
AKP’nin en çok örgütlü kadınlardan korktuğunu belirten Peri, geçen hafta KESK’li ve BDP’li kadınların tutuklanmasına dönük ise şunları söyledi: “Bu tutuklanmalar 8 Mart’ın engellenmesine yöneliktir. AKP hükümetinin en fazla korktuğu örgütlü kadındır. Alakalı alakasız her yerde, nikah törenlerinde, açılışlarda kutsal aile kurumu ve o kurumda da her kadının üç çocuk yapması projesi üzerine konuşuyor.” Peri, bunun topluma biçilen bir proje olduğunun altını çizdi ve aile içinde erkeğe bağlı köle kadın tipinin yaratılmak istendiğini kaydetti. KCK Koordinasyonu üyesi, devamla şu değerlendirmeyi yaptı: “Burada uzun vadeli olarak toplum apolitikleştirilerek, aile apolitikleştirilerek kendi toplum projesini kurup iktidarını yürütmek mantığı var. Onun için en fazla korktuğu örgütlü kadındır. Örgütlülük anlayışı çerçevesinde sokağa dökülen, özgürlüğünü kimliğini hakkını talep eden, egemenlikli anlayışı sorgulayan, ret eden kadından korkmaktadır.”
‘Kadınların devletten beklentisi yok’
Yürüyüşlerde en fazla kadınlar üzerine gelindiğine dikkat çeken Peri, “Kadın bilinçlenmiştir. Hem kendi kadınlık hakkını talep ediyor hem ulusal demokratik özgürlükçü talepleri oluyor. Bu kesimden korktuğu için psikolojik devlet terörünü yönelttiği alan kadın oluyor. Toplumun en dip kesiminin en temel taşlarını oynatırsan, bilinç verip sokağa dökersen toplum alt üst olur. KESK’e yapılan operasyon bunun sonucudur” ifadelerini kullandı. Kadınların 8 Mart’a her alanda hazırlandığını, 8 Mart’ın sömürüye, antidemokratik sisteme karşı kadınların koyduğu bir direniş ve hak alma eylemi olduğunu belirten Peri şunları kaydetti: “Kadınlar ve halk olarak egemenlikli devletten beklentimiz yoktur. Kendi çözümümüzü kendimiz yaratacağız, kendi sistemimizi kendimiz inşa edeceğiz, özgürlüğümüzü kendimiz direnerek elde edeceğiz.”
‘Şenlik değil, direniş günü’ vurgusu
8 Mart’ın kazanılmış bir haklar ve özgürlükler günü olmadığına dikkat çeken Peri, “8 Mart ve Newroz direniş anlamına denk karşılanmalı” dedi. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bayramla veya şenlikle kutlanacak bir günü olmadığının da altını çizen Peri, şu vurguyu yaptı: “Anlamına denk her alanda büyük bir direniş olmalı. Önderliğimizin özgürlüğü talebiyle beraber, soykırım operasyonları ve egemenlikli erkeğin kadın üzerindeki tahakkümüne karşı güçlü bir direniş temelinde meydanlarda karşılanması gerekir. Halk olarak yapılan onca operasyonlara karşı Kürt kadını öncülüğünde Kürt halkı olarak yılmadığını, yılmayacağını ne kadar güçlü gelse de hangi güçler arkasında olursa olsun, özgürlüğe olan inançla kendisini daha güçlü her alanda büyük bir eylemsellikle ortaya koyması gerekiyor. 8 Mart, Newroz ve sonrası açısından temel perspektif ulusal direniş temelinde direnişle süreci karşılamaktır.”
HABER MERKEZİ