldır yapılan ana dilde eğitim engellenmek istenmektedir. Kürtçe eğitim ciddi biçimde sınırlandırılmaya çalışılmaktadır. 14 yıldır yapılan eğitime yönelik bu saldırı; Geçici Şam Hükümeti’nin Kürt varlığını gerçek anlamda tanımak istemediğini göstermektedir. Böylece BAAS milliyetçiliğinin dinci versiyonu dayatılmaktadır.

Halkımız ve gençler buna karşı günlerdir ayaktadırlar. Ana dilde eğitimlerine sahip çıkacaklarını göstermişlerdir. Kürt halkının bu örgütlü gücü ana dilde eğitimin sürdürülmesini sağlayacaktır. Halk ve öğrenciler, ana dilde eğitimimiz kırmızı çizgimizdir, demektedirler. BAAS döneminde hiç öğretilmiyordu, demek bir demagojiden ibarettir. BAAS rejimiyle kıyaslamak daha baştan Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını sınırlamanın zeminini yaratmaktır. Halkımız bu tür oyunları da kabul etmeyeceğini göstermiştir.

Neden dışarıdan güç gönderiliyor?

Demokratik entegrasyon her şeyden önce yerel demokrasiyi, yerelin iradesini kabul etmekle olur. Kobanê’deki son yaşananlar göstermiştir ki, Geçici Şam Hükümeti yerel iradeyi reddetmektedir. Yerelde çözülecek sorunları Şam’dan ve Halep’ten güç göndererek çözme yaklaşımı aslında BAAS iktidarının yönetim kültürünü sürdürmek anlamına gelmektedir.

Rojava sahipsiz değil

Rojava ve Suriye’deki Kürt nüfusunun Kürdistan’ın diğer parçalarından az olması sahipsiz oldukları ve bu saldırıyı kabul edecekleri anlamına gelmemektedir. Rojava ve Suriye’deki Kürtler demokratik devrimini yapmış Kürtlerdir. Bu devrim onlara bir bilinç, irade ve örgütlülük kazandırmıştır. Halkımız bu gücünü demokratik eylemlerle ortaya koyarak her türlü saldırıyı püskürtebilir. Demokratikleşme ve temel demokratik haklar beklenerek ne korunur ne de kazanılır! Bu açıdan halkımız demokratik haklarını meşruiyet içinde kullanabilir. Ana dilde eğitim için halkın ve öğrencilerin tutumları demokratik haklarını kullanmalarına önemli bir örnektir.

Şam’a uyarı

Geçici Şam Hükümeti, kendilerine de zarar verecek yaklaşım, tutum ve müdahalelerden uzak durmalıdır. Kürt'ün gücünü demokratikleşme ve Suriye’nin istikrarı için değerlendirmelidir. Suriye devleti tüm kimliklerin ve inançların özgür ve demokratik yaşamını tanıdıkça istikrara kavuşur ve güçlenir.”

Olaylar nasıl başladı?

KCK’nin işaret ettiği ve Şam’ın neden olduğu olaylar aslında 27 Ağustos’ta başladı. Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, çıkardığı kararnameyle Özerk Yönetim okullarında verilen Kürtçe eğitimi iptal ederek yerine 3 saatlik seçmeli dersi yürürlüğe koydu. Ancak bu karar sahada tepkiyle karşılandı; tüm şehirlerde öğrenciler, öğretmenler ve veliler sokağa çıkarak protesto düzenledi. Söz konusu protestolar hâlâ sürerken, 10 Eylül’de Hesekê’nin Miftî Mahallesi’nde yaşayan Hesekê Tugayı’na bağlı Sîpan Hiznî (Samî Şêxmûs Hiso) adlı savaşçı, silahlı bir grup tarafından kaçırıldı. Sîpan Hiznî, Serêkaniyê’nin Edlan köyünde işkence edilerek katledildi.

Sîpan Hiznî’nin katledilmesi üzerine Qamişlo, Çilaxa, Hesekê, Girkê Legê, Tirbespiyê, Dirbesiyê ve Dêrik’in yanı sıra çok sayıda şehirde halk ayağa kalktı. Yapılan kitlesel eylemlerde katillerden derhal hesap sorulması ve olayın aydınlatılması çağrısı yapıldı. Ayrıca Hesekê’nin Micercei köyünde Şehit Sîpan Hiznî için taziyeler kabul edildi.

Şehit Sîpan, 12 Eylül’de Hesekê’nin Dawudiyê köyündeki Şehîd Dijwar Mezarlığı’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze töreninde konuşan PYD Eş Başkanı Xerîb Hiso, Sîpan’ın katledilmesinin “aşiretsel veya bireysel bir mesele olmadığını”, cinayetin bölge halklarının iradesini kırmayı hedefleyen “siyasi ve dış müdahaleler çerçevesinde” gerçekleştiğini kaydetti.

9 şehit, 17 yaralı

Halk, Şehit Sîpan için ayaktayken bu kez Kobanê Cezaevi'nde yangın çıktı. Yangın sonucunda Xalid Mihemed, Ezîz Reşîd, Mehmûd Mistefa, Bozan Dalî, Elî Îsa, Delîl Şêx Elî, Elî Eqîlî, Şerwan Şevxan şehit düştü, bazılarının durumu ağır olmak üzere 17 kişi de yaralandı. Şehitler bugün (14 Eylül) Şehit Dîcle Şehitliği’nde toprağa verildi. 

Yangın, kentteki halk protestolarının ardından çıktı. Göstericiler, Şehit Sîpan’ın katledilmesiyle ilgili soruşturma açılmasını talep ediyordu. Şam’a bağlı Genel Güvenlik Güçleri göstericilere müdahale etti, birkaç genci gözaltına aldı ve Kobanê’yi kuşatmaya aldı. Öte yandan, cezaevindeki bir grup tutuklu Kobanê’den başka bir yere nakledilme girişimlerine karşı protesto düzenlediği sırada yangının çıktığı belirtiliyor.

Sorumlusu Şam’dır

 Yangının nedenine dair soruşturma sürerken, Şehit Sîpan’ın cenaze töreninde konuşan Xerîb Hiso, Şam’ın Kobanê Cezaevi’nde çıkan ve can kayıpları ile yaralanmalara yol açan yangından sorumlu olduğunu söyledi. Hiso, yangının Genel Güvenlik Güçleri’nin Kobanê Cezaevi’nin güvenliğini devralmasının ardından çıktığını belirtti. Hiso, bölge halklarına “ihanet ve düşmanlık politikalarına” karşı durma çağrısı yaptı. Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Ebdî ise bir heyetle birlikte hastanede yaralıları ziyaret ederek durumları hakkında bilgi aldı.

Yas ilan edildi, kepenkler indirildi

Yangın ardından Kobanê’de esnaf kepenk kapattı ve iki günlük yas ilan edildi. Halk ve Şehit Aileleri Meclisi, olayın tüm ayrıntılarıyla açığa çıkarılmasını, tutukluların şehit düşmesinden ve yaralanmasından sorumlu olanların tespit edilerek cezalandırılmasını ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesini istiyor.

KNK: Gerilim durmalı

Son bir haftada yaşananlar siyasi alanda da büyük tepkiyle karşılandı. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturmanın yapılması gerektiğini belirterek, şunları vurguladı: “Halkımıza, kendilerini kontrol etmeleri, azami düzeyde dikkatli ve sorumlu davranmaları, kamu ve özel mülkleri korumaları ve öfkenin kaosa, yıkıma ya da iç çatışmalara dönüşmesine izin vermemeleri çağrısında bulunuyoruz.

Ayrıca ilgili tüm hükümet ve güvenlik güçlerine, gerilimin nedenlerinin çözüme kavuşturulması, mevcut dayatmalardan uzaklaşılması ve gerilimin tırmandırılmaması için sorumluluklarını her yönüyle üstlenmeleri, provokasyonlardan ve güç kullanımından uzak durmaları, bölge halkıyla sorumluluk ve saygı temelinde ilişki kurmaları ve gerilimin nedenlerinin çözülmesi için ciddi diyalog kanallarını açmaları çağrısında bulunuyoruz.

Rûsipîlere, toplumsal şahsiyetlere, Kürt partilerine ve bölgenin sorumlularına gerçek rollerini oynamaları; gerilimin yatıştırılması, kontrol altına alınması ve toplumsal barışın korunmasına katkıda bulunmaları çağrısında bulunuyoruz.”

MSD: Tüm sorumlular cezalandırılmalı

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) de, yangının tutukluların Halep’e nakledilmesine yönelik itiraz nedeniyle çıktığını belirterek, olayın “geçici bir durum” veya tek bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, tutuklulara, sivillere ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıların hızlı, bağımsız ve şeffaf bir soruşturmayı gerektirdiği belirtilerek, “Sorumlular belirlenmeli ve olayda rolü bulunan herkes, konumu veya mensubiyeti ne olursa olsun cezalandırılmalıdır” denildi. HABER MERKEZİ

***

Mexmûr, Rojava için ayakta

Şehîd Rûstem Cûdî Mülteci Kampı’nda Gençlik Meclisi, Mexmûr Halk Meclisi ve sivil toplum kurumlarının yönetici ve üyeleri ile binlerce kişinin katılımıyla Rojava’daki provokasyonlara karşı 12 Eylül’de yürüyüş düzenlendi.

BM merkezi önünde yapılan açıklamada, “Rojavayê Kurdistan'da binlerce şehit verilerek ağır bedeller ödendi. Şehit Sîpan, mücadelesi ve direnişiyle 15 yıl boyunca DAİŞ çetelerine karşı savaştı. Çetelerin Kobanê'deki hayallerinin ve hedeflerinin gerçekleşmesine izin vermedi. Elbette, Önder Apo'nun barış elini uzattığı bir süreçte, Kürt savaşçıya karşı acımasız bir saldırı düzenlediler. Bu saldırıyı kınıyor ve lanetliyoruz.

Cezaevinde ise o gençlerin iradesini kırmak istediler. Ancak Amed Zindanı’nda Mazlumların düşmana karşı kendilerini bir ateş çemberiyle kuşattıkları gibi, bugün Kürt halkının gençleri de aynı kararlılığı gösterecektir” denildi.