
Hasta tutsaklara Metris işkencesi!
Hükümetin hazırladığı 4. Yargı Paketi'nin ardından İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda tetkiklerden geçirilmek üzere bulundukları cezaevlerinden 18 erkek tutsak Metris Cezaevi'ne getirilirken, Sevcan Atak adlı hasta kadın tutsak ise, Bakırköy Kadın Cezaevi'ne getirilmişti. Hastalıkları daha önce alınmış raporlarla sabit olan bu 19 ağır hasta tutsak serbest bırakılmaları için çeşitli cezaevlerinden bin bir eziyetle getirilirken, şu ana kadar sadece 2'si tahliye edildi. Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından 19 hasta tutsağın çoğuna ise olumsuz yönde raporlar verildi. ATK, tutsaklardan Ramazan Özalp için, "Cezaevinde kalamaz" yönünde rapor vermesine rağmen, Bakırköy Savcılığı Özalp'ın tahliye talebini reddetti.
Adli Tıp Kurumu tekeli
Hasta tutsaklar konusunda Adli Tıp Kurumu, yapılan düzenlemelere karşın tekel konumunda bulunuyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 1 Ocak 2006 tarihli 20 sayfalık genelgesi, özel af taleplerinde ve Adli Tıp Kurumu'na ilişkin yapılması gerekenleri sıralıyor. Bu genelge ile tam teşekküllü hastaneden alınan raporun Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi, Adli Tıp Kurumu'nun istemesi durumunda hasta olan tutsağın da kuruma gönderilmesi yer alıyor. 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 16. maddesi de aynı düzenlemeyi içeriyor. Her ne kadar son yargı paketinde bu maddede değişiklik yapılsa da, Adli Tıp Kurumu bu değişikliklere direndi. Değişiklik ile bu sefer de cumhuriyet savcılarının yetkileri genişletildi ve "takdir" yetkisi getirildi. Kamuoyuna yansıyan bazı örneklerden bilindiği gibi bazı hasta tutsakların tahliyesi savcılıklar tarafından bu "takdir" yetkisi ile "Toplum güvenliği açısından tehlike yaratabilir" ya da "Tahliye edilmesi propaganda olarak kullanılabilir" gibi gerekçelerle engellendi.
Cumhurbaşkanlığı yetkisini kullanmıyor
Cezaevlerinde kalan tutsaklara ilişkin Cumhurbaşkanlığı'nın "af yetkisi" ise, çeşitli yasal maddeler ile kısıtlanmış durumda. Cumhurbaşkanı'nın bir tutsağı affetmesi için gerekli süreç yeniden Adli Tıp Kurumu üzerinden yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından bu yetkinin büyük çoğunlukla adli tutuklulara kullanılması ise, dikkat çekici bir başka ayrıntı. Cumhurbaşkanlığı makamınca 2003 yılında 123, 2004 yılında 9, 2005 yılında 5, 2006 yılında 2, 2008 yılında 3, 2009 yılında 7, 2011 yılında 8 ve 2012 yılında 6 hasta tutsağın cezaları kaldırıldı. Bunların arasında siyasi tutsakların sayısı yok denecek kadar az. Adalet Bakanlığı'na bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü resmi verilerine göre, 2000-2010 yılları arasında cezaevlerinde toplam 913 hasta tutsak yaşamını yitirirdi. Aynı verilere göre, sadece 2010 yılında hastalık nedeniyle 161 tutsak yaşamını yitirdi. Genel müdürlük son verileri yayınlamasa da STK'lerin yaptığı veri taramaları bu sayının son 3 yılda daha da arttığını ortaya koyuyor.
ALPER ATALAY/DİHA/ANKARA
Tutsakları bırakın
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi önünde hasta tutsakların sağlık durumuna dikkat çeken Mardin TUHAD-DER, kalıcı bir barışın sağlanması için tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istedi.
Mardin TUHAD-DER, hasta tutsakların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla Mardin E Tipi Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Eyleme tutsak yakınlarının yanı sıra BDP Mardin İl Eşbaşkanı Reşat Kaymaz, MEYA-DER, TUHAD-DER, DTK, Barış Anneleri İnisiyatifi, BDP Derik, Mazıdağı, Kızıltepe, Savur, Midyat, Dargeçit, Nusaybin, Yeşilli, Ömerli ilçe örgütleri ve bölge belediye başkanları katıldı. Mardin TUHAD-DER Başkanı Adil Başaran, hükümetin kalıcı bir barışın sağlanması için derhal hasta tutsakları serbest bırakmasını isteyerek, "Biz açıkça söylüyoruz; eğer ki hükümet barışı istemezse halkımızın çözüm sürecine bakışı çok değişecektir. Biz TUHAD-DER olarak hasta tutsaklarımızın serbest bırakılması için imza kampanyası başlattık. Tüm halkımızın imza kampanyasına ilgi göstermesini bekliyoruz" dedi.
Bingöl M Tipi Cezaevi'nde PKK'li 18 tutsağın firar etmesinin ardından tüm cezaevlerinde tutsaklara yönelik asker ve gardiyanlar tarafından adeta terör estirildiğini dile getiren Başaran, uygulamaya derhal son verilmesi gerektiğini söyledi. Basın açıklamasından sonra kitle, sloganlar eşliğinde dağıldı.Tutsakları bırakın