“55 fotoğraf ve 55 mahpus sergisi”ni hazırlayan ekip arasında yer alan insan hakları aktivisti Adil Okay, “Bizler mahpusların sesi olmaya çalışıyoruz. Onların özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz” dedi.

Çalışmada yer alan eski tutuklu ve insan hakları aktivisti Adil Okay, “Neden böyle bir çalışma?” sorusuna “Bir ülkede insan hakları düzeyini görmek istiyorsanız hapishanelerine bakacaksınız” sözleriyle yanıt veriyor. Daha önce cezaevinde kaldığını hatırlatan Okay, “Ben de eski mapusluyum. Komşusunun evi yanarken, ben rahat evinde oturanlardan değilim” diye konuştu.

Görülmüştür.org ekibinde yer alan Okay, “Bize gelen mektuplar ‘görülmüştür’ mührüyle geliyor. Amacımız içerisiyle dışarısı arasında köprü olmaktır” dedi.

Bu amaçla “Bir adres de sen al, bir mektup da sen yaz” kampanyası yürüttüklerini kaydeden Okay, tutukluların sanatsal ürünlerinin dışarıya ulaşması için de çeşitli çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Okay, “55 fotoğraf 55 mahpus” sergisine ilişkin ise şunları söyledi: “Çalışmalarımızı gören Red fotoğraf grubu, mahpuslarla ortak çalışma yapmak istediklerini söyledi. Biz de Red fotoğraf ekibinin 55 fotoğrafı 26 hapishanede 55 mahpusa göndererek fotoğrafa dair bir şeyler yazmalarını istedik. Kapının anahtar deliğinden girerek bu işi başardık. Bu çalışma yaklaşık 6 ay sürdü. Bu çalışmayı yürütürken çok zorlandık. Mektuplarımızın ulaşımı engellendi. Bazılarına fotoğraf ulaşmadı. Cevaplarına ulaşmak için çok sıkıntılar yaşadık. Ama en sonunda bitirdik.”

Çalışmayı hiçbir kurumdan destek almadan kendi olanakları ile hayata geçirdiklerinin altını çizen Okay, “Bizler sadece onların sesi olmaya çalışıyoruz. Ekip olarak bu duyarlılığı sağlamaya devam edeceğiz. İmece usulüyle tabi ki bu çalışmalarımız devam edecek. Fakat eserleri ile beraber mahpusların kendileri fiziki özgürlüklerine kavuşmalıdırlar” diye konuştu.


ROSİDA KOYUNCU / ETHA/İSTANBUL