Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) 6 Kasım’da ırkçı bir grubun Kürt öğrencilere yönelik saldırısı ardından düzenlenen operasyonda 12 öğrenci ve polise çalışan Harun Torgay tutuklanmış, bir öğrenci ise serbest bırakılmıştı. Öğrenciler hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı bilgiler yer aldı. Öğrencilerle birlikte tutuklanan Harun Torgay’ın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı çalıştığı ortaya çıktı. Torgay’ın gözaltında Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ve savcılığa verdiği ifadelerde; “Viyana’dan 20 Aralık 2010’da PKK kamplarına giderek eğitim aldığı, 5 Ağustos 2011’de KDP’ye teslim olduğu, 22 Ağustos 2011’de Habur Sınır Kapısı’nda Şırnak Verimli Jandarma Komutanlığı’na teslim edildiği, “örgüt üyesi olduğu” suçlamasıyla Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada “etkin pişmanlık”tan yararlanarak hakkındaki cezanın 5 yıl süreyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 2012 yılında üniversiteye kayıt yaptığı” bilgileri yer aldı.


İstihbaratın muhbiri

Tutuklanan 13 öğrenciye yönelik verdiği ifadelerin de yer aldığı iddianamede, Torgay şunları belirtti: “Örgütten kaçtıktan sonra ailemin yanında kaldım. O sırada sınava hazırlanırken Gebze Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’yle irtibatlı olmaya başladım. Ankara’ya geldikten sonra bu görüşmelere devam edip etmeyeceğim soruldu. Ben de maddi destek almak şartıyla Gebze Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin yönlendirmesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat birimleriyle çalışmaya başladım. Bana verilen görev ise DTCF’de yurtsever gençlik ve KCK yapılanması içerisinde birebir bulunmak, onların şüphelerini çekmemek şartıyla güvenlerini kazanmak ve kendilerine topladığım bilgileri vermek’ şeklindeydi. Başlangıçta 350-400 TL civarında para veriliyordu. Çalışmalarım iyi gidince bana 800 TL para ödeneceği söylendi. En son görüştüğümüzde 270 TL aldım. İstihbarattan görüştüğüm Erhan isimli şahıs bana Diyarbakır’dan önemli birinin geleceğini söyledi. Bu kişiyle irtibat kuracaktım. Ancak ani olay gelişti. Olay öncesinde Erhan isimli şahıs bana telefon açarak, bir olay çıkabileceğini söyledi. Kocaeli’ye ailemin yanına gitmek üzereyken polis yolda aracı durdurup beni gözaltına aldı. Bu süreçte istihbarattan irtibat kurduğum Erhan isimli şahsı telefondan aradım; ancak ulaşamadım.”

Gençler Torgay’ı tanımıyor
Tutuksuz yargılanan öğrencilerden Soner Gün ise, iddianamenin polis muhbiri Harun Torgay’ın ifadeleri doğrultusunda hazırlandığını belirterek, 9 öğrencinin de üniversite ile ilişiğinin kesildiğini söyledi. Gün, “Arkadaşlarımızın çoğu Torgay’ı tanımıyor. Çıkan olaylarda bu şahıs bıçak kullanmıştır. Onun yüzünden arkadaşlarımız okuldan atıldı” diye konuştu. 13’ü öğrenci 1’i polis muhbiri 14 kişinin “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla haklarında açılan davanın ilk duruşması 3 Nisan’da Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Meclis’e taşındı

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, tutuklanan DTCF öğrencilerinin durumunu bir önergeyle Meclis’e taşıdı. Baluken, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den şu sorulara yanıt istedi:
-  Verdiği ifadelerle tutuklama için dayanak oluşturan Harun Torgay’ın, madde kullanımından kaynaklı bir takım psikolojik sorunlar yaşadığı tüm okul tarafından bilinmektedir. Bu durum, Torgay tarafından mahkemede de dile getirilmiştir. Buna rağmen mahkemenin bu şahsın ifadelerini delil olarak kabul etmesinin gerekçesi nedir?
- Mahkeme sonuçlanmadığı ve herhangi bir mahkeme kararı olmadığı halde 10 öğrenci neden okuldan atılmış ve uzaklaştırma cezası almıştır?
-  Olaylara karışan sağ görüşlü öğrencilere herhangi bir kınama cezası, uyarı ya da okuldan atma cezası verilmiş midir?
-  Öğrencilerin mahkeme sonuçlanmadan okulla ilişkilerinin kesilmesi çifte hukuk yaratmakta mıdır?
- Hükümet üyeleriniz sürekli olarak okulda atılmanın kalktığını ifade ederken Ankara Üniversitesi DTCF öğrencilerinin okuldan atılmasının izahı nedir?

 DİHA/ANKARA