
Ludwingshafen Bölge Meclisi ve Kürt Kültür Derneği tarafından organize edilen seminer, Das Haus toplantı salonunda gerçekleştirildi. Seminere 800 kişi katıldı. Seminerde konuşan Tan, sözlerine "Amed'den kardeşlerimin selamlarını getirdim" ifadesiyle başladı. Dinleyicilerin sorularını aldıktan sonra şunları söyledi: "Türkiye'de anayasalar, toplumu dışlamış, Aleviyi, solu, sosyalisti, Müslümanı yok saymıştır. Halklara zulüm ve inkarın belgeleri olmuştur. Ancak artık halklara deli gömleği giydiremezler."
Anayasa Komisyonu'nda diğer partiler gibi 3 kişiyle yer aldıklarını, 7 aydan beri çalıştıklarını ve şimdi yazım aşamasına geçildiğini hatırlatan Tan, "12 kişilik komisyonda iki fikir ortaya çıkıyor. Birincisi sıfır kilometrelik bir anayasa; yeni düşüncelerin aynı hakka sahip olduğu bir anayasa. Diğeri ise eski eşeği boyayıp, cilalayıp yeniden satmak isteyenlerin anayasası… İşte esas tartışma buradan başlıyor. Kürtler denince CHP ve MHP karşı çıkıyor, AKP ise kurnazca kendi rengini belli etmemeye çalışıyor. Ancak AKP kendi rengini belli etmek zorundadır" şeklinde konuştu.
Önemli talepler var
AKP'nin Kürtlere yönelik politikalarını sert bir şekilde eleştiren Altan Tan, şöyle devam etti: "AKP ve Erdoğan Türkiye'yi cennete çevireceğiz ama BDP bırakmıyor, diyor. Biz de diyoruz ki buyrun cennete çevirin. Cennete çevireceğin projelerini getir de bakalım Kürtlere ne haklar veriyorsun. Herkes bilmeli ki bizim önemli taleplerimiz var:
- Kürtçe anadil egitim,
- Bölgesel yönetim
- Kürtçenin kamusal alanda kullanılmasıdır.
Bu taleplerimiz kabul etmeyen her türlü politikaya karşı koyacağız."
BDP Milletvekili Altan Tan, Erdoğan'ın Kürtlere yönelik hakaretlerine yanıt vererek, şunları vurguladı: "Derdin sadece Kürtleri kandırmaktır ama artık bu dönem bitti. 40 milyon Kürt'ün artık statüsüz bırakılması mümkün değildir. Kürtlerin hakları verilmedikçe barışın gelmesi de mümkün değildir."
Kürt halkının da gelinen aşamada birliğini sağlamasının şart olduğunu belirten Tan, ulusal düzeyde her düşüncenin kendisini özgürce ifade etmesi gerektiğini söyledi. Tan, şuyle devam etti: "Düşünce farklılığı ne olursa olsun, birlikte haklarımızı aramamız gerekiyor. Kimin inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, hakkını savunuyorsa birlikte hareket etmesi gerekir. Kendi hakkını aramayan Kürt'e ise devşirme Kürt derim. Kürt dünya siyasetini izliyor. Kürt siyaseti daha çoğulcu bir politika üzerinde yürüyor. Bu yeter mi? Hayır. Kürt ulusal siyaseti olacaktır. Ve halk kaderini kullanmaya karşı çıkanlara karşı kıyameti koparacaktır."
SAİT ÖZTÜRK/LUDWINGSHAFEN