- Serdar Sümer’in hikâyesi, “Bijî Serok Apo” sloganını haykırdığı Amed sokaklarından İstanbul sokaklarına, oradan da Kürdistan dağlarına uzandı. 2007'de şehit düştü.
AW'den Ömer Demir'e konuşan Halise Sümer, şunları söyledi: “7 çocuğum var. İkisi kız, 5'i erkek. 1999'da Amed’den İstanbul'a göç ettik. Serdar çocukluğunu Amed’de geçirdi. Abdullah Öcalan’ın yakalanması sırasında Amed’de eylemler yapılıyordu. Serdar da eylemlere katılıyordu. Sokaklarda Serdar’ın peşinden dolaşırdım. ‘Sen küçüksün’ derdim ama yine de eylemlere giderdi. Serdar çalışkan biriydi. Birçok işte çalıştı. İşten geldikten sonra ev işlerini de yapardı. Ayakkabı fabrikasında çalışıyordu, ağır işler yapıyordu. Haftada bir gün ellerini ve ayaklarını ovardım. Elleri ve ayakları tamamen yara olmuştu. ‘Para kazanacağım ve ailemi kurtaracağım’ diyordu.
Çocukluğundan beri
Her seferinde benden yemek ve tatlı ister, arkadaşlarına götürürdü. Bir gün meşaleli bir yürüyüş düzenlediler. Ben de yatak döşeklerini söküp kumaşlarından ona meşale yaptım. Ailemiz yurtsever olduğu için Serdar çocukluğundan beri partiyi tanıyordu.
Gitmeden önceki gece
Gitmeden bir gün önce işten erken geldi. Ben yemek hazırlayacaktım. Serdar izin vermedi ve bana, ‘Sen git yat, ben yemeği hazırlayacağım’ dedi. Gidip yıkandı, sonra çay yaptı. O sıralarda ilaçlardan dolayı ben çok uyuyordum. Gece bir kez başucuma geldi ve yüzüme baktı. ‘Ne yapıyorsun?’ dedim. ‘Annemin sesi geldi, onun için geldim’ dedi. ‘Git yat’ dedim.
Saat ikide yine başucuma geldi. ‘Bu gece neyin peşindesin, neden uyumuyorsun?’ dedim. Bana, ‘Annemin ne kadar güzel olduğuna bakayım’ dedi. Ona kızdım, yine ‘yat’ dedim.
Saat üçte yine başucuma geldi. Bu kez de ‘Anneme bakmak istedim’ dedi. Oğlum gidecekti ama bunu bana söyleyemiyordu.
Sabah kalktım, çay yapacaktım. Serdar geldi ve kahvaltıyı hazırlamama izin vermedi. Bana, ‘Sen hastasın; onun için ben ve kardeşim Sercan gidip poğaça alıp yiyeceğiz’ dedi. Serdar kardeşine, ‘Sen git, ben geleceğim’ demişti. Evde hazırlığını yapıyordu.
Serdar daha gitmemişti, ben yine uykuya daldım. Uyandığımda evde kimsenin olmadığını gördüm. Yatağını kaldırmak için odasına gittiğimde, Serdar’ın yastığının altında kartlarını ve eşyalarını gördüm.
Daha sonra amcası beni aradı ve ‘Serdar neden işe gelmedi?’ diye sordu. Ben de, ‘O ve Sercan birlikte çıktılar’ dedim.
İşe giderlerken Serdar kardeşine, ‘Sen git, kimliğimi evde unuttum, alıp geleceğim’ demiş. Gidiş o gidiş…”
Aklı hep partideydi
Sümer, oğlunun gidişinden bir yıl sonra amcasının kendisini aradığını belirterek, şöyle konuştu: “Amcası geldi ve ‘Serdar beni aradı’ dedi. Sonra kendisi aradı. Ben de ona, ‘Hani bana, anneme bir ev alacağım' demiştin; neden böyle yaptın?’ dedim. Bana, ‘Sen yalnızca benim annem değilsin, bütün arkadaşların annesisin’ dedi.
Onun özlemi ve hasreti her zaman yüreğimde olacak. Kürt halkına yönelik zulme karşı gitti; Kürt halkına yapılan zulmü kabul etmedi. İşe giderdi ama aklı parti çalışmalarındaydı. Bana, ‘Anne, ben ne uykusuz ne de çalışmasız kalıyorum’ derdi."