AKP yönetimindeki Türk devleti, Cizre’de genç, yaşlı, kadın ve çocuk demeden katletti. 17 yaşındaki Nihat Sömer ve 45 yaşındaki ağabeyi Halil Sömer de katledilenler arasındaydı. 

Saldırılar 14 Aralık tarihinde başladı. 18. gününde Dağkapı Mahallesi’ndeki evlerinde su bittiği için dışarıya çıkan Nihat Sömer keskin nişancılar tarafından vuruldu. Silah sesleri ve komşularının yükselen feryatları arasında evden fırlayarak kardeşinin yaralı bedenini yerden kaldırmak isteyen Halil Sömer de aynı keskin nişancıların hedefi oldu. Cizre Devlet Hastanesi’ne konuşlandırılan keskin nişancılar tarafından vurulan Sömer kardeşler yerde yatarken, onları kurtarmak isteyen mahalle halkı da Şahin Tepesi’ne konuşlandırılan Kobra tipi zırhlı araçlarla kurşun yağmuruna tutuldu. Sömer kardeşler vuruldukları yerde de onlarca kurşunun hedefi olmaya devam etti. Yurttaşların ambulans çağırmaları üzerine ambulanslara da izin vermeyen Türk güçleri, Cizre Belediyesi’ne ait ambulansların da Sömer kardeşleri almasına saatler sonra izin verdi. Ancak bu saatten sonra rejim güçleri tarafından karargaha çevrilen Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Sömer kardeşler için yapılabilecek bir şey kalmamıştı.


Cizre’de defnedilmeleri de engellendi

Cizre Devlet Hastanesi’nden otopsi işlemleri için Şırnak Devlet Hastanesine kaldırılırken, otopsi işlemleri de devlet güçleri tarafından yapıldıktan sonra aileye rapor da verilmedi. Şırnak Devlet Hastanesi Morgu’nda bekletilen cenazeler için devletin ATK kanununda yaptığı son değişiklik gerekçe gösterilerek cenazelerin ailesi tarafından alınması istendi. Ancak Cizre’de devam eden kuşatma ve saldırılar nedeniyle Sömer kardeşlerin Cizre’de defnedilmesine izin verilmeyip Sömer ailesi cenazelerini Cizre Belediyesi’ne ait soğuk hava deposuna kaldırmak zorunda kaldı. Daha sonra soğuk hava deposunda bekletilmelerine izin verilmeyip defin edilmesi yönünde aile tehdit edildi. Aile, rejim güçlerinin cenazelerini kaçıracağı endişesiyle çocuklarının cenazelerini Cizre’de aynı günlerde katledilen dayılarının oğlu Lütfü Aksu ile birlikte İdil’in Hespıstê (Yarbaşı) köyünde son yolculuğuna uğurladı.


Nihat daha çocuktu, Halil ise 6 çocuk babası 

Kardeşlerden Nihat, 10 çocuklu Sömer ailesinin en küçüğüydü. Orman Müdürlüğü bünyesinde taşeron işçi olarak çalışıyordu. Halil ise ailenin ikinci çocuğu ve TIR şoförüydü. Halil ve Nihat kardeşler, birbirleri ile kardeş olmanın yanı sıra hem arkadaş hem de yoldaştı. Nihat henüz 17 yaşında bir çocuktu, Halil ise Berfin (17), Gülsüm (16), Yağmur (14), Delil (11), Dildar (8) ve Niştiman’ın (3) babasıydı.

Kardeşlerden İlhan Sömer, kardeşlerinin tek suçunun evlerini, sokaklarını terk etmemek olduğuna dikkat çekerken, kardeşlerinin katledilmesinin ardından hem hastanede hem de Şırnak’ta rejim güçleri tarafından darp edildiğini dile getirdi. Kardeşlerinin otopsisi sırasında yetkililere “kardeşlerim kim tarafından vuruldu” sorusunu sorması üzerine rejim güçlerince darp edilip sonrasında kardeşlerinin vücudundan kurşun çıkmadığının söylendiğini dile getirdi. İlhan Sömer, devletin otopsi işlemleri sırasında kardeşlerinin vücutlarındaki mermilerin çıkarılarak, delillerin kaybedildiğini söyledi.


Ben ölsem çocuklarım devralacak

Halil Sömer’in eşi Hayat Sömer de 6 çocuğunun babasız kaldığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Evimiz onun sessizliğiyle doldu. Çocuklarım her yerde babalarını arıyor. Sessiz ve soğuk duvarlarla bıraktılar bizi. Allah hakkımız onlarda bırakmasın. O gün eşim ya da kayınbiraderim fark etmez. Kim olursa olsun vuracaklardı. Çünkü kim olursa olsun öldürmeyi hedefliyorlardı. Kürt halkını katliamlarla yenemeyecekler. Beni katletse bile benim çocuklarım bu mücadeleye devam edecek.”