Annesine 12 yıl hapis cezası verilen 7 yaşındaki Hivroj, babasının da tutuklanmasıyla yalnız kaldı.

Erzurum’un Karayazı ilçesinde 2015’te ev baskınıyla gözaltına alınan Ela Kamış, “Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak 3 yaşındaki kızı Hivroj ile cezaevine gönderildi. Erzurum Cezaevi’nde birkaç ay kaldıktan sonra Bayburt M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen Ela’ya 12 yıl hapis cezası verildi. Hivroj, 6 yaşına girdikten sonra cezaevi yönetimi tarafından “artık kalamaz” denilerek yakın akrabalarının yanına gönderildi. Hivroj dört duvar arasından çıktıktan hemen sonra bu kez de babası müebbet hapis istemiyle tutuklanarak Erzurum Cezaevi’ne gönderildi.

Anne ve babasından mahrum

Hivroj’un cezaevinde büyüyen yüzlerce çocuktan biri olduğuna dikkat çeken babaannesi Mahide Kamış, “Şimdi 7 yaşında ve hem annesi hem de babası cezaevinde. Ben bütün ömrümü Hivroj’a versem de annesinin yerini tutamam. Bir çocuğun mutluluğu annesidir, babasıdır. Benim torunum annesinden ve babasından mahrum bırakıldı. Her gün bana ‘Annem ne zaman gelecek’ diye soruyor. Hivroj büyüyor, daha ne zamana kadar oyalayabilirim. Hivrojların annesiz büyümemesi için bizlerin birlik olması gerekir” dedi.

5 yıldır işkence görüyoruz

 Mahide Kamış, cezaevlerine gittikleri zaman hakaretlere maruz kaldıklarını belirterek, “Tam 5 yıldır gelinim cezaevinde. Ayda bir cezaevine görüşüne gidiyoruz ama işkence çekiyoruz. Hakaretlere maruz kalıyoruz. Çıplak aramadan geçiyoruz. Ben örtülüyüm ama her seferinde saçlarımızı açıp bakıyorlar. Görüş esnasında kimse kimseyle konuşamıyor. Konuşan tutuklunun ailesinden yola çıkarak tutukluya hücre veya telefon görüş yasağı getiriyorlar. Bize ‘fazla konuşmayın yoksa olacaklardan biz sorumlu değiliz’ diye tehditlerde bulunuyorlar. Ela’ya bir yıl görüş ve telefon yasağı verildi. Bir yıl boyunca ne sesini duyabildik ne de yüzünü görebildik. Gönderdiğimiz mektuplar aylar sonra veriliyor. Götürdüğümüz kitapları bize geri veriyorlar. Bu zulüm değil de nedir” diye sordu.

Gardiyan ablukasında görüş

Hivroj’un dedesi Servet Kamış da sürgün politikalarına değinerek, ailelerin iradesinin kırılmak istendiğine vurgu yaptı. Servet Kamış, şunları ifade etti: “Kürt ailelerinin iradesini kırmak için sürgün politikalarına başvuruluyor. Bizim gibi bir sürü aile var ve bu koşullarda yaşıyor. Bu politikalar irademizi teslim almaya dönüktür. Türkiye’de her gün bir cezaevi kuruluyor. Cezaevleri insan haklarının en fazla ayaklar altına alındığı alanlardır.  6 aydır oğlum cezaevinde. Kimsenin üzerine ifade vermediği için tek kişilik hücrede tutuluyor. Oğlum çok ağır bir tecrit altında. Bizler görüşüne gittiğimizde her türlü baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalıyoruz. Kameralar ile yaptığımız görüşmeler kayda alınıyor. 5-6 gardiyan etrafımızı sarıyor ve o şekilde görüşme gerçekleştirebiliyoruz. Bir şey konuşamıyoruz. Konuşmalarımız kısıtlanıyor.”