İsviçre’nin Basel kentinde İsviçre-Kürt Dostluk Topluluğu (SKG) ve Med Kültür Merkezi tarafından organize edilen 3. Kürt Kültür Günleri, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen panel, film gösterimi ve konserlerle devam etti.
Basel Üniversitesi Kollegen Saal-Arkadaşlar Salonu’nda, ‘Baskı Altında Bir Halk: Kürtler’ konulu panel düzenlendi. Cuma akşamı düzenlenen panelde yaklaşık yüz akademisyen, gazeteci, milletvekili, yazar ve sivil toplum örgütü temsilcisi hazır bulundu.
Panelin konuşmacıları, Basel Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ueli Mader, BDP Wan Milletvekili Nazmi Gür, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez, gazeteci Ferda Çetin ile Basel Kanton Milletvekili ve SKG yönetim kurulu üyesi Atilla Toptaş’tı. Panelde, Dêrsim Soykırımı, Roboksî katliamı,Türk devletinin katliamcı politikaları, Kürt isyanları ve 2012 Newroz serhildanları konuşuldu.

Özgürlüğün olmadığı yerde isyan var
İlk olarak söz alan gazeteci Ferda Çetin, Türk devletinin tüm katliamları bilinçli ve tertipli düzenlediğini vurgulayarak, „Yüzleşmek asıl toplumun kendisiyle olmalıdır“ dedi.
BDP Wan Milletvekili Nazmi Gür, Türk devletinin muhalif hareketleri anlamaktan ziyade katliamları kutladığını belirterek, „Roboskî unutulursa gelecekte yeni katliamlar gerçekleşir“ dedi. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Bilmez, Türk Başbakanı’nın Dêrsim demesi ve katliamı kabul etmesiyle bir şey değiştirmeyeceğini vurgulayarak, „Yüzleşmek söylemlerle olmuyor. Bu bir zihniyet sorunudur. Aynı başbakan döneminde Roboskî gerçekleşti ve başbakan bunu unutmamızı ve üzerine gitmememizi salık verdi“ dedi. Basel Üniversitesi’nden Ueli Mader ise, adalet, hukuk ve özgürlüklerin olmadığı yerlerde isyanların olacağını dile getirdi. Mader, „Kürtler bu üç temel haktan yoksun yaşıyor. Kürtler neden isyandalar sorusuna en iyi cevap Kürtler için hukuk, adalet ve özgürlükler var mıdır cevabı yeterli olacaktır“ diye konuştu.

Güven: Özgürlük engellenemez
Panele son anda yaşanan teknik sorunlar nedeniyle katılamayan gazeteci Banu Güven ise, yazılı bir mesaj gönderdi. Herkesin Newroz bayramını kutlayan Güven, mesajında şu sözlere yer verdi: „Newroz’u engelleyemediler. Baharın gelmesini de engelleyemezler. Bu topraklar yasakçı zihniyetlere karşı sürekli bahar getirdi. Barış ve özgürlük engellenemeyecek. Bir başka baharda bu gerçekleşecek.“ Panelin ardından ney ve gitar sanatçıları Eser ve Sıdo, müzik dinletisi sundu.
Önceki gün ise Danimarka’da müzik çalışmalarına devam eden ‘Lı Dine’ müzik grubu, Basel Unia Saal Sendika Salonu’nda sahne aldı. Ardından sanatçı Hîvron konser verdi. Yoğunlukta gençlerin yer aldığı her iki konser gecenin geç saatlerine kadar devam etti.
Kürt Kültür Günleri kapsamında dün de Basel Kürt Kültür Merkezi’nde film gösterimi, fotoğraf sergisi ve müzik dinletisi ile sona erdi. 
Kürt Kültür Günleri, İsviçre medyasında da yankı buldu. İsviçre’nin ikinci büyük günlük gazetesi Basler Zeitung, Cuma günkü sayısında, Kürt Kültür Günleri’ne geniş yer ayırarak  Newroz’un Kürtler için önemine ve İsviçre’de yaşayan Kürtlerin sosyal, kültürel ve politik konumlarına ilişkin bir haber-yoruma yayınladı. Gazete, „Her yıl Türkiye’de kanlı geçen Newroz Bayramı, bu yılda devletin yasaklayıcı tavrından dolayı kanlı geçti. Kürtler için Newroz, aynı zamanda direnişin sembolü“ ifadesini kullandı.

ALİ ONGAN/BASEL