7-8 milyon yeni işsiz

- İstihdam, 2.5 milyon azaldı. Ümitsiz işsiz sayısı, tüm zamanların rekorunu kırdı. Salgın, 7-8 milyon yeni işsiz yaratabilir.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı Şubat 2020 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) ile İŞKUR tarafından 8 Mayıs 2020’de açıklanan işgücü verilerini değerlendirdi.
TÜİK tarafından dün açıklanan veriler Şubat 2020 dönemi (Ocak-Şubat-Mart) HİA sonuçlarını yansıtıyor. Bu verilerde, salgının yarattığı ekonomik depremin sonuçları, işsizlikteki artış ve istihdam kaybı henüz yer almıyor. Salgının etkilerini Haziran ve Temmuz ayında açıklanacak TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarında görmek mümkün olacak. Ancak açıklanan TÜİK verileri bu haliyle bile vahim bir tabloya işaret ediyor. TÜİK verilerine göre işgücü ve istihdamın birlikte düştüğü görülüyor. Şubat 2019’a göre işgücü 1 milyon 102 bin azalarak 30 milyon 982 bine geriledi. İstihdam ise son bir yılda 602 bin azaldı. İstihdam son iki yılda ilk kez 27 milyonun altına geriledi. Ekonomik krizin başladığı Ağustos 2018’e göre istihdam kaybı 2 milyon 565 bin olarak gerçekleşti.
Öte yandan iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve özellikle de ümidini kaybeden işsizlerin sayısında ciddi bir tırmanış olduğu görülüyor. Örneğin ümidini kaybeden işsiz sayısı bir önceki yıla göre 486 bin artarak 1 milyon 107 bine yükseldi. Bu tablo işsizlerin, iş arama ümidini kaybettiklerini gösteriyor.
İşsiz sayısı, Şubat 2020döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 502 bin kişi azalarak 4 milyon 228 bin kişi olarak gerçekleşse de bu durum işgücü piyasalarında bir iyileşme anlamına gelmiyor. Aksine Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesi günden güne zayıflıyor. Bu verilerin salgın öncesini yansıttığı düşünülecek olursa önümüzdeki ay çok daha vahim bir tablonun ortaya çıkacağını söylemek mümkün.
TÜİK tarafından açıklanan Şubat 2020 verileri, salgın ile ilgili güncel durumu yansıtmasa da İŞKUR tarafından açıklanan Nisan 2020 açık iş ve işe yerleştirme istatistikleri salgının yaratacağı işsizlik dalgasının öncü göstergesi niteliğinde. İŞKUR verilerine göre Nisan 2020’de açık işler bir önceki aya göre 114 bin 888 azalarak 52 bin 418’e geriledi. Açık işlerde yaşanan azalma yüzde 68,7 oranında.

TÜİK’in hesabıyla kayıp anlaşılmıyor
TÜİK’in kullandığı mevcut işsizlik hesaplama yöntemi ile salgının yaratacağı işsizliğin ve istihdam kaybının ölçülmesi mümkün değil. Bilindiği gibi TÜİK’in standart işsizlik hesaplaması referans (anket) haftasından önceki son dört hafta içinde iş arama kanallarından herhangi birini kullananları ve 15 gün içinde çalışamaya hazır olanları “işsiz” kabul ediyor. Ücretli olarak çalışıp çeşitli nedenlerle anket döneminde işlerinin başında bulunmayanlar, üç aydan kısa süre içinde işlerinin başına geri döneceklerse veya işten uzak kaldıkları süre içinde ücretlerinin en az yüzde 50 ve daha fazlasını almaya devam ediyorsa istihdamda kabul ediliyor. Bu durumda kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği kapsamında olanların ezici çoğunluğu anketlerde istihdam halinde gözükebilir
İşte bu nedenle DİSK-AR tarafından kullanılan geniş tanımlı işsizlik hesaplama yöntemiyle salgın döneminin işsizliğini hesaplamak en makul yol olarak görünüyor. Geniş tanımlı işsizlik hesaplamasında standart işsizliğe ilave olarak salgın nedeniyle istihdam başında olmayanları (kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alanları), iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, mevsimlik çalışma nedeniyle istihdamda olmayanları ve zamana bağlı eksik çalışanları da hesaba katmak gerekir. Nitekim TÜİK de salgın nedeniyle veri toplama yönteminde bazı değişiklikler yaptı. 30 Nisan 2020’de yapılan TÜİK açıklamasına göre Hanehalkı İşgücü Anketi’ne, anketin mevcut soru akışı değiştirilmeksizin, salgının işgücü piyasasına etkilerinin ölçülmesi için yeni bir soru setinden oluşan modül eklendi.
Öte yandan yapılan açıklamaya göre anket çalışmalarında yüz yüze veri toplama yöntemi, salgın nedeniyle geçici bir süre ile durduruldu. Bunu yerine, posta, e-posta, telefon, internet üzerinden veri girişi ve idari kayıt gibi yöntemler kullanılacak. Şimdiye kadar açıklanan çeşitli verileri dikkate alarak salgın nedeniyle yaşanacak iş/istihdam kaybını tahmini olarak hesaplamak mümkündür.
Tablo 1’de yer alan tahmin, salgın nedeniyle ortaya çıkan çeşitli gelişmelere dayalı bir işsizlik tahminidir. Kısa çalışma, işsizlik ve ücretsiz izin ödeneklerine başvuranlar ile istihdamda olup sokağa çıkması yasaklanan 65+ ile 15-17 yaş çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ile kentsel kayıt dışı istihdamdan işsiz kalanlar hesaba katılmıştır. Verilerin bir bölümü resmi açıklamaya dayalı iken bir bölümü tahminidir. DİSK-AR’ın tahmini, salgının ilk aylardaki etkisinin (Mart-Nisan-Mayıs) 7 ile 8 milyon istihdam ve iş kaybı olacağı yönündedir. Böylece salgının ilk dönemlerinde dar tanımlı iş ve istihdam kaybının 12 milyona, geniş tanımlı işsizliğin 15-16 milyon civarına ulaşabileceğini tahmin ediliyor.

İşsiz sayısı 8.5 milyona dayandı
Şubat 2019’da 4 milyon 730 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış dar tanımlı işsiz sayısı Şubat 2020’de 502 bin kişi azalarak 4 milyon 228 bin oldu (Grafik 1). Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı yüzde 13,6 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık azalış ile yüzde 15,4 oldu. Dar tanımlı işsizlikte azalış olmasına rağmen geniş tanımlı işsiz sayısı ve oranı artmaya ve istihdamdaki daralma devam etti.
DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş̧ tanımlı işsiz sayısı Şubat 2019’da 7 milyon 629 bin iken Şubat 2020’de 729 bin artışla 8 milyon 427 bin kişi oldu. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı Şubat 2020’de yüzde 24,5 olarak hesaplandı (Tablo 2).
Dar tanımlı işsizlik azalırken geniş tanımlı işsizliğin artmasının sebeplerinden biri kriz döneminde iş aramayıp çalışmaya hazır olanların dikkat çekici artışı olarak gösterilebilir. Kriz dönemindeki uzun süreli işsizliğin sonucunda ümidini kaybeden işsizler son bir yılda yüzde 75 oranında arttı. Şubat 2019’da 621 bin olan ümitsizlerin sayısı Şubat 2020’de 1 milyon 107 bin kişi oldu.
Öte yandan işgücündeki azalma da dikkat çekicidir. İstihdamla birlikte işgücünün de düştüğü görülüyor. Şubat 2019’da 32 milyon 84 bin olan işgücü 1 milyon 102 bin azalarak 30 milyon 982 bine geriledi. İşgücündeki azalma iş arama eğilimin zayıflaması anlamıma geliyor.

İstihdam 2 milyon 565 kişi azaldı
Toplam istihdam uzun bir süreden sonra ilk kez 27 milyonun altında gerçekleşerek Şubat 2020’de 26 milyon 753 bin olarak gerçekleşti. İstihdam ekonomik kriz öncesine göre (Ağustos 2018) 2 milyon 565 bin azalmış oldu. Türkiye ekonomisi uzun bir süredir istihdam yaratma kapasitesini kaybetmiş durumda.
Şubat 2018’de 28 milyon 166 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış̧ istihdam krizin başladığı Ağustos 2018’de 29 bin 318’e yükseldi. Ağustos 2018’den Şubat 2019’a kadar düzenli bir azalış gösteren istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2019’da artış eğilimi gösterse de Temmuz 2019’dan sonra tekrar azalmaya başladı. Şubat 2020’de istihdam edilenlerin sayısı krizin başladığı Ağustos 2018’den bu yana 2 milyon 565 bin azalarak 26 milyon 753 bine geriledi (Grafik 2). Küresel salgının yıkıcı etkilerinin henüz görülmediği Şubat 2020 verilerindeki vahim tablonun önümüzdeki aylarda daha da artacağını söylemek mümkün.
Açık işsiz sayısı azalıyor
İŞKUR’un Nisan bültenine göre işsizlikle ilgili öncü göstergelerden biri olan açık iş sayısı hızla azalıyor. Salgınla birlikte İŞKUR’un açık iş sayılarında yaşanan azalma vahim tabloya işaret ediyor. Açık iş sayısı işçi talebi göstermesi açısından kritik önem taşıyor.
İŞKUR Nisan 2020 verilerine göre Mart 2020’de 167 bin 306 olan açık iş sayısı Nisan 2020’de 52 bin 418’e düştü. Geçen yılın aynı dönemine göre ise Nisan ayında 200 bin 468 olan açık iş sayısı 52 bin 428’e geriledi. Böylece son bir yılda açık iş sayısı yüzde 73,8 oranında azalmış oldu.
Genç kadın işsizliği ilk sırada
Genç kadın işsizliği ve kentsel kadın işsizliği son bir yılda en yüksek işsizlik türü olarak görülmeye devam ediyor. Şubat 2020’de de en fazla artış kentsel genç kadın işsizliğinde görüldü. Tarımsal genç kadın işsizliği yüzde 30,3’e ulaştı. Mevsim etkisinden arındırılmamış genç işsizliği son bir yılda 1,7 puan azalarak Şubat 2020’de yüzde 24,4, mevsim etkisinden arındırılmamış kadın işsizliği yüzde 15,6 oldu. Krizde kentsel genç kadın işsizliği yüzde 36’lara ulaştı, kadın işsizliği kategorisinde en yüksek işsizlik seviyesini gördü. Şubat 2020’de de kentsel genç kadın işsizliği yine en yüksek işsizlik türü oldu.
Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) sayısındaki artış devam ediyor. Şubat 2020’de NEET oranı Şubat 2019’a göre 1,9 puan artarak yüzde 26,7’ye ulaştı (Grafik 4).
İSTANBUL
Hızlı çıkış sürüyor
Yabancılar, dört ayda 8.4 milyar doları bulan menkul kıymet varlıklarını satıp nakde çevirerek Türkiye piyasalarından çıktı.
Hisse senetleri, bono ve devlet tahvillerinden Ocak’ta 878.9 milyon dolar, Şubat’ta 2.4 milyar dolar, Mart’ta 3 milyar dolar, Nisan’da ise 1.9 milyar dolar yabancı sermaye çıkışı yaşandı. Bu dört ayda hisse senetlerinden 2.9 milyar dolar, devlet iç borçlanma senetlerinden (DİBS) 5.5 milyar dolar yabancı sermaye çıkışı oldu.
Merkez Bankası’nın menkul kıymet istatistiklerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler portföylerindeki tahvil ve hisse senetlerinde 18 hafta boyunca kesintisiz satış yapıldı. Neticede yabancı yatırımcının elindeki bono ve devlet tahvili stoku 30 Nisan itibarıyla 8 milyar 394 milyon dolara kadar geriledi. Sene başında yabancı DİBS stoku 15.4 milyar dolardı. Yılbaşında yüzde 10.4 olan devlet tahvillerindeki yabancı payı ise yüzde 5.7’ye kadar gerilemiş oldu.
Hisse senetleri ve devlet tahvillerine rekor yabancı sermaye girişi 22.8 milyar dolarla 2012’de gerçekleşmişti. 2012’de yabancı yatırımcının portföyünde 70.7 milyar dolar piyasa değerinde hisse senedi, 61.9 milyar dolar değerinde ise devlet tahvili stoku vardı. 8 yılda yabancıların bono ve devlet tahvili portföyünün yüzde 87’si kaçıp gitti.
Merkez Bankası’nın menkul kıymet istatistiklerine göre, 30 Nisan itibarıyla piyasa değeri 146.5 milyar dolar olan devlet iç borçlanma senedi (DİBS) stoku bulunuyor. DİBS stokunun 138.1 milyar doları yerlilerin, 8.3 milyar doları ise yabancıların portföyünde. Yabancı bankalarda 4 milyar dolar piyasa değerinde, yurtiçi bankaların yurtdışı şubelerinde ise 529.5 milyon dolar piyasa değerinde bono ve devlet tahvili stoku var. Kalan 3 milyar 856 milyon dolar piyasa değerindeki devlet tahvili ise banka dışı yabancı yatırımcıya ait. Yabancı gerçek kişilerin yani bireylerin ellerinde ise 34.9 milyon dolarlık devlet tahvili bulunuyor.
HABER MERKEZİ







