Maastricht’te gerçekleştirilen halklar buluşmasında sahneden standlara kadın emeği ve rengi damgasını vurdu. 7’den 70’e her yaştan kadınlar, “her koşulda ve her zaman özgürlük ve değişim için direnişe devam edeceğiz” mesajı verdi.
PERVİN YERLİKAYA / ROZA KORKMAZ/MAASTRICHT
Hollanda’nın Maastricht kentinde gerçekleştirilen halklar buluşmasına kadınlar rengarenk ulusal kıyafetleriyle renk kattı. Sahneden standlara her yere kadın emeği damgasını vururken, her yaştan, her kimlik ve inançtan kadınlar “her koşulda ve her zaman özgürlük ve değişim için direnişe devam edeceğiz” mesajı verdi.
Maastricht’teki halklar buluşmasına Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, Belçika, Avusturya gibi birçok Avrupa ülkesinden kitleler otobüsler ve özel araçlarla yüzlerce kilometre yol katederek geldi. Kuşkusuz festival organizasyonunda aktif olarak gelen kadınlar, alanı da en fazla dolduranlar oldu. Kimisi rengarenk ulusal kıyafetleriyle, kimisi Öcalan’a özgürlük isteyen tişörtüyle, kimisi çocuklarıyla, kimisi yürümekte zorlansa da ilerleyen yaşına rağmen tüm coşkusuyla merkezi etkinlikte yerini aldı.
Özgürlüğe sevdalılar
Alanda 10’a yakın kadın standı açılırken, standlarda sergilenen el yapımı takılar, dekor ürünler, elbiseler, doğal ürünler, yazmalar çok ilgi gördü. Gençlerin alanda gerçekleştirdiği yürüyüşte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının yer aldığı büyük pankartı en önde kadınlar taşıdı. Küçük bir kız çocuğu ise yaşından büyük bir olgunlukla bir elinde üzerinde ‘Freedom for Öcalan’ yazan bayrak, diğer elinde tuttuğu koca posterle yürüyüşçülere öncülük ediyordu. İnanıyorum ki özgür yarınların öncülüğünü tıpkı Rojava’da olduğu gibi genç kadınlar yapacak.
Gençlik ruhu alanda
Avrupa’da her yıl geleneksel olarak organize edilen festivale katılmak her Kürdistanlı için oldukça önemli. Etkinlik ne kadar uzak olursa olsun bir yolunu bulup, koşullar zorlanıp katılım sağlanıyor. Yolun olanca yorgunluğu festival alanında unutuluyor. Kimi yerde müzik eşliğinde kimi yerde ise seslendirilen parçalar eşliğinde özellikle de gençler halaya duruyor.
Tekerlekli sandalyesiyle geldi
Etkinliğe ailecek gelenler ise azımsanmayacak kadar çok. Melek Çekuka, Almanya’nın Mönchengladbach kentinden etkinliğe ailecek geldiklerini belirtiyor. 19 yıldır Almanya’da yaşıyor ve şimdiye kadar gerçekleştirilen tüm festivallere katılmış. Oğlu tekerlikli sandalyede, “buna rağmen nasıl gelebildiniz” diye sorduğumda şu yanıtı veriyor: “Oğlum ameliyatlı, ayağında 6 tane demir var ama biz yine de buraya gelip halkımızla olmak istedik. Direnen Kürt halkına selamlarımı iletiyorum.” Bu yılki etkinliklerin aynı zamanda kayyum darbesine karşı yapıldığını hatırlatan Melek, “Dünyanın neresinde olursak olalım tüm Kürtler HDP’nin yanındadır. Zindandaki tüm özgürlük tutsaklarına ve barış annelerine selam ve saygılarımı iletiyorum” diye belirtiyor.
İlk festivali: Çok beğendim
Bahar Aslan, Almanya’nın Neukirchen kentinden festivale katılmış. 55 yaşındaki Bahar, yaklaşık 25 yıldır Almanya’da yaşıyor ancak festivale ilk kez katılıyor. “Çok beğendim. Kürt halkıyla gurur duyuyorum. Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz. Selahattin Demirtaş’ın bırakılmasını istiyoruz” diyor, bir çırpıda konuşarak.
Kadın emeği ürünler
Hediye Deniz ile Hildesheim Kadın Komünü’nün standında karşılaşıyoruz. “Kolektif emekle yapılan ürünleri burda satışa sunuyoruz. Bu standda 5-6 kadının emeğiyle ürettiği ürünler var. Amacımız, kadınların ayakta durabilmeleri için bir şeyler üretmelerine katkı sunmaktır. Amacımız kooperatifi genişletip büyütmek. Bunun için başka projelerimiz de var. Standımıza büyük bir ilgi var. Çünkü ürünlerin hepsi el emeği, göz nuru, kadınların birlikte yaptığı şeyler. Bunu başarmanın verdiği bir mutluluk var. Bu çalışmalarımızı daha da büyütmek istiyoruz” diye belirtiyor.
Kızının adı da Utamara
Almanya Linz merkezli çalışma yürüten Utamara Kadın Buluşma Merkezi’nde ise Nûhat Kawa ile sohbet ediyoruz. Kızının isminin de Utamara olduğunu belirtiyor. Kendisini “Utamara’nın annesiyim diye tanımlıyor” ve şöyle devam ediyor: “8 yıl önce kızım Utamara’da doğduğu için adını Utamara koydum. Utamara’ya hem yardım ediyorum hem de çalışmalara katılıyorum. Kürt kadın dayanışması ve buluşması için geldim. Herkese başarılar diliyorum.”
Leverkusen Kadın Meclisi’nin standına doğru gidiyorum fotoğraf çekebilmek için. Orada özellikle dantel işlemeler gözüme çarpıyor. Başka bir standda olmayan özel bir ayrıntı. “Dantel işlemenin zorlukları çoktur, çok emek ister. Standa gelen herkes de bu ayrıntıyı soruyor” diyor satışta yer alan kadınlar.
Sonuna kadar direneceğiz
Şirinê Orku, Almanya’nın Oldenburg kentinden geliyor. Yaklaşık 32 yıldır Almanya’da yaşadığını ve şimdiye kadar hiçbir festivali kaçırmadığını belirtiyor. “Bu festivalde Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırı ve tehditlerini, belediyeye atadığı kayyumları kınamak ve bunlara karşı mücadelemizi yükselteceğimizi göstermek için geldik. Tüm bu saldırılara karşı sonuna kadar direneceğimizi tüm dünyaya haykırıyoruz. Türk devletinin baskıları sonuç almayacak ve Kürt halkı olarak bu soykırım politikalarına boyun eğmeyeceğiz” diyor.
Özgürlük yolundayız
Zero Ana da Almanya’dan katılmış festivale. Urfalı olan ve 37 yıldır Almanya’da yaşayan Zero Ana, “Tüm kalbimizle Kürt halkının özgürlük davasını desteğimizi göstermek için buradayız. Her zaman davamıza bağlı kalacağız ve özgürlük ve değişim için mücadelemizi her yerde sürdüreceğiz. Tüm Kürt halkına başarılar diliyorum. Önderliğimize, şehitlerimize ve mücadelemize bağlıyız ve özgürlüğe kadar onların yolunda yürüyeceğiz.
Değerlerimize sahip çıkalım
Saime Ercan rengarenk elbisesiyle dikkatimizi çekiyor. Saime de festivale Almanya’dan gelmiş. Her kadının yöresel kıyafetlerini giyinmesini ve gençlere örnek olması gerektiğini söylüyor. “Festivallere yöresel kıyafetle katılmak önemlidir. Değerlerimize, kültürümüze sahip çıkmalıyız” mesajı veriyor.