
İşte bir yeni katliam daha vuku buldu: T.C. hükümetlerinin —aşırı vergilerle— dünyanın en pahalı akaryakıtını satarak halkın gözünün içine baka baka halkı kazıklamasından mümkün mertebe kaçınmak için sınır bölgesi insanları Irak’tan (ve yakın zamana değin Suriye’den) mazot, benzin, gazyağı getirirler.
28 Aralık 2011 günü akşama doğru Qilaban (Uludere) kırsalı tarafında Güney Kürdistan’dan (Irak sınırının öte tarafında) Irak mazotu getirmekte olan bir Kürt kafilesine Diyarbakır’dan havalanan F-16 uçakları bomba yağdırmışlardır ve valiliğin açıklanmasına göre 35 kişiyi öldürmüşlerdir.
Genelkurmay Başkanlığı hiç hicap duymadan kafilenin insansız uçaklarla tespit edildiğini (yani herhangi bir insan istihbaratına dayanmadığını) o bölgenin PKK’lıların geçiş yolları üzerinde bulunduğu için bombardımana tabi tutulduğunu söylemiştir. (Yani “biz onları terörist sandık” demek istemiştir.)
AKP’ye toz kondurmak istemeyen kimi liberaller suçu sadece TSK üzerine atarak AKP’yi aklamaya çalışacaklardır. Oysa TSK veya AKP Kürt politikasında bir ve özdeştirler. Devletin temsilcileridirler. Yöntemleri şiddettir. TSK olmadan AKP bu şiddeti uygulayamaz. Gelelim öldürülen Kürtlere: Daha birkaç gün öncesine kadar şu kadar terörist öldürdük, bu kadar PKK mensubunu etkisiz hale getirdik diye 20’li rakamlar vererek gerinenler söyleyenler “ne kadar çok öldürürsek, o kadar başarılı oluruz” kanaatindedirler. Bu nedenle, toplu halde öldürdükleri insanların PKK’lı olması ya da olmaması onlar içim önemli değildir. Ters yönden bizim için de değildir.
Kana susamışlım ve toplu kıyım bir politikadır, onun da ötesinde, hangi fraksiyondan olursa olsun yöneticilerin hissiyatıdır. Bu politika yeni de değildir. Uygulamanın devlet arşivlerindeki adı “tedip harekatı”dır. Özalp hadisesinde 33 Kürt köylüsü İnönü ve Çakmak ve Org. Muğlalı’nın emriyle kurşuna dizildiği zaman PKK mi vardı? 1975’te Viranşehir’de 9 Kürt kaçakçı diye öldürüldüğünde gerilla mıydılar?
Oysa ne kadar öldürürseniz, o kadar daha çok batağa saplanırsınız. AKP, Kuzey Kürtlerinden hala azımsanmayacak oy almaktadır, ama inanız ki, AKP’ye oy verenlerin çok önemli bir bölümü Kürt halkının topluluk hakları, ana dilden eğitim, kendi kendini yönetmek konusunda özce DP’den farklı düşünmemektedirler. Bu demektir ki, siz daha fazla öldürdükçe, onlar ve diğer Kürtler de “Demek ki PKK haklı” demeye başlayacaklardır.
Gelelim medyaya: 35 gazetecinin TCK’li diyerek tutuklanmasına kaçınız ses çıkardınız? “Elazığ-D.Bakır yolunda şu kadar PKK mensubu öldürüldü”, “Cudi dağında bu kadar terörist etkisiz hale getirildi” diyen bildirileri ağızlarınız sulana sulana keyifle verdiniz.
Ya liberaller? Onlar hala aynı havadalar. Devleti yöneten AKP ne yaparsa yapsın, onlar AKP muhipliğinden vazgeçmeyecekler.