HDP Avrupa Temsilcilerinden Eyyüp Doru, dokunulmazlıkları kaldırılıp rehin alınan HDP'li vekillere destek için Avrupa'da yürüttükleri Kardeş Vekil Kampanyası'nın sürdüğünü, şimdiye kadar 398 parlamenterin bu kampanya dahilinde HDP'li vekillerle dayanışma halinde olduğunu söyledi.
Doru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin HDP'li vekiller için vereceği kararın ise "Verilen kararlar AKP iktidarının haksızlığını tescil etmekten öteye gidemiyor. Çünkü Türkiye'deki mahkemenin kararını haksız bulsa da tazminat ödemesi dışında başka ciddi bir yaptırımı bulunmuyor. Ancak uluslararası toplum nezdinde AKP iktidarının insan hakları ihlalleri açısından kötü karnesini tescillemiş oluyor" dedi.
Kardeş Vekil Kampanyası
HDP'li Eşbaşkanlar ve vekillerin Meclis'te AKP, CHP ve MHP'nin desteği ile dokunulmazlıklarının kaldırılması Avrupa Parlamentosu, AB üyesi ülkelerin ulusal ve eyalet parlamentolarında büyük tepkiyle karşılanmıştı. Avrupalı vekiller tepkilerini, Kardeş Vekil Kampanyası'na katılarak daha örgütlü bir duruma getirmişti.
Kampanyanın gidişatı hakkında gazetemizin sorularını yanıtlayan HDP Avrupa Temsilcisi Eyyüp Doru şunları söyledi: "Deputies for Deputies" adıyla yürütmekte olduğumuz Kardeş Vekil Kampanyası vekillerimizin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına TBMM'de onay verildiği Mayıs 2016'dan bu yana devam ediyor. Kampanyaya şu ana kadar 398 seçilmiş parlamenter dahil oldu. Fransa, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık ulusal ve bölgesel parlamentoları ile İsviçre'nin ulusal ve yerel parlamentolarından yoğun destek bulunuyor. Avrupa Parlamentosu'nun özellikle sol, sosyalist ve yeşil gruplarından hatırı sayılır bir destek görüyoruz. Henüz Avrupa Parlamentosu'nun muhafazakar ve liberal kanadından kampanyaya katılan olmadı. Almanya Parlamentosu'nun muhafazakar kanadından kısmi bir destek görsek de yakın zamanda desteğin artacağını öngörüyoruz. Üyesi olduğumuz PES (Avrupa Sosyalistleri Partisi) yönetiminin ve Avrupa Sol Partisi'ne üye partilerden kampanyaya oldukça aktif bir destekleri söz konusu."
Hem bilgilendirme hem çağrı
Avrupa'da yürüttükleri diplomasi çalışmalarında muhataplarına Türkiye'deki gelişmeleri ve seçilmişlerin rehin alınmasını anlattıklarını vurgulayan Doru, bilgilendirmenin aynı zamanda çağrıyı da kapsadığını belirtti.
Doru "Kendilerinden Türkiye'de yaşanan hukuksuzlukları parlamentolarında gündemleştirmelerini ve hükümetlerini tutum belirlemeleri konusunda ısrarcı olmalarını talep ediyoruz. Özel olarak dayanışmacı olduğu vekilimizin duruşmalarını takip etmelerini, tutuklu vekillerimizi ziyaret etmelerini ve desteklerini hem Türkiye hem de uluslararası kamuoyu nezdinde görünür kılmalarını istiyoruz" dedi.
Cesaretsiz yaklaşım
Türkiye'ye giden parlamenter heyetlerinin, HDP'li vekillere uygulanan katı tecride tanık olduklarını hatırlatan Doru şunları ifade etti: "AKP iktidarının başta genel eşbaşkanlarımız olmak üzere tutuklu vekillerimize yönelik uyguladığı izolasyonun ne kadar katı olduğunu yabancı parlamenterlerin doğrudan tanık olabilmesi bizim için çok önemli. Çünkü vekillerimize yönelik baskılar hakkında kullandığımız iddialı ifadelerin abartı olmadığını ancak bu şekilde tespit edebilirler. Gerek Avrupa Parlamentosu'nda, gerek Avrupa Konseyi'nde gerekse de ulusal parlamentolar nezdinde Türkiye'deki siyasi koşullar gündeme geldiğinde bu akıl dışı baskı politikalarının doğru ve kapsamlı aktarılabilmesinin en iyi yolu cezaevlerinde vekillerimize uygulanan izolasyona tanık olmalarıdır. Türkiye'ye giden AP ve AK raportörleri genellikle doğru tespitlerde bulunuyorlar. Karşılaştıkları hukuksuz uygulamaları raporlarına işliyorlar ancak bu uluslararası kurumların karar verici mevkilerinde bulunan siyasetçilerin kısa vadeli devlet çıkarlarını temel almaları ve cesaretsiz tutumları nedeniyle şimdiye kadar dikkate değer bir tavır sergilenmedi. Bu ilkesizlik, Türkiye’ye zarar verdiği gibi bu uluslararası kurumların da saygınlığını ve güvenilirliğini zedeliyor."
Geçtiğimiz günlerde HDP, Eşbaşkanları ve tutuklu milletvekilleri için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Doru’ya AİHM’in adalete uygun bir karar verip veremeyeceğine ilişkin de sorduk.
AİHM kararlarının genellikle Türkiye aleyhine sonuçlandığını hatırlatan Doru, "Ancak verilen kararlar, AKP iktidarının haksızlığını tescil etmekten öteye gidemiyor. Çünkü kararlar Türkiye'deki mahkemenin kararını haksız bulsa da tazminat ödemesi dışında başka ciddi bir yaptırımı bulunmuyor. Ancak uluslararası toplum nezdinde AKP iktidarının insan hakları ihlalleri açısından kötü karnesini tescillemiş oluyor. Bu da AKP iktidarının dışa dönük söylemlerini zayıflatıyor. Bu durum tabii ki bizim için yeterli değil. Avrupa kamuoyunun ve siyasi liderlerin evrensel ilkeler çerçevesinde güçlü bir tavır geliştirmesinin zamanı çoktan gelmiştir. Özgür dünyadan izole edilmesi gereken HDP'li vekillerimiz ve belediye başkanlarımız değil, Türkiye'de özgürlükleri kısıtlayan AKP iktidarı olmalıdır" dedi.
HABER MERKEZİ