• Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki 32 yıllık tutsak Nuriye Adet'in tahliyesi, 6. kez engellenerek, bir yıl daha ertelendi.

 

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki 32 yıllık tutsak Nuriye Adet'in tahliyesi, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 6. kez uzatıldı. 2024'ten bu yana tahliyesi sürekli engellenen Nuriye Adet'in tahliyesi bu sefer de bir yıl ertelendi. 

Türkiye’de 2020’de kabul edilen yasayla cezaevlerinde devreye konulan İdare ve Gözlem Kurulları’nda verilen hukuksuz kararlarla binlerce tutsağın tahliye hakkı engellendi. Uygulamanın en keskin biçimde hayata geçtiği cezaevlerinden biri Sincan Kapalı Kadın Cezaevi. Buradaki onlarca tutsak, yıllardır İdare ve Gözlem Kurulları’nın kararları sonrasında tahliye edilmiyor. Yaklaşık üç yıldır tahliyeleri ertelenen kardeşler Gülşen Adet ve Nuriye Adet’in hikayesi de benzer.

Iğdır'ın Ararlık ilçesine bağlı Çamurlu köyünde doğan Nuriye ve Gülşen, 9 çocuklu bir ailede büyüdü. 1992'nin farklı aylarında özgürlük saflarına katıldılar. Gerillaya katıldıklarında Nuriye 17, Gülşen ise 19 yaşındaydı. 1994’te Gülşen (Devrim) ve Nuriye (Dilan) esir düştüler. Gülşen, İran'a geçerken karda ayakları yandı, İran rejim güçleri tarafından tedavi edilmeden Türkiye’ye teslim edildi. Nuriye de yine aynı dönemde Kars’ın Kağızman bölgesinde yaralı olarak esir düştü. Günlerce işkence gördükten sonra hapsedildiler. Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından yapılan yargılama ardından "Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak" iddiasıyla müebbet hapis cezası verildi. Erzurum, Sivas, Uşak ve Amasya cezaevlerinde tutulan Adet, 2007'de Sincan Kadın Cezaevi’ne sürgün edildi. Gülşen Adet de 1994’te İran’a geçerken yakalandı ve günlerce tedavi edilmeden Türkiye’ye teslim edildi. Yapılan yargılama sonucunda Gülşen’e de 'Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak' iddiasıyla müebbet hapis cezası verildi. İki kız kardeş de 32 yıla yakın cezaevinde tutuluyor. Nuriye yaralı, Gülşen ise saatlerce karda beklediği için yıllardır sağlık sorunları yaşıyor. Nuriye, yaraları iyileşse de hala ciddi sağlık sorunları yaşıyor. İkisi de 2024'te 30 yıllarını doldurmalarına rağmen tahliyeleri hukuksuz biçimde ertelendi.

Gülşen ve Nuriye, 1994’te tutuklandıktan sonra ailesine yönelik baskılar da arttı. Aynı yıl 1994’te baba Abdulhamit Adet de tutuklandı; 4 yıl 8 ay cezaevinde kaldı. Baba, tahliye olduktan sonra da 1998’de Fransa’ya iltica etmek zorunda kaldı. 2001’de ise anne ve kardeşleri Fransa’ya gitmek zorunda kalır. 2007’den sonra anne ve kardeşler yılda bir iki kez de olsa binlerce kilometre yol gelerek, Gülşen ve Nuriye ile tekrardan görüşmeye başladı. 30 yıllık tutsaklığının sona ermesi ardından onları karşılamak için kardeşleri ve annesi beraber Ankara’ya gidip aylarca bekledi, ancak tahliye edilmediler. Tahliyeleri hukuksuz bir şekilde ertelendi.

Pişmanlığı kabul etmiyor

Anne Halime Adet, geçen yıl muhabirimiz Aziz Oruç'a şunları söylemişti: “32 yıldır çocuklarımın özlemiyle yaşıyorum. Son bir kez onları dışarda görmeyi istiyorum. Özgürce sarılmak istiyorum ama yıllardır yetmiyormuş gibi hiç yere tahliyeleri erteleniyor. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Onlar direniyor, ‘Pişmanlığı’ kabul etmiyor. Biz de etmiyoruz. Başım dik. İki kızımla da onun gibi direnenlerle de gurur duyuyorum. Kızlarımdan birinin 3 Temmuz’da birinin de 25 Ağustos’ta infaz ertelemesi doluyor ama tekrar erteleyecekler diye kaygılanıyoruz.”

Kaygısından haklıydı

Annesi, kaygısında haklı çıktı. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki 32 yıllık tutsak Nuriye Adet'in tahliyesi, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 6. kez ve bir yıl süreyle uzatıldı. Nuriye Adet’in bir sonraki İdare ve Gözlem Kurulu toplantı tarihi ise 19 Ağustos 2027. ANKARA