
Bağımlı hale getirdi...
Dr. Keskin'in çocuk doktoru olmasına rağmen, yasa dışı tedavisini üstlendiğini, 2002'nin sonlarında kısa bir sürede gün aşırı görüşmeye başladıklarını belirten Akyıldız şöyle konuştu: "Terapilerim sıklaştıkça, ondan daha çok etkilenmeye, onu sevmeye ve saygı duymaya, örnek almaya başladım. Giderek ona olan bağımlılığım arttı ve onu görmeden yaşamımı sürdürmekte zorlanmaya, doktorumu 'totemim' gibi algılamaya, çocukluğumda beni kötülüklerden korumadığı için inancımı yitirdiğim, kaybettiğim annemin tanrısı gibi hissetmeye başladım."
Cinsel tacize maruz kaldı
"Ondan çok korkuyordum. Tanıştıktan yaklaşık 6 ay sonra başlayan ağır cinsel tacizleri, tehdit ve baskıları ile sürekli daha da savunmasız bir hale sürükleniyordum" diyen Akyıldız, "Bu durumu eşim ve çocuklarım artık kabul etmiyordu. Gece eve gittiğim zaman çocuklarım beni eve almıyorlardı" dedi. Doktorun kendisine cinsel taciz uygulamak amacıyla terapi seanslarını akşam 19.00'dan sonraya aldığını söyleyen Akyıldız, "Beni hastalığımla ilgisi olmayan ağır iğne ve ilaçları kullanarak, gece geç saatlere kadar muayenehanesinde uyuşturulmuş bir halde tutuyor sonra da çok yönlü akıl almaz cinsel istismarlarda bulunuyordu. Seanslardan çıktığımda çoğu zaman kötüleşiyor, arabamı süremez halde yolda kalıyordum. Beni bulan polisler hastaneye kaldırınca hastanedeki doktorlara 'Ben doktoruyum, ona hemen bir Largactil iğnesi vurun düzelir, diğer tüm sorumluluklar bana aittir' diyordu" şeklinde konuştu.
Hayatı izinsiz romanlaştırıldı
Keskin'le terapilere başladıktan sonra iş hayatının bozulan Akyıldız, reklam ajansı ve matbaa tesisini kaybediyor. 2006-2009 yılları arasında Keskin'in yoğun ısrarları üzerine ofisinde asistanı olarak çalıştığını aktaran Akyıldız, onun asıl amacının kendi bilgisi ve izni dışında yazdığı romanını bitirebilmek olduğunu ve Haziran 2009'da aralarındaki doktor-hasta ilişkisi ile işveren-çalışan ilişkisinin, sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığı bir kavganın ardından sonlandığını dile getirdi. Akyıldız, Keskin'le çalıştığı süre içerisinde sadece asistanlığını yapmakla kalmadığını, evini temizliğini, yemeğini hazırladığını, yaşlı annesine baktığını, iki köpeğine baktığını, şoförlüğü gibi işleri de üstlendiğini söyleyerek, tedavi gördüğü süre zarfında seansların her saatinin ücretinin de nakit olarak fatura kesilmeden elden ödendiğini aktardı. Akyıldız, Keskin'in 2009'un Ocak ayında taslak halinde gördüğü romanı masasının üzerinde tesadüfen bulup okuduğunda romanın kendi hayatını anlattığını gördüğünü, kitapta doktoruyla paylaştığı bütün sırlarının ve mahreminin ifşa edildiğini, belki sokaktaki üçüncü kişilerin bunu anlamayacaklarını, ancak kendisi için asıl önemli olan eşinin, çocuklarının, kardeşlerinin ve diğer yakınlarının kitabı okuduklarında kolayca anlayabilecekleri şekilde yazıldığını anlattı.
'Amigdala unutmuyor'!
Hakkında yazılan kitabın, 'Kanıt, Tanık, Bilirkişi, Amigdala Unutmaz 2' adı altında yayınladığını söyleyen Akyıldız, bu kitapları okuyan kızı Ece Akyıldız'ın (26) yüksek dozda ilaç alarak ve bornoz kuşağıyla kendini asarak çok ciddi iki intihar girişiminde bulunduğunu anlattı. Doktorun ikinci kitabı yayınlamaktaki asıl amacının, senelerce kendisine uyguladığı terapi adı altındaki ağır cinsel istismarların kimse tarafından duyulmaması olduğunu belirten Akyıldız, "Maksadı beni intihara sürüklemekti" dedi. Akyıldız, Keskin tarafından hayatını konu alan romanın kendisini ve ailesini ne kadar etkilediğinin bilirkişi raporlarında kanıtlanmasına rağmen, mahkemenin Keskin hakkında beraat verdiğini belirtti.
İnatla mücadele etmeye devam edeceğinin altını çizen Akyıldız, "Yaralarım sarılıncaya kadar hukuk kavgamı sürdüreceğim. Tam da Keskin'in söylediği ve yazdığı gibi; Amigdala unutmuyor" dedi. Akyıldız sözlerini Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin hakkında cinsel istismar suçundan suç duyurusundan bulacağını belirterek sonlandırdı.
DİHA/İSTANBUL