Geri dönüşlerin olmayacağını hesaplayan bir yağma ve talan operasyonun gerçekleştirildiğini ifade eden Irmak, “Cumhuriyet ve Güngör mahallerinde barikat ve hendeklerin olmamasına rağmen neredeyse enkaza çevrilmemiş ev yok. 10 bin bina hasarlı, 5 binin üzerinde bina ise kullanılamaz halde. Nerdeyse en asgari şekilde hesaplarsak 30 bin insan evsiz kalmış durumda. Yıkımın hem amaçlanan fiziki boyutundan hariç bir de manevi boyutu var. Ekonomik yıkıntının ise haddi hesabı yok zaten. Bütün bunlara bakınca ilçede göçertilme politikası uygulandığını anlıyoruz” dedi

Irmak, her mahalleye bir karakol, güvenlik merkezleri, daha geniş caddeler ve kontrol edilebilir bir kent planı yapıldığını anlattı. AKP’nin halkı kendine muhtaç eden bir politika izlediğini anlatan Irmak, “100 metrekare bir eve 80 bin TL civarında bir fiyat biçiliyor. Verdikleri bu paraya ancak bir oda alınabilir. İstanbul ve Ankara’dan müteahhitlerle görüşülmüş. Bu alanı büyük bir ranta çevirmeye çalışıyorlar. Halkımızla birlikte buna izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu. 

Irmak, Yüksekova Cumhuriyet Savcılığıyla yaptıkları görüşmede 52 cenazenin Erzurum’daki kimsesizler mezarlığına defnedildiğini belirterek, geriye kalan 25 cenazenin ise teşhis edilerek ailelerine teslim edildiğini ifade etti. Irmak, “Yaşamını yitiren yerel güç sayısı şimdilik tespit edilen: 79.”

Sosyal bir konut projesi üstünde çalıştıklarını ifade eden Irmak, “Kentin kendine gelebilmesi için bunu yapmamız gerekiyor. Gever halkının mesajı nettir; teslim olmayacağız ve bizim irademizi teslim alamayacaksın. Bu mesaj üzerinden yeniden Gever’i inşa etmek, bizim büyük görevimizdir” diye konuştu.

Kentte bir çok çalışmaya devlet güçlerinin engel çıkardığını aktaran Irmak, şunları da aktardı: “Sıcak yemek dağıtımı ve iftar çadır kurulumuna müdahale edildi. Teknik komisyonun çalışanları gözaltına alındı. Her alanda tehdit ediliyoruz. Avukat arkadaşlarımız, sözlü bir şekilde taciz ediliyor. Yine basın çalışanı arkadaşlara engel var. Vekiller olarak mahalleye çıktığımızda siren sesleri ve zırhlı araçlarla o sokaktan defalarca geçilerek halkı korkutma ve sindirme durumu yaşatılmaya çalışılıyor. Bu yaşananlar bizi yolumuzdan alı koyacak değil tabii.” 


 HAKKARİ