Avukat Cabbar Leygara: Vali verilen yetki ile isterse gazetecileri, siyasetçiler kente sokmayacak
OHAL’in yerine getirilen düzenlemelerle valilere bir kişinin kente girişini yasaklaması yetkisi verilmesini değerlendiren Av. Cabbar Leygara, bu yetki ile bir bir valinin, Newroz zamanında siyasetçi veya gazetecileri kente sokmayabileceğini de söyledi.
OHAL’in en katı şekilde uygulandığı 1990’lı yıllarda Amed'de avukatlık ve belediye başkanlığı yapan Avukat Cabbar Leygara, valilere verilecek yetkinin OHAL’in kalıcılaşması anlamına geldiğini söyledi.
Leygara, sıkıyönetimin kaldırılarak OHAL’in ilan edildiği 1987 yılı üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen valilere verilmek istenen yetkilerle Türkiye’de demokrasinin 90’lı yıllara döneceğine dikkat çekti. Valilere bir kişiyi 15 gün süreyle kente girmesini engelleyen düzenleme ile 90’lı yıllarda OHAL Bölge Valisi’ne verilen yetkinin aynı olduğunu hatırlatan Leygara, “Eskiden OHAL Bölge Valileri vardı, şimdi Türkiye’nin 81 il valisi OHAL valisi olacak. Eskiden OHAL valilerine süper yetkiler nedeniyle ‘süper valiler’ derlerdi. Şimdi ise bu düzenlemeyle 81 ilin valisi ‘süper vali’ olacak” dedi.
Valilere şüpheli gördükleri kişilerin 15 gün süreyle kente girmesini yasaklama yetkisinin verilmesinin seyahat, çalışma özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüş haklarını aykırı olduğunu vurgulayan Leygara, “Valilere verilen bu yetki, OHAL’in kalıcılaştırılmasıdır. Zaten bu düzenleme Anayasa’ya aykırı olduğu için bunlar için 3 yıl süre şartı koymuşlar. Bu yetki istisnai değil, kalıcılaştırılan bir yetkidir. Bu düzenleme ile yasama, yargı ile sivil toplum ve kanaat önderleri devre dışı bırakılıyor” diye kaydetti.
Avukat Leygara, OHAL valilerine verilecek kentlere giriş yetkisini ise şöyle değerlendirdi: “Bir vali Newroz zamanında bir kente gelmek isteyen bir siyasetçi, siyasi parti başkanı ya da gazeteciye sizi 15 gün süreyle kente sokmuyorum diyebilecek. 90’lı yıllarda benzer uygulamalarla sıkça karşılaştık.''
Kentlere girişi yasağının kolluk güçlerinin vatandaşlara yönelik hak ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde kullanıldığını anımsatan Av. Leygara, “Mesela köyler yakılırken bu kullanıldı. Bir faili meçhul cinayeti araştıran gazeteciye karşı kullanıldı. Veya bir hak ihlalini yerinde incelemek isteyen bir insan hakları savunucusuna yönelik kullanıldı” diye konuştu.
AMED