Çöküşün eşiğinde bile Kürtlere saldırıyor

İran / foto:AFP
- İran İslam Cumhuriyeti rejimi çöküşün eşiğinde bile Kürt halkına ve partilerine saldırmakta inat ediyor. PJAK, Kürt partilerini hedef alan saldırıların, rejimin son 47 yıldır uyguladığı yöntemin baskı ve saldırganlık üzerine kurulduğunun açık bir kanıtı olduğunu vurguladı.
Rojhilatê Kurdistan partilerinin Başûr'daki üslerine saldıran İran rejimine tepki gösteren PJAK, bu saldırganlığın, Kürt partilerin ittifakından duyduğu korkuyu da gösterdiğini bildirdi.
İran Devrim Muhafızları, önceki gün füze ve intihar dronlarıyla Rojhilatê Kurdistan’da faaliyet yürüten partilerin Başûrê Kurdistan'daki üslerine saldırdı. Koya'daki saldırılarla, İran Kürdistan Demokrat Partisi'ne (KDP-İ) ait bir üssü hedef alındı. Bir insansız hava aracı da (İHA) Hewlêr'ın Pirde bölgesindeki Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) üssünü hedef aldı. Her iki saldırı da hava savunma sistemleri tarafından engellendi ve can kaybına yol açmadı. Bu arada, Silêmanî'nin Zirgwez bölgesinde Komala partisine bir füze ve bir intihar İHA'sı isabet etti; bir yaralı bildirildi. Başka bir intihar İHA'sı ise Surdaş kasabasını hedef aldı ancak havada tespit edilip imha edildi ve hedefine ulaşmadı. Saldırılar, Hewlêr Uluslararası Havalimanı yakınlarında duyulan birkaç yüksek sesli patlamayla eş zamanlı gerçekleşti; hava savunma sistemleri füzeleri ve İHA'ları engelledi. Havalimanı, savaşın başlamasından bu yana İran'ın tekrarlanan saldırılarının hedefi haline geldi.
Çöküşün eşiğinde bile
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Saldırıların, İran’ın ve Devrim Muhafızları’nın zayıflığını ve Kürt halkına yönelik düşmanca yaklaşımlarını ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada şunlar ifade edildi:
“İsrail ve ABD’nin saldırılarının olduğu dönemde bu rejim, sorunları ve krizleri çözmek için herhangi bir rasyonel plan veya politika ortaya koymayıp İran halklarını kendi taleplerinin kurbanı haline getirmiştir. Şüphesiz ki Rojhilatê Kurdistan’daki partilere yapılan saldırı, İran İslam Cumhuriyeti rejiminin son 47 yıldır uyguladığı yöntemin baskı ve saldırganlık üzerine kurulu olduğunun açık bir kanıtıdır. Bu saldırılar, İran’ın krizlerin çözülmesi ve halkların özgürlüğünü elde etme yolunda ilerlemesini engelliyor. Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti’nin önündeki en büyük engel, yine kendisidir. Rejim şu anda çöküşün eşiğinde ancak Kürt halkına ve Kürtlerin partilerine karşı askeri çözümler izlenmeye devam ediyor. Bu politikanın başarısız olduğu artık ortadadır. Bu saldırılar, şu anda Ortadoğu’da büyük krizlerle karşı karşıya olan baskıcı İran İslam Cumhuriyeti rejiminin son girişimleridir.
Korkunun da işareti
Devrim Muhafızları’nın, Kürt halkının tarihi isteği olan Kürt güçlerinin birliği ve ittifakını bozmayı amaçlayan saldırıları, şüphesiz ki rejiminin duyduğu korkunun da bir işaretidir. Rejimin bu çabaları, büyük bir yenilgiye uğramaya mahkumdur.”
Tehditlerini sürdürüyorlar
İran'ın güvenlik şefi Ali Laricani, Pazar günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in Hamaney'in bir gün önceki ortak ABD-İsrail hava saldırısında öldürülmesinin ardından “İran milletinin kalbini ateşe verdiğini” belirterek, Tahran'ın düşmanlarına “daha önce görülmemiş bir güçle” vuracağını söyleyerek, "ayrılıkçılar" diye kürtleri de hedef almıştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hamza Seyyidü’ş-Şüheda Karargahı da Rojhilat'taki Kürt partilerine tehditte bulundu. Kürt partilerin "ayrılıkçı" olarak nitelendirildiği bildiride, "En küçük bir hamle durumunda, İran Devrim Muhafızları bu yapıların tamamen yok edilmesi kararını çalışma ajandasına almıştır" ifadelerine yer verildi.
Hamza Seyyidü’ş-Şüheda Karargahı, Devrim Muhafızları’nın kollarından biri olarak yıllardır Rojhilatlı Kürt partilerine yönelik saldırılarda yer alıyor. MAHABAD














