Amed’in kurulduğu yer olan ve Kürdistan’ın ilk yerleşik halkı Hurri ve Mitaniler tarafından inşa edilen Amida Höyüğü’nün üstü toprakla örtüldü.

Bölgede arkeolojik kazının yapılması beklenirken Türk Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sur’un arkeolojik tarihi için dönüm noktası olabilecek ve altında tarih yatan 115 dönümlük alanın üzerini düzenleme adı altında örttü. 

19 yıl Müze Müdürlüğü yapan ve Büyükşehir Belediyesine kayyum atanmadan önce Belediyede Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Peyzaj Alanı Yönetim Başkanı olan Nevin Soyukaya, kayyumlardan önce burada yapılacak arkeolojik kazı ile 8 bin yıllık kentin tüm katmanlarını açığa çıkarılmasının planlandığını söyledi.


5. yüzyılda amfitiyatro

Mezopotamya Ajansı’ndan Lezgin Akdeniz’e konuşan Soyukaya şu bilgileri verdi: “Kent orada kuruldu. İçkale, Amida Höyük kentin kurulduğu çekirdek nokta. 8 bin yıldır bu kentin tüm katmanlarının oluşturduğu noktadır. Dolayısıyla arkeolojik sit alanı. Yine 5. yüzyılda buranın Romalılar döneminde bir amfitiyatro olarak kullanıldığını Süryani Mar Yeşua tarafından yazılan bir Vakainame ile öğreniyoruz. 2002 yılında belediyenin kanal kazısı sırasında ortaya çıkan ve tespit ederek,  mozaiğini müzeye gönderdiğimiz Roma Hamamı olduğunu ve yine farklı medeniyetlere ait yerlerinin tespit edildiği yapıların olduğu bir alan.” 


Değirmeni cami yapamayınca söküp attılar

Sur içkale’nin dünya miras adayı olduğunu ve UNESCO’ya sundukları dosyalarında ve master planlarında alanın arkeolojik park olarak gösterildiğini kaydeden Soyukaya, “Şimdi yapılan bambaşka bir şey. Alan boşaltılırken bir değirmen tespit edilmişti. Su girişi, su çıkışı, plan örgüsü ile 1930’larda tapu kaydında değirmen olan bu yapı, bir dönem bir kesim tarafından koruma kurulunda camidir cami, cami yapalım burasını diye çok zorladılar. Bunun mücadelesini verdik. Bu yapının kimliğini değiştirmek istiyorlardı. Karşı çıkmamız ile değirmen kimliğinde kalarak tescillendi. Fakat sonrasında düzenlemede makyajlar yapıp bir an önce, yıkımı kapatmak adına müzenin burnunun dibinde kepçelerle alana girip hazır cimleri serdiler. Birkaç ağaç diktiler. Rekraasyon alanı yapıp ondan sonra bakın ne güzel yaptık dediler. Bu arada tescilli değirmen yapısını da söküp attılar.”