Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi talebiyle tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı açlık grevi eylemi 23. gününe ulaştı. Güven’in ardından cezaevinde bulunan PKK ve PAJK’lı tutsaklar da 27 Kasım’dan itibaren 10 günlük dönüşümlü-süresiz açlık grevi eylemini sürdürüyor.
Açlık grevindeki Güven’e destek için daha önce Adana, Urfa, Van, Amed ve Hakkari’de 2 gün süreli açlık grevi yapılmış ve tecridin kaldırılmaması halinde bu konudaki eylem ve etkinliklerin sürdürüleceği deklare edilmişti. Ancak aradan geçen zamanda devlet nezdinde bu konuda herhangi bir adım atılmadı. Bu yüzden önümüzdeki günlerde 6 kentte yeniden açlık grevi eylemlerine başlanacak.
Aralarında HDP’li milletvekillerin olacağını isimler, 2, 3 ve 4 Aralık tarihlerinde İstanbul, Ankara ve Mersin’de; 7, 8 ve 9 Aralık tarihlerinde ise Muş, Şırnak ve Mardin’de 3 günlük açlık grevi eylemlerinde bulunacak.
AMED
12 Eylül’den AKP’ye açlık grevi eylemleri
DUYGU EROL / RENNES
PKK’li tutsakların ilk açlık grevi direnişi 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında binlerce siyasi tutsağın bulunduğu cezaevlerinde, baskı ve sindirme yöntemi olarak askeri uygulamaların dayatılması, işkence ve yok etme politikalarına karşı başlatılmıştı. Özellikle Metris, Mamak ve Diyarbakır cezaevlerinde tutsakların direnişleri yükseldi. Askeri rejime karşı 14 Temmuz 1982’de Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde baskıların, askeri uygulamaların ve tek tip kıyafetin son bulması için PKK’li tutsaklar tarafından ölüm orucu eylemleri başlatıldı. Ölüm oruçlarında Kemal Pir, M. Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek şehit düştü.
Mayıs genelgesinden ‘hayata dönüş’e
F Tipi cezaevlerinin temelini atmak için 1996’da yayımlanan Mayıs Genelgesi’ne karşı 46 cezaevinde PKK’li tutsakların öncülüğünde açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri başlatıldı. Toplam 2 bin 174 tutsak açlık grevi ve 355 tutsak da ölüm orucuna katıldı; 12 tutsak şehit oldu. Genelge daha sonra iptal edildi.
Her ne kadar genelge iptal edilse de F Tipi cezaevleri kapatılmadı ve binlerce tutsak ”tabutluk” denilen hücre tipi cezaevlerine gönderildi. F Tipi cezaevlerinin kapatılması ve ‘Terörle Mücadele Yasası’nın kaldırılması talebiyle 20 Ekim 2000’de çeşitli cezaevlerinde 816 tutsak tarafından başlatılan açlık grevi bir ay sonra ölüm orucuna dönüştü. Ölüm orucunun başlaması ile beraber ‘Hayata Dönüş Operasyonları’ ile cezaevlerine saldırıldı, katliam yapıldı ve 30 tutsak katledildi.
CPT sessizliğine karşı Avrupa’da açlık grevi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için Kürdistan ve Avrupa’da imza kampanyaları düzenlenirken, 2007’de İmralı’daki hücresinde zehirlendiği ortaya çıktı. Öcalan’ın avukatlarının saç tellerini laboratuvarlarda inceletmeleri sonucu ortaya çıkan bu duruma karşısında Fransa’nın Strasbourg kentinde İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) harekete geçmesi çağrısıyla açlık grevi eylemi başlatıldı. 11 Nisan 2007’de başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevine 18 Kürt siyasetçisi ve yurtseveri katılırken, aynı anda Avrupa’nın diğer kentlerinde de destek amaçlı açlık grevleri ve eylemler düzenlendi.
Öcalan’la bir an önce görüşülmesi talebiyle toplanan 103 bini aşkın imza 11 Mayıs 2007’de CPT’ye teslim edilmişti. Kürdistanlıların kararlılığı karşısında CPT’den yapılan açıklamada, Öcalan’ın ziyaret edileceği açıklanmıştı. Ancak CPT’nin aynı ay İmralı’da yaptığı incelemeye ait sonuçlar tüm taleplere rağmen açıklamadı.
68 gün süren eylem yeni bir süreci başlattı
vBinlerce tutsağın, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecritin kaldırılması talebiyle 12 Eylül 2012’de başlattığı açlık grevli, 68 gün devam etti. 58. gününe kadar toplam 66 cezaevinde 683 tutuklu ve hükümlünün katıldığı açlık grevi büyük bir etki yarattı. 58. günden sonra tüm cezaevlerinde bulunan tutsakların tamamının açlık grevine dahil olmasıyla 10 bine yakın tutuklu ve hükümlü açlık grevine girdi. Toplumun bütün kesimlerinden yükselen tepkiler karşısında 17 Kasım 2012’de Mehmet Öcalan, İmralı’ya götürülerek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüştü ve mesajını getirdi. Öcalan’ın mesajı bütün cezaevlerine iletildi. Açlık grevi eylemi 68. gününde Öcalan’ın çağrısıyla sona erdi. Öcalan’ı mesajı şöyleydi: “Açlık grevini eylem tarzı olarak genel itibariyle doğru bulmamakla birlikte, açlık grevleri yapılacaksa bile içeridekilerin değil dışarısının yapması gerekir. Açlık grevi eylemi çok anlamlıdır. Bu eylem yerini bulmuş ve amacına ulaşmıştır. Hiçbir tereddütte kalmadan, bir an önce açlık grevine son versinler. Buradan açlık grevindeki herkese özellikle birinci ve ikinci gruptakilere tek tek selamlarımı söylüyorum.”
Güven’in öncülüğünde yeni bir direniş hamlesi
Öcalan’dan 5 Nisan 2015’ten bu yana hiçbir şekilde haber alınamıyor. Tecridin giderek ağırlaşması ve görüşmek için yapılan tüm başvuruların reddedilmesi ile beraber DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, yeni bir direniş hamlesi başlattı. Rehin tutulduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde 23 gündür açlık grevinde olan Güven, “Sayın Öcalan üzerindeki tecrit sadece bir kişiye değil, bir halka uygulanıyor. Tecrit bir insanlık suçudur. Ben de bu halkın bir parçası olarak, Sayın Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlıyorum. Bundan sonra mahkemeye hiçbir savunma yapmayacağım. Yargı, hukuksuz kararlarına son verene kadar ve tecrit kaldırılana kadar eylemime devam edeceğim. Gerekirse eylemimi ölüm orucuna da dönüştüreceğim” dedi.
Tüm tutsaklar da ilk aşamayı başlattı
Cezaevlerindeki PKK’li ve PJAK’lı tutsaklar da 27 Kasım’dan itibaren açlık grevini sürdürüyor. Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, şunları kaydetti: “Önderliğimize yönelik tecridi kırmak tek talebimizdir. En kısa zamanda bu eylemimiz çok farklı, daha radikal bir durum alacaktır. ‘Bizler yaşamı uğuruna ölecek kadar seviyoruz’ diyen zindan direniş kültürünün ardılları olarak yeni bir direniş sürecine giriyoruz. Bu süreçte bütün demokrat aydın ve insanım diyen herkesi bu eylemimize karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan halklarımızı bu eylemin etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. Bizden herhangi bir açıklama gelmeden bütün zindanlardaki yoldaşlarımız bu eyleme devam edecektir. Hasta ve yaşlı yoldaşlarımız bu eylemden muaf tutulmalı.”
Avrupa’da da hazırlık; açlık grevi başlıyor
Önümüzdeki günlerde Avrupa’da da açlık grevi eyleminin başlaması bekleniyor. Bu yöndeki hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğu öğrenildi.