Dêrsim Soykırımı’nı günümüze aktaran önemli anlatılardan biri ağıtlar oldu. O dönemde yaşananlar karşısında sözün anlamını yitirdiğini düşünenler, soykırımı ağıtlar aracılığı ile dile getirdi. Dêrsim Soykırımı günümüzde ise ağıtlardan yola çıkılarak oluşturulan müzikal bir çalışma ile sese dönüştü. „Piya Va 38 (38’i Birlikte söyledik)“ adıyla yayınlanan projede, 5 ülkeden 42 sanatçı ‘Daye Daye’ şarkısını seslendirerek soykırım ile birlikte direnişin öncü isimlerinden Seyit Rıza ve arkadaşlarını anıyor. Projenin yürütücüsü Kerem Sevinç, projenin altyapı çalışmalarına bir yıl önce başladıklarını kaydediyor. Sevinç, günümüzde soykırımın belgesel ve filminin çekildiğini, kitaplarının yazıldığını ama müzikal anlamda ifade bulacak eserlerin yapılmadığına dikkat çekerek, proje ile müzikal anlamda var olan boşluğu doldurmak istediklerinin altını çizdi. Projenin iki ayaklı bir çalışma olduğunu ifade eden Sevinç, birinci ayağı olan Piya Va 38’de Seyit Rıza’yı ve soykırımı ele aldıklarını projenin ikinci ayağında ise Şêx Said ile birlikte idam, katliam ve sürgünlere dikkat çekeceklerini belirtti.

Bir annenin serzenişi var
Projede kullanılan eseri, herkesin aşina olduğu sayısız kere dinlediği bir ağıttan oluşturduklarını belirten Sevinç, „Daye Daye ağıdını seçmemizin nedeni kulakların aşina olması ve konuyu iyi anlatması. Ağıtta bir annenin serzenişi var, çocuğun ona söyledikleri var. Bu biraz ilgimizi çekti ve bu ağıt üzerinden yola çıktık“ dedi. Projeyi oluştururken işin özüne inmenin önemine vurgu yapan Sevinç, şunları ifade etti: „Ben özellikle şekilcilikten kaçındım. Çünkü işin dejenerasyon kısmından sıyrılıp özüne inmeyi daha mantıklı buluyorum. Laç deresini, soykırım yaşandığı yerleri çekebilir, videoları orada oluşturabilirdik, Seyit Rıza’yı afişte kullanabilirdik. Ama hiçbirini yapmadık. Çünkü bizim için işin özü önemli.“

İkinci ayak Şêx Said senfonisi
Projeyle Kürt tarihinde çok önemli yeri olan iki tarihsel trajediye yer verdiklerini kaydeden Sevinç, çalışmanın birbirini tamamlayan yönlerini şu şekilde özetledi: „Proje iki ayaklı bir çalışma. Birinci ayağı Seyit Rıza ve o dönem yaşanan soykırıma dikkat çekiyor. Projenin hazırlanacak ikinci ayağında ise Şêx Said’e ve yine o dönemki idam, katliam ve sürgünlere dikkat çekeceğiz. Henüz üzerinde çalışıyoruz, tam olgunlaştıramadık. İkinci aşama daha senfonik olacak yani biraz belgeselvari ve süresi uzun olacak. Müzikal yönü ön planda olmakla birlikte tanık görüntü ve görüşlerinden elimizdeki belgelere kadar zengin bir çalışma olacak. Bildiğimiz batı senfonisinin dışında etnik senfoni, yöresel sazlarla, erbanelerle, doğu sazlarıyla senfonik bir çalışma düşünüyoruz.“

‘Unutmamak için diri kalsın acılarımız’
Bu ülkede sanatsal ürünler ortaya çıkaran müzisyenlerin kafalarını gömdükleri kumdan çıkarıp etraflarına bakmaları gerektiğine inandığıni ifade eden Sevinç, geçmişte yaşanan acıların unutturmamak ve insanların hafızasında diri tutmak istediklerini kaydetti. „Acılar diri kalsın ki, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi bilelim“ diyen Sevinç, müziğin bu konuda çok önemli bir işleve sahip olduğunu belirtti.


Gençler tarihlerine sahip çıkıyor
Projede yer alan sanatçılardan Ayfer Düzdaş, soykırımda yaşanan acılar karşısında insanların sustuğunu, o dönemde sadece ağıtların yaşananları günümüze aktardığını söyledi. Müziğin özellikle sözlü geleneğe sahip olan Kürt halkının duygu ve düşüncelerini aktarma konusunda temel bir noktada durduğuna değinen Düzdaş, „Piya Va 38 projesi aynı zamanda soykırımı yaşayanlardan sonra gelen kuşakların kendi tarihlerine sahip çıkması anlamına da geliyor. 5 ülkeden 42 müzisyenin katılımı ile gerçekleşen çalışma, gelecek kuşaklara müzikal anlamda bir belge bırakıyor. Geçmişten aldığımız acıyı, yüreğimizin derinliklerinden süzdüğümüz sesimizle hem bugüne hem de geleceğe aktarıyoruz. Bu sese kulak verenler acıların dili ve renginin olmadığını hissedecekler“ diye konuştu.

Toplumun ortak vicdanına sesleniyor
Soner Soyer ise, soykırımın vicdan muhasebesinin hala yapılmadığını, bu proje ile insanlara o dönemin acılarını hatırlatarak vicdanlarına tekrar döndürmek istediklerini kaydetti. Vicdanlı insanların onlarca yıl geçmesine rağmen soykırımı kabul etmediklerinin altını çizen Soyer, „Bu projede Kürt olmayan birçok insan var. Onlarda toplumun ortak vicdanı olarak proje katılarak soykırımı kınamış oldular“ dedi.
Projeye Dêrsim’den katılan Munzur Kaya’da soykırımın bugünde farklı boyutlarıyla sürdüğü kaydetti. „Bugün Dêrsim’de insanından doğasına kadar her şeyi yok etmeye çalışan cellatlar kol geziyor. Kendi aralarında paylaşmışlar, ‘sen kültürü, sen dilini, sen coğrafyasını yok edeceksin’ diye. Onlara karşı mücadele olmasa bugün yok edilirdik“ diyen Kaya, Piya Va 38 projesinin de mücadelenin sanatsal boyutunu oluşturduğunu ifade etti.


ÖNDER ELALDI