Gever’e 30 kilometre uzaklıkta bulunan Şagûlord (Gürkavak) köyü yakınlarında bulunan ve 14 Ağustos günü çıkan çatışmada 3 askerin yaşamını yitirdiği, 7 askerin de yaralandığı Weregoz ile Kepîr bölgelerinde 17 Ağustos’ta başlatılan canlı kalkan eylemi, tüm engellemelere ve yoğun bombardımanına rağmen 45. gününde devam ediyor. Devletin “Askeri Güvenlik Bölgesi” ilan ettiği, halkın da buna karşı “Demokratik Direnişle Size Savaş Yaptırmayacağız” çadırını kurduğu Weregoz alanı başta olmak üzere Oramar, Geliyê Doskî, Kepîr ve Şagûlord alanlarına karakol ve taburlardan yoğun top ve obüs atışları, savaş uçakları ve helikopterlerden de bombardıman yapıldı.


‘Sizin için de buradayız’

Üç gün boyunca savaş uçaklarının bombardımanının yanı sıra özellikle Kamışlı Karakolu’ndan yoğun obüs atışlarıyla bombalanan Weregoz’da yaklaşık 100 kişiden oluşan canlı kalkan grubu, üç geceyi katliam tehlikesi altında geçirdi. Kurulan çadırların hemen 100 metre yanı bile obüslerle vurulan canlı kalkanlar, Kamışlı Karakolu’nun ana yolu tanklarla trafiğe kapatması ve askerlerin de Berdereş alanında kepçeyle hendek kazması yüzünden bölgede mahsur kalmalarına rağmen, ne pahasına olursa olsun eylemlerini sürdürmekte kararlı. Askerlerin kendilerine bombalar yağdırmasına tepki gösteren canlı kalkanlar, askerlere “Sizin için buradayız” mesajı verdi.


İki çocuğunu verdi

Askerlerin Berdereş bölgesinde kazdığı hendekler yurttaşlar tarafından el birliğiyle kazma kürekle kısmen kapatılırken, burada bulunan hendekleri gösteren canlı kalkan eylemcisi annelerden Naciye İke, duruma oldukça tepkili. Canlı kalkan eyleminin yegane amacı savaşı durdurmak olduğuna vurgu yapan anne İke, oğulları PKK’li Ali İhsan İke (Ali Gever) ve Emrah İke’nin (Tekoşer Gever) özgürlük mücadelesi uğruna can verdiğini söyleyerek, “Bizler bir buçuk aydır barış adına bu görevi yerine getiriyoruz. Ama bakın yollarımızı bile kesiyorlar. Şunu iyi bilsinler ki bu mücadele beynimiz ve kalbimizde yer edinmiş. Hiç kimse bizi davamızdan koparamaz” dedi. Yolları kapatıp bombardıman yapmakla bir çözümün gelemeyeceğini kaydeden İke, Kürt-Türk tüm annelere de evlatlarına sahip çıkma çağrısında bulundu.



NEDİM TÜRFENT/DİHA/HAKKARİ