Sanatçıların, açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla İstanbul’da kurduğu B1 Sanat Girişimi üyeleri, dün Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması ve oturma eyleme yaptı. Aralarında Pınar Aydınlar, Kardeş Türküler, Kazım Öz, Burhan Berken, Yusuf Çetin, Mizgin, Erdoğan Emir, Yeşim Ustaoğlu ve MKM sanatçılarının da olduğu çok sayıda aydın ve sanatçı, direnişçilerin taleplerinin kabul edilmesini istedi.
Sessiz oturma eylemi yapan B1 Sanatçı Girişim adına açıklama yapan Pınar Aydınlar, vicdan taşıyan herkese seslenerek, „Günler daralıyor“ dedi.

‘Her tabut insanlık erdemlerini katledecek’
Cezaevlerinden ölüm haberlerinin gelmesinin an meselesi olduğunu vurgulayan Aydınlar, „Hapishanelerde ölümün sesi çınlıyor, ölüm kapı eşiğinde, ha içeri girdi ha girecek. Yani yürekler ağızda bekliyoruz, ha bir ölüm haberi geldi ha gelecek. Oysa hepimiz biliyoruz; hapishanelerden bir kez tabut çıkmaya görsün, her bir tabut hepimizin ahlakını, vicdanını, insanlık erdemlerini katledecek“ dedi.
Aydınlar, Kürt siyasi tutukluların, 12 Eylül’de, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, anadilde savunma ve eğitimin önünde engellerin kaldırılması talebiyle başlattıkları açlık grevinin 65. gününe (66. gün) girdiğini hatırlattı.
AKP Hükümeti’nin bu hakları tanımamak, yerine getirmemek için adeta cezaevlerindekilerin ölümünü doğal bulan politik tavrında ısrar ettiğini vurgulayan Aydınlar, BDP dışında, hiçbir partinin ölümleri durdurmak için elle tutulur bir gayret içerisinde olmadığını belirtti.

‘Sessiz kalmak insanlık suçudur’

Sanatçılar, aydınlar olarak tutukluların taleplerinin yerine getirilemez talepler olmadığını düşündüklerini kaydeden Aydınlar, „Yeter ki insan yaşamının, iktidardan, hükümranlıktan daha değerli olduğu kavranabilsin“ diye konuştu.
Pınar Aydınlar, vicdan taşıyan herkese seslendi: „Bize göre tek bir avukat görüşmesi, temel insan hakkı olan anadil hakkının düzenleneceğine dair bir beyan bile ölüme ve vahşete galip gelebilir. Bu yüzden diyoruz ki: Kompleksi aşan tek bir açıklama, tek bir adım bile ölümü durdurup vahşeti sona erdirecekken, sessiz ve seyirci kalmak insanlık suçudur. İnsanlık suçuna ortak olmak yerine, yaşamdan yana olalım, elimizden gelen, gücümüzün yettiği ne varsa şimdi ortaya koyalım. Hemen şimdi, çünkü eşikte bekleyen ölüm sadece tutukluların ölümü değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın ölümüdür.“

 ETHA/İSTANBUL