İstanbul Gaziosmanpaşa’da kentsel dönüşüm sıkıntısı bitmiyor. Değişen kentsel dönüşüm yönetmeliği ile hak sahipleri durumdan şikayetçi. Bakanlar Kurulu ‘Acele Kamulaştırma’ kararını 10 Nisan 2016’da Resmi Gazete’de yayınlayarak kararı yürürlüğe sokmuştu. Mahallede yaşayan yurttaşlar bir araya gelerek kararın iptali için mahkemelere başvurdu. Daha önce riskli alan kararı iptal edilen Yıldıztabya, Mevlana, Pazariçi ve Karayolları mahalleleri için 14. Daire riskli alan kararlarını iptal etti. 17 Kasım’da Yıldıztabya mahallesinde tekrar ‘riskli alan’ kararı verildi.

Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatı Alp Tekin Ocak, bu mahallelerde yaşayan vatandaşlara gönüllü hukuki destek veriyor. Acele kamulaştırma kararının 10 binin üzerinde bir parseli ilgilendirdiğini ve bu mahallelerin kentsel değer kazanmasıyla birlikte rant aracı haline getirilmek istendiğine dikkat çekiyor. 


Yüzde 80’ini kamulaştırılmak isteniyor

Avukat Alp Tekin Ocak, kentsel dönüşümle ilgili yeni gelişmelerin Gaziosmanpaşa’nın bazı mahallelerinde Danıştay’ın riskli alanı iptal etmesine rağmen bu sefer mahalle bazında yeniden riskli alanların ilan edildiğini söylüyor. Avukat Ocak, „Gaziosmanpaşa’daki büyük bir kentsel dönüşüm söz konusu. Bu durum yaklaşık 10 binin üzerinde bir parseli ilgilendiriyor. Bu da binlerce konut demek. Şu an Gaziosmanpaşa ilçesinin yaklaşık yüzde 80’i kamulaştırılmak isteniyor” dedi.


AVM’ler yapılacak

Ocak, Gaziosmanpaşa’da yaşayanlar bir araya gelerek acele kamulaştırma kararının iptali için davalar açtı. Geçen hafta Yıldıztabya Mahallesi’nde ilan edilen riskli alan ilanına tepki gösteren ve yeni yönetmelikle birlikte Gaziosmanpaşa’da rezidanslar ve alışveriş merkezlerinin yapılmak istediğini aktardı.


Sermayenin göz diktiği alan

Acele kamulaştırmayla birlikte Gaziosmanpaşa’da yaşayan yaklaşık 300 bin insanın olumsuz etkileneceği belirtiliyor. Bu durumun basına yansımadığını dile getiren Ocak son olarak şöyle konuştu: “Bu insanlar yerlerinden olacak ve büyük bir dönüşüm süreci başlayacak. Buralarda yaşayan insanlar zorla çıkartılacak ve değerlenmiş kentsel mekanlar rant aracı haline gelecek. Burada uluslararası sermayenin göz diktiği bir alan söz konusu.’’ 

İSTANBUL