Amed Belediyesi'nde Ermenilerden bir kişi, 2'inci başkan olarak görev alırdı. Yine, belediye meclisi üyelerinin yarısını, vilayet idare meclis üyelerinin önemli bir kısmını başta Ermeniler olmak üzere, Hristiyanlar oluştururdu. Amed'deki avukat, doktor ve eczacıların tamamına yakını Hristiyan, çoğunluğu ise, Ermeni'ydi.

35 bin olan nüfus, 1927 yılına gelindiğinde 3 bine indi. Ermeni soykırımının ardından kentte kalabilenlerin sayısı da 1970'li yıllardan itibaren hızlıca azaldı. Kentin Ermeni Mahallesi, Hançapek'de bulunan Surp Giragos Kilisesi de harabeye dönüştü. Kilisenin çan kulesi ise, 1914 yılında top atışıyla yıkılmıştı.

Kilise restore edildi

Ermeni Vakfı ve Amed Büyükşehir Belediyesi, kiliseyi aslına uygun olarak restore etti. Kilise, 22 Ekim 2011 tarihinde açıldı. En son 10 Eylül günü ayin düzenlenen kilise, bayram günlerinde kent ve Türkiye dışından gelen yüzlerce Ermeni'nin akınına uğradı. Bu ziyaretçilerden biri de Urfalı Hanım'dı. Kilisenin bulunduğu Hançapek'te oturan Urfalı Hanım Süryani, eşi ise Ermeni. 40 yıl önce, küçük oğlu sağlık sorunları yaşayınca, tedavi için İstanbul'a göç etti ve bir daha hiç dönmedi.

Savaş mağdurlarının mahallesi

40 yıl boyunca neden dönmediğini, "Kimse de kalmamıştı ki artık. Herkes bir yere gitmişti" sözleriyle anlatıyor Urfalı Hanım. 40 yıl sonra, oğlu, gelini ve torunuyla gerçekleşen Amed ziyareti ise bir veda gibi. Önce, kilisenin bahçesinde dinlendi,yeniden restore edilen kiliseyi izledi. Ardından, bir zamanlar çocukluğunun, gençliğinin geçtiği, Hançapek sokaklarını adımladı. O sokaklarda, geçmişe dair artık yıkılmaya yüz tutmuş evlerin dışında kalan tek şey anılardı. Çünkü artık Hançapek, savaş mağdurlarının, kentin en yoksullarının sığındığı bir mekan haline gelmişti. Her adım, sadece yoksulluğu ve yoksunluğu anlatıyordu. 

ANF/AMED