• 44 yıldır hapiste tutulan siyahi gazeteci ve insan hakları savunucusu Mumia Abu-Jamal’ın avukatları, “keyfi tutukluluk” iddiasıyla Birleşmiş Milletler’e başvurdu.

 

Siyahi gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusu Mumia Abu-Jamal 44 yılı aşkın süredir Pennsylvania’da hapiste rehin tutuluyor. Artık 72 yaşında olan Jamal 1981’de bir polisin öldürülmesi iddiasıyla yargılandı, önce idama, ardından şartlı tahliye imkanı olmayan müebbet hapse mahkum edildi.

28 Temmuz’da Center for Constitutional Rights (CCR), Abolitionist Law Center, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer insan hakları örgütleri Birleşmiş Milletler Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’na Abu-Jamal için ortak dilekçe verdi.

Mumia istisnası

CCR avukatı Samah Sisay ile Abolitionist Law Center’dan Bret Grote’un hazırladığı başvuruda Jamal’ın derhal serbest bırakılması istendi. Dilekçede, ABD’deki tüm yasal yolların neredeyse tükendiği belirtiliyor. Savunma, yargının Abu-Jamal’a diğer mahkumlara tanınan hakları bilinçli biçimde vermediğini “Mumia istisnası” diye adlandırıyor.

Araştırmacı gazeteci Linn Washington’ın ortaya attığı bu kavram, davanın siyasi yönünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Sağlık durumu ağırlaşıyor

Sağlık hakkı ihlalleri de dilekçenin önemli bölümünü oluşturuyor. Nisan 2021’de BM insan hakları uzmanları, açık kalp ameliyatı ve kalp yetmezliği tedavisi sırasında yatağına kelepçelenen Abu-Jamal’ın durumunu “zalimane, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele” olarak nitelendirmişti.

Beş yıl geçmesine rağmen tablo değişmedi. 2025’te katarakt ameliyatı sonrası ortaya çıkan komplikasyon hâlâ tedavi edilmedi. Üstelik diyabetik retinopati ve glokom nedeniyle kalıcı körlük riski artıyor.

Abu-Jamal, 1981’de Philadelphia’da Kara Panterlerin yerel örgütlenmesinde yer alıp, siyah gazeteciler birliğinin başkanlığını yürütüyordu.

Yavaş ölüm cezası

Polis memuru Daniel Faulkner’ın ölümünden sorumlu tutuldu. Savunma, kısa ve adil olmayan yargılamayı, ırkçı önyargıyı ve delil sorunlarını dilekçede belgelerle ortaya koyuyor. 28 yılı aşkın hücre hapsinin ardından federal mahkemeler ölüm cezasını kaldırdı. Ancak ceza, “yavaş ölüm cezası” olarak tanımlanan şartlı tahliyesiz müebbet hapse çevrildi.

BM’nin 2023’te ABD’ye “şartlı tahliyesiz müebbet cezalarına moratoryum” çağrısı yaptığını hatırlatan avukatlar, bu başvurunun aynı mücadeleyi sürdürdüğünü belirtiyor.

Bret Grote, BM’nin bağlayıcı yaptırım gücü olmasa da Çalışma Grubu’nun “uluslararası insan hakları normlarının ihlali” tespitinin, yeniden yargılama ve tahliye taleplerine güç katacağını söylüyor.

İlk kez davamı anlatabileceğim

Abu-Jamal, The Guardian’a verdiği telefon röportajında ABD yargıçlarının siyasi baskı altında olduğuna dikkat çekerek, “İlk kez kendi çıkarları olmayan insanlara davamı anlatabileceğim” dedi.

Fransa’da Saint-Denis Belediyesi, dilekçenin verildiği günlerde Abu-Jamal’ı fahri hemşehri ilan etti. Paris’in de aralarında bulunduğu 27 Fransız kenti aynı onuru vermiş oldu.

Dilekçe, neredeyse yarım asırlık bir yargı ve insanlık dışı tutukluluk sürecini şöyle özetledi: “Adil yargılanma hakkının ihlali, önyargılı temyizler, on yıllarca süren sansür ve gözetim, uluslararası standartlara aykırı ömür boyu hapis. Savunma ekibinin hedefi açık: Gerçeğin ortaya çıkması ve Mumia Abu-Jamal’ın ailesine, halkına kavuşması. HABER MERKEZİ