
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Şemdinli ve Çukurca'daki "devrimci operasyona" ilişkin "Kürdistan’da yürütülen savaş, Türk sömürgeciliğinin vahşetine ve zulmüne karşı halkımızın haklı ve meşru savunma savaşıdır. Bu savaşın sonuçlarından sorumlu olan Kürt sorununa ısrarlı bir biçimde şiddeti dayatan AKP Hükümeti'nin kendisidir" dedi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı dün yaptığı yazılı açıklamada, Şemdinli ve Çukurca hattındaki şiddetli çatışmaları, bu sürece nasıl gelindiğini ve AKP Hükümeti'nin eylemler karşısındaki tavrını değerlendirdi. AKP Hükümeti ile Başbakan Erdoğan'ın geçen yıl Temmuz ayından bu yana Kürt sorununun diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözüm sürecini tek taraflı olarak askıya aldığına dikkat çeken KCK, HPG'nin Tamil Kaplanları gibi tasfiye olacağı senaryoları ile başlatılan bu savaş sürecine karşı gerillanın kapsamlı bir devrimci hamle süreci başlattığına vurgu yaptı. Açıklamada yaşananlar şöyle yorumlandı: "Açık ki, Kürdistan’da gelişen süreç, bir savaş sürecidir. Bu savaş sömürgeci egemen devletin faşist saldırılarına karşı Devrimci Halk Savaşı perspektifi ile halkımızın meşru savunma savaşıdır. Bu kapsamda özellikle Şemzînan, Gever-Oramar ve Colêmerg-Çelê alanları başta olmak üzere tüm Kürdistan’da yeni bir savaş süreci yaşanmaktadır."
AKP Hükümeti ve Türk basınının tüm maharetini ortaya koyarak bu gerçeği kamuoyundan gizlediğini belirten KCK, "Yaşanan savaşın Türk devleti açısından yarattığı kayıpları kamuoyuna yansıtmamaktadır" dedi.
Gerilla özgücüyle savaşıyor
AKP'nin, gerillanın özgücüne dayanarak yaptığı bu hamleyi, dış güçlerin desteğiyle yapılmış gibi göstermek istediğine dikkat çekilen açıklamada bu konuda şöyle denildi: "Bizzat Başbakan ve AKP temsilcilerinin bunu Suriye veya farklı dış güçlerle bağlantılandırarak izah etmeye çalışması, bu görkemli direnişi çarpıtma isteminden başka bir şey değildir. Daha bir yıl öncesine kadar 8 yıl boyunca Suriye ve İran ile ittifak halinde, hareketimize karşı her türlü saldırıyı geliştirerek hareketimizi tasfiye etmek isteyen AKP Hükümeti, şimdi hareketimizi arası bozulmuş olan bu güçlerle ilişkilendirerek gerçeğin üstünü örtmek ve tasfiye amaçlarını gerçekleştirmek istemektedir."
Suriye ile bağlantı yok
Özgürlük hamlesinin Suriye'deki gelişmelerle uzaktan yakından hiçbir bağlantısının olmadığını vurgulayan KCK, "Bölgedeki gelişmeler elbette ki Kürt halkını da etkilemekte ve bu süreçte Kürt halkı da özgürleşecektir. Ancak Kürdistan’da yükselen özgürlük hamlesinin Suriye’deki iç çatışma süreciyle uzaktan-yakından alakası yoktur. Kaldı ki kendisini bile koruyamayan bir gücün Kürdistan halkına verebileceği ne olabilir ki? Kürdistan halkı 30 yıldan bu yana özgürlük mücadelesini yürütmekte. Bu dönemde de mücadelesini üst bir aşamaya taşımış bulunmaktadır. Yaşanan gerçeklik budur" dedi.
90 yıldır dış mihraklarla izah yapılıyor
KCK açıklamasında AKP Hükümeti'nin de devlet geleneğini devam ettirerek, yalanlara başvurduğunu belirterek şöyle denildi: "Birçok koldan yoğun psikolojik savaş saldırıları, tehdit ve şantaj ile gerillanın ve halkımızın haklı davasını gölgelemek için, bu direnişi dış güçlerle izah etme anlayışı, TC devletinin 90 yıllık pratiğinin tekrarından başka bir şey değildir... Hakikat olan şu ki Kürdistan gerillası özgücüne dayanarak haklı bir savaş yürütmekte ve bunu üst bir aşamaya taşırarak birçok yerde alan hakimiyetini kurarak final sürecine girmiş bulunmaktadır. Bu gerçeğin üstünü hiçbir tehdit, saldırı ve sömürgeci yalan örtemeyecektir. Hiçbir güç tarihin akışını durduramayacaktır."
Sivillere bilinçli zarar veriliyor
Gerilla karşısında yenilgiye uğrayan ordunun Hükümetin talimatıyla öylülerin bağ ve bahçesini bombaladığına dikkat çeken KCK, bunun bir özel savaş taktiği olarak bilinçli yapıldığını belirterek "Böylece alçakça bir taktikle halkımızı hareketimize karşı tepkilendirmeye çalışmaktadır" dedi.
Savaşın sorumlusu AKP Hükümeti'dir
KCK, savaşın bu denli yükselmesinden şiddet ve zulüm politikasında ısrar eden AKP Hükümeti'nin sorumlu olduğunu vurgulayarak, "Kürdistan’da yürütülen savaş, Türk sömürgeciliğinin vahşetine ve zulmüne karşı halkımızın haklı ve meşru savunma savaşıdır. Bu savaşın sonuçlarından sorumlu olan Kürt sorununa ısrarlı bir biçimde şiddeti dayatan AKP Hükümeti'nin kendisidir" dedi.
Katledilen çocukların hesabı soruluyor
Adana'da polisin attığı gaz bombasının 11 yaşındaki Mazlum Akay'ın ölümüne neden olduğunu hatırlatarak, Mazlum Akay'ın ailesine başsağlığı dileyen KCK, gerillanın bu çocuklar için eylem yaptığına dikkat çekti ve şöyle devam etti: "Şimdiye kadar onlarca Kürt çocuğu bu biçimde polisin vahşi uygulamaları ve kurşunlarına hedef olarak şahadete ulaşmış ve bu uygulamaları yapan hiçkimseden herhangi bir hesap da sorulmamıştır. İşte şimdi Şemdinli’de, yaşamlarını yitiren Uğur Kaymaz, Enes Ata, Ceylan Önkol, Mazlum Akay ve katledilen tüm çocuklarımızın hesabı sorulmaktadır."
Halka kenetlenin çağrısı
KCK Yürütme Konseyi açıklamasının sonunda Kürt halkını gerillanın direnişi etrafında kenetlenmeye davet etti: "Açık ki Kürdistan’da zorbalığa karşı gerilla savaşı gelişecek, yaygınlaşacak, halkımızın serhildan hareketiyle yükselişi kazanacak ve sonuç almayı başaracaktır. Tüm yurtsever halkımız bilmeli ki, hareketimizin kendi öz gücüne dayanarak geliştirdiği bu direniş Önder Apo’nun ve Kürt halkının özgürlük yürüyüşünü başarıya taşıma direnişidir. Özellikle tarihin bu önemli aşamasında gelişen görkemli direnişlere Kürdistan gençliği her biçimde katılmalı ve sahip çıkmalıdır. Tüm yurtsever Kürdistan gençliğini gerilla saflarına katılmaya çağırıyoruz. Tüm yurtsever halkımızı da bu direniş etrafında kenetlenmeye ve sömürgeciliğe karşı haklı-meşru özgürlük mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz."
KCK açıklamasında Şemdinli ve Çukurca'daki tarihsel direnişte hayatını yitiren gerilllar anılarak, ailelerine ve Kürdistan halkına başsağlığı dilendi.
ANF/BEHDİNAN