- Merkezi yönetim bütçesi, Mayıs'ta 298,2 milyar TL açık verirken, faiz dışı açık 169,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde de 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık verdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre; Mayıs'ta bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar 168 milyon liraya geriledi. Bütçe giderleri de yüzde 27 yükselerek 1 trilyon 384 milyar 391 milyon liraya ulaştı.
Ocak-Mayıs döneminde de bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artışla 6 trilyon 277 milyar 714 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.
Merkezi yönetim bütçesi, Mayıs'ta 298 milyar 223 milyon lira, Ocak-Mayıs döneminde de 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık verdi. ANKARA
***
Türkiye'nin CDS'si en düşüğünde
Türkiye'nin kredi ödeyebilme durumunu gösteren ve risk primi olarak adlandırılan 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS), 225 baz puana inerek 26 Şubat'tan itibaren en düşük seviyesine geriledi.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, son dönemde artan jeopolitik risklerin etkisiyle yükseliş eğilimi gösterirken, ABD ile İran arasında barış sağlandığına yönelik haberlerin ardından 225 baz puana gerileyerek son 15 haftanın en düşük seviyesini gördü ve İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana dip seviyeye geriledi.
Türkçede kredi risk primi veya kredi temerrüt takası olarak kullanılan CDS (Credit Default Swap) aslında bir çeşit sigortalama işlemi olarak tanımlanabilir. Herhangi bir ülke hazinesine ya da şirketine borç verirken o borcun geri ödenmemesi ihtimaline karşı aldığınız sigorta poliçesine CDS deniyor ve genellikle over-the-counter (OTC) yani herhangi bir borsa düzenlemesine tabi olmayan tezgahüstü piyasalarda işlem görüyor.
***
Sanayide daralma sürüyor
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Nisan 2026 dönemi ücretli çalışan istatistikleri, sanayi sektöründeki daralmayı gözler önüne serdi.
Toplam ücretli çalışan sayısı, inşaat ve hizmet sektörlerinin etkisiyle yıllık yüzde 2,0 artışla 15 milyon 968 bin 711'e yükselmiş görünse de sanayi ve üretim hatlarındaki düşüş dikkat çekti. Veriler sektörel bazda incelendiğinde, sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 2,4 oranında azaldı. Geçen yılın aynı döneminde sanayide istihdam edilen kişi sayısı 4 milyon 916 bin bandındayken, bu yıl 4 milyon 796 bin 580'e geriledi.
İmalat sanayisinde istihdam kaybı yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti. Bu oran, imalat sektöründe bir yıl içinde 122 bin 817 kişinin işsiz kaldığını veya ücretli çalışan statüsünü kaybettiğini gösteriyor.
Bir diğer düşüş ise madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yaşandı. Sektördeki ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 1,1 azalarak 143 bin 91'den 141 bin 482'ye düştü.
İstihdam kaybı sadece ağır sanayiyle sınırlı kalmadı. Hizmetler ve ticaret ana grubu genel olarak büyüse de bazı kritik alt sektörlerde de gerileme yaşandı. Finans ve sigorta faaliyetleri sektöründe çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 0,7 azalarak 319 bin 513'e geriledi. Eğitim alanındaki ücretli çalışan sayısı da yıllık yüzde 0,2 azalışla 1 milyon 146 bin 437'ye düştü.
Sanayi sektöründeki bu düşüşe rağmen toplam rakamın artıda kalmasını sağlayan unsurlar, faiz oranları ve dönemsel hareketlerden etkilenen inşaat (yüzde 6,8 artış) ile ticaret ve hizmet (yüzde 3,4 artış) sektörleri oldu.