NÛDEM TÊKOŞER/CÎHAN MURAD / JINNEWS/QAMIŞLO
Faşist Türk devletinin El Kaide ve DAİŞ çeteleri ile birlikte Rojava’ya yönelik başlattığı saldırıların akabinde insanlık dramının boyutu da gün yüzüne çıkıyor. Birleşmiş Milletler’in (BM), açıkladığı rapora göre işgal saldırıları sonucunda 80 bini çocuk, 176 bin kişi yerinden edildi. En çok göç veren kent ise savaşın en ağır yaşandığı Serêkaniyê oldu. Qamişlo’da halk Serêkaniyê’den göç edenlere kucak açarak dayanışmayı güçlendiriyor.
Serêkaniyê’deki saldırılardan dolayı yerinden edilen onbinlerce sivilden biri olan Zeynep Dawîd, 70’inde bir çınar. Yüzündeki derin çizgiler yaşadığı acıların izini taşıyor. Riha’nın Wêranşar ilçesinde doğmuş. Babası Türkiye’de askerlik yapmamak için ailesini toplayıp Kürdistan’ın öte tarafına geçmiş. Akrabaları Kuzey Kürdistan’da olan Zeynep Ana, gidiş geliş yasağı nedeniyle uzun süreden beri akrabalarını göremiyor.
Mahalle komünleri yardım ediyor
Zeynep Ana, bugüne kadar yaşadığı Serêkaniyê’deki evini terk etmemek için dirense de dördüncü gün hava saldırılarından dolayı Til Temir’e göç etti. Til Temir’in de savaş hattında yer alması nedeniyle oradan akrabalarının yanına, Qamişlo’ya gitti. Akrabalarına daha fazla yük olmamak için Serêkaniyê’den gelenlerin yerleştiği Liva İlkokulu’nda bir odaya yerleşti. Şimdi mahalle komünlerinin topladığı yardımlarla ihtiyaçlarını karşılıyor.
İki çantası, üç minderiyle
Yaşadığı odada iki çantası ve üç minder var. Koridorda oturup sigara içerken, kendisi gibi okulda yaşayan komşularıyla sohbet ederek acısını ortaklaştırıyor. “Saldırıların dördüncü günüydü. Oğlum geldi, ‘anne hemen çıkmamız lazım. Çıkmazsak uçakları bizi vuracak’ dedi. Ben de ‘evimi bırakıp bir yere gitmem’ dedim. Oğlumun zoruyla üzerimdeki eski elbiselerle, hiçbir şey almadan evden çıktım. Biz daha yoldayken uçaklar bizim olduğumuz bölgeyi bombaladı. Şans eseri kurtulduk” diyerek yaşadığı dehşeti anlatıyor.
Çeteler evini talan etmiş
Ardında evini bırakıp çıktığı için derin üzüntü yaşayan Zeynep ana, evini bin bir emekle yaptığını, kullanmaya kıyamadığı eşyalarını orada bıraktığını anlatıyor. Arap komşularının evi terk etmediğini, sadece Kürtlerin çıkmak zorunda kaldığını dile getiriyor. Evden çıkarken komşularına evine göz kulak olmalarını tembihleyen Zeynep Ana, kendisini arayan komşularından çetelerin evini talan ettiğini öğrenmiş.
‘Fakirdim ama muhtaç değildim’
Çocuk yaşta evlenen Zeynep Ana, “İki çocuğum oldu. İkisi de erkekti. Biri emeklediği süreçte öldü, babaları da kırk yıl önce… Ben ve bir oğlum tek kaldık. Oğlumu bin bir emek vererek büyüttüm” diyor. “Evimdeyken namazımı kılar, evimi temizlerdim. Her şeyim yerli yerindeydi. Fakirdim ama kimseye muhtaç olmadım. Ama şimdi ne halde olduğumu bütün dünya görüyor” diyen ana, saldırılar sonlandırıldıktan sonra bir an önce evine dönmek istediğini ifade ediyor.