
Cezaevlerindeki açlık grevi 52'nci gününde. Durumu kritikleşen tutsakların sayısı artarken içeriden gelen bilgiler de devlet zulmünün katmerleştiği yönünde. Kürkçüler'de B1 vitamini 'kanser yapar' gerekçesiyle verilmezken, Tekirdağ'da tutsaklar dövüldü.
Türk Tabipler Birliği'nin açlık grevindeki tutsakları muayene için cezaevlerine girme talebini Adalet Bakanlığı yetkilileri, tutsakların zaten günde 2 defa doktorlar tarafından muayene edildiğini savunarak kabul etmedi. Bakanlık, tutsaklardaki artan sağlık sorunlarıyla; su, şeker, tuz ve B1 gibi en temel ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığı yönündeki şikayetleri ise görmezden geldi. Açlık grevindeki tutsaklara yönelik B1 ambargosuna, Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde ise ilginç bir kılıf uyduruldu. Cezaevinde 15 Ekim'den itibaren açlık grevinde olan 20 tutsağa doktorların "kanser yapar" gerekçesiyle B1 vitamini vermediği bildirildi. Açlık grevi eylemine katılan Yılmaz Kahraman ile 30 Ekim'de görüştüğünü belirten kardeşi Remziye Kahraman şunları aktardı: "Şuan açlık grevinde bulunan 20 kişide baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantısı gibi şikayetler başlamış. Bu şikayetler üzerine doktora gitmişler. Muayene eden doktordan da B1 vitamini istemişler. Fakat doktor onlarla dalga geçermiş gibi 'O ilaç size zararlı. Kanser olursunuz' demiş. Bu vitamini vermemiş. Nitekim açlık grevine girdikleri günden bu yana bu ilacın kendilerine verilmediğini söyledi. Bu da yetmezmiş gibi hücrelere atılma ihtimalleri de varmış. Durumları çok kötüydü."
Doktorlar darp etti
Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde bulunan tutsakların ise hem gardiyan hem de cezaevi doktorlarının darp ve kötü muamelesine maruz kaldığı belirtildi. Açlık grevinde bulunan Necat Üstekin isimli tutsağın ailesinden alınan bilgilere göre; Üstekin mahkemeye götürülürken, 10 kadar gardiyan tarafından darp edildi.
'Zaten öleceksiniz'
Açlık grevinde bulunan tutsakların, sağlık kontrolünü yapan doktorların ise tutsaklara alaycı tavırlarla yaklaştığı belirtildi. Cezaevinde açlık grevinde bulunan oğlu ile görüştükten sonra bilgi veren Ayşe Yavuz, doktorların tutsaklara, "Zaten öleceksiniz" diyerek zorla ilaç vermek istediğini aktardı. Yavuz, doktorların ilaç vermesine karşı çıkan tutsakların küfürlere maruz kaldığını ve darp edildiğini dile getirdi.
Kritik günler kapıda
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat önceki gün Siirt E Tipi Cezaevi'nde açlık grevine devam eden tutsakları ziyaret etti. Görüşme ardından cezaevi önünde açıklama yapan Kışanak, 12 Eylül'de açlık grevine başlayan Lokman Karaşi, Ecevit Turhan, Tevfik Özdemir, Abdurrahman Budak, Burhan Eviz, Erdi Çelik, Gülan Kılıçoğlu, Gülistan Abdo, Emel Gültekin ile 15 Ekim’de açlık grevine başlayan Fahrettin Ecel, Aziz Kutlu, Emrullah Kelekçiler, Mustafa Gündüz, Fesih Kaya, Yusuf Öztürk ve önceki gün açlık grevinde başlayan Derik Belediye Başkanı Çağlar Demirel ile görüştüklerini belirtti. Kışanak, tutsakların kilo kaybı, göz kararması, mide bulantısı, kulak çınlaması, idrarda kanama, sıvı alımında zorluk gibi sağlık sorunları yaşadıklarını aktardı.
Rahatsızlıklar günbegün artıyor
Antep H Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 Eylül'den beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde bulunan tutsakların sağlık durumunun gittikçe kötüye gittiği bildirildi. Tutsaklar tarafından gönderilen faksta, İlyas Arzu'da baş dönmesi, mide bulantısı, kas ağrıları ve aşırı derecede göz ağrısı başlarken, Mülazim Momyak'ta uykusuzluk, mide ağrıları ve baş dönmeleri, Eyüp Çelik'te ise kas ve eklem ağrısı, aşırı derecede baş ve göz ağrısı, mide ağrılarının başladığı kaydedildi. Şaban Şahin'de kas ağrıları, uykusuzluk, mide ağrısı ile baş dönmesi, Mübarek Aksu'da baş ağrısı ve aşırı derecede halsizlik görüldüğü ifade edildi.
Aileler cezaevinde nöbette
Cezaevlerindeki açlık grevlerine destek eylemleri devam ediyor. Amed, Batman ve Mardin'de dün yine tutsak yakınları cezaevi önünde nöbet tuttu.
Diyarbakır Tutuklu ve Hükümlü Aileler Dayanışma Derneği (TUHAD-DER), Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Fransa Komünist Partisi Milletvekili ve üyelerinden oluşan bir heyet ile çok sayıda tutsak yakını da katıldı. BDP Eşbaşkanı Kışanak, Diyarbakır Cezaevi'ndeki tutsakların 51 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, "Bu insanlar adım adım ölüme doğru bir yolculuğa çıktılar. Ortada sadece siyasi bir sorun yok. Ortada vicdanı, insani, ahlaki bir sorun var" dedi. Hükümetin açlık grevini itibarsızlaştırmak için psikolojik savaş yürüttüğüne işaret eden Kışanak, sözlerine şöyle devam etti: "Başbakan çok iyi bilsin ki kimse şov yapmıyor. Bu ülkede şov yapan bir tek kişi varsa o da Başbakan'dır." Açıklama oturma eylemiyle sona erdi.
Ölümlere izin vermeyeceğiz
Demokratik Özgür Kadın Hareketi(DÖKH) öncülüğünde Batman M Tipi Kapalı Cezaevi önünde oturma eylemi başlatıldı. Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Meyaser Akdağ, "Biz buradan gitmeyeceğiz. Gerekirse biz geceleri de burada kalacağız. Çünkü çocuklarımızın cenazeleri üzerimize geliyor. Biz kan istemiyoruz. Biz barış ve kardeşlik istiyoruz" dedi. Her hafta Batman Belediyesi önünde yapılan Kara Perşembe eylemi de Batman Cezaevi önünde yapıldı.
BDP, sivil toplum örgütleri ve tutsak yakınlarının aralarında bulunduğu yüzlerce kişi Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi önünde oturma eylemi yaptı.
Açlık grevleri sürüyor
Şırnak'ta 5 günlük açlık grevi basın açıklamasıyla sona ererken bugün Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapılacak basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.
Bismil'de BDP binasında 10. güne giren açlık grevini yeni bir grup devraldı.
Hakkari'de BDP il binasındaki açlık grevi ise 7'nci güne girdi.
İzmir'deki açlık grevini de BDP Kadın Meclisi üyeleri BDP Çiğli, Bayraklı ve Gaziemir'e devretti.
Antep'te BDP, HDK, EMEP ve Mücadele Platformu temsilcileri tarafından tarafından yapılan basın açıklaması ardından BDP il binasında dönüşümlü açlık grevi başlatıldı.
Elazığ, Van ve Mardin'in Derik ilçesinde de dönüşümlü açlık grevleri sürüyor.
'Suç ortağı olmayacağız'
Emek ve Demokrasi Platformu Mersin Bileşenleri ile Mersin Sanatçılar Platformu, açlık grevine ilişkin Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde basın toplantısı düzenledi: "Açlık grevine yatanları anlıyor ve onları bu yola mecbur bırakan AKP Hükümeti ile suç ortağı olmayı reddediyoruz. Susarak suç ortağı olmayı reddediyoruz."
Muş'ta ise aralarında KESK, İHD, Tema Vakfı, Muş Barosu, Ticaret ve Sanayi Odası'nın da bulunduğu 37 sivil toplum örgütü, ortak açıklamayla tutsakların taleplerinin kabul edilmesini istedi.
Öğrenciler eylemde
İstanbul ardından dün de Siirt'te üniversite öğrencileri eylemdeydi. Siirt Üniversitesi öğrencileri, yürüyüş yaptı.
Adıyaman Üniversitesi öğrencileri ise basın açıklaması ardından açlık grevine başladı.
Ankara'da da dün bir genç Meclis önünde açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek için eylem yapmak istedi. Elinde açlık grevlerine ilişkin döviz taşıyan ve ismi öğrenilemeyen genç Meclis ana girişinde polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.
Talepler karşılanmadan asla
15 Ekim'de Ermenek M Tipi Cezaevi'nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan 4 tutsak, talepleri karşılanana kadar eylemlerini sonlandırmayacaklarını belirtti.
4 tutsak, DİHA'ya mektup gönderdi. Tutsaklar, cezaevi idaresi tarafından provokatif yaklaşımlara maruz bırakıldıklarını belirterek, kapalı ve açık görüşlere çıkmadıklarını aktardı. Eylemlerine ilişkin daha önce yazdıkları 3 mektuba cezaevi idaresi tarafından el konulduğunu belirten tutsaklar, bunun üzerine eylemlerini aileleri aracılığı ile duyurduklarını ancak bundan rahatsızlık duyan cezaevi idaresinin "arama" adı altında, malzemelerini dağıtarak kullanılmaz hale getirdiğini ifade etti.
Mektupta açlık grevinde bulunan tutsaklar ile yapılan röportaja da yer verildi. Malatya Doğanşehir'de doğan tutsak Mehmet Şahin mektupta, 1994 yılından bu yana cezaevinde olduğunu belirterek, eylemleriyle, tarihsel direniş sürecinin sorumluluğunu derinden hissettiklerini ifade etti. Şahin, şunları kaydetti: "Tek yönlü propagandalara rağmen insan iradesinin en ileri teknoloji ve güce karşı yenilmez biricik seçenek olduğuna inanıyorum.''
1963 yılında Siirt'in Eruh İlçesi'nde dünyaya gelen Ahmet Ekinci ise yaklaşık 3 yıldır cezaevinde olduğunu belirtti. Eylemlerinin aynı zamanda bir onur mücadelesi olduğunu vurgulayan Ekinci, "100 yıl önce bir kez kaybettik ve bir daha kaybetmeye tahammülümüz yok. Bedel ödemekte tereddüt etmeyeceğiz.''
1988 yılında Mardin'de doğan Mustafa Özalp da yaklaşık 3 yıldır cezaevinde bulunduğunu kaydetti. Özalp, "Herkes elini vicdanına koyarak bu hamleye dahil olmalıdır. Ya önderliğimiz ile özgür yaşayacağız ya da onurumuzla öleceğiz" dedi.
1983 yılında Mardin'in Midyat İlçesi'nde dünyaya gelen ve 7 yıldır cezaevinde bulunan Abdurrahim Ercan şunları söyledi: "Anadil bir toplumun kazandığı zihniyet, ahlak, estetik, duygu ve düşüncenin toplumsal birikimidir. Yani toplumu besleyen can suyudur. Kürt toplumu için hayati önemde olan yasakların kaldırılması için hayatın her alanında mücadele ederek katılım göstermeye davet ediyorum."
HABER MERKEZİ