Reşo Zîlan, 1973 yılından beri İsveç’te yaşayan ve Kürt dili üzerinde yaptığı çalışmaları ile tanınan bir Kürt aydını. Onlarca İsveççe kitabı Kürtçeye çevirdi, İsveççe-Kürtçe sözlük hazırladı.
1976’lardan itibaren ilk, orta ve liselerde Kürtçe öğretmenliği, pek çok yüksek okul ve üniversitede Kürtçe bölümünde öğretim üyeliği ve rektörlük yaptı.
20 yıldan bu yana Paris Kürt Enstitüsü’nün Kürt Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Zîlan, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürtçenin seçmeli dil olarak okutulacağını açıklamasına tepkili. Anadilde eğitimin tartışılmaz bir hak olduğunun altını çizen Zîlan, Türk devletinin 90 yıldır sürdürdüğü baskı ve katliamlardan dolayı önce Kürt halkı ve Türkiye’deki azınlıklardan resmen özür dilemesi, ardından da Kürtlerin yoğun olduğu illerde Kürtçenin ilk ve resmi dil olarak kabul edilmesi ve okutulması gerektiğini söylüyor.

Önce Türk Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Kürtçenin medeni bir olmadığını, ardından da Erdoğan, Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulacağını açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?

Önce medeniyet dilini tanımlayarak işe başlayayım. İsveç’te okullarda modern dil diye bir terminoloji var. Eskiden bu diller Latince, Fransızca, Almanca, İtalyanca olarak sıralanırdı. Bu terim büyük kültürleri olan diller anlamında kullanılırdı. Latincenin büyük bir kültür olduğu doğrudur. İsveç’te 1930’ların ortalarına kadar doktora tezleri Latince olarak yazılırdı. Avrupa’nın tüm modern dilleri Latince üzerinden yükseldi. Ama şimdi durum değişti. Artık konuşulan her dil modern dil olarak kabul ediliyor. Asya, Afrika, Ortadoğu veya dünyanın neresinde olursa olsun konuşulan her dil medeni dildir. Benim anlayışıma göre en fazla aşağılanan Roman dili de bir medeniyet dilidir. Çünkü Romanların büyük bir kültür ve medeniyetleri var. Medeniyet sadece Dolmabahçe’de bir saray veya Babil’de bir kale yapmak değildir. Eğer toplum olarak varsanız ve bir geçmişiniz, kültürünüz varsa kullandığınız dil medeniyet dilidir. Yörüklerin bile bir medeniyetleri vardır ve yörükçe medeniyet dilidir. Kürtçenin medeniyet dili olmadığını söylemek Kürt halkına hakarettir. Bunu eskiden aşırı milliyetçi ve Turancı çevreler söylerlerdi. Kürtlerin medeniyetlerinin olmadığını, mağaradan çıktıklarını gibi şeyler söylerlerdi.

Arınç’ın bu sözlerinin altında ne yatıyor?

Kürtlere ve Türkiye’de yaşayan diğer etnik azınlıklara karşı var olan ırkçılık, şovenizm, Turancılık ve milliyetçilik yatıyor. Hiçkimsenin kendi ülkesinin insanlarını bu derece aşağılamaya hakkı yok. Kürtler olmasaydı, Türkler Anadolu’ya giremezdi. Alparslan ve Yavuz Sultan Selim’e Kürtler yardım etti. Ruslar Kürdistan’a girdiğinde, Lazistan’ın bazı bölgelerini işgal ettiklerinde oralarda Ruslara karşı savaşan ve zafer kazanan Kürtlerdi. Savaşlar sırasında büyük bir kıtlık yaşandı. Yüzbinlerce Kürt yaşamını yitirdi. Ama bunlardan hiçkimse bahsetmiyor. Onun yerine kalkıp dilimizin medeniyet dili olmadığını iddia ediyorlar. Bu açık bir ırkçılıktır. Türk halkı kesinlikle ırkçı değildir. Onların Kürtlerle hiçbir problemi yok. Orta Anadolu’da Kürtler ve Türkler yüzlerce yıldır aynı köylerde birlikte yaşıyorlar. Herkes kendi dilini konuşuyor ve birbirlerine karşı çok saygılı davranıyorlar. Aydınlar içinde ise durum tersi. Özellikle Balkan ülkelerinden gelenler Türkçülük ve ırçılık yapıyorlar. Bunun nedenleri var. 1923 yılında Lozan Anlaşması’nın imzalanmasından sonra bir felaket yaşandı. Değiş tokuş anlaşması gereği 4 milyon insan yer değiştirdi. Anadolu’nun zenginliğini oluşturan büyük bir Rum kitlesi gitti. Karedeniz’de bir tek Pontus kalmadı. Balkanlardan da Müslümanlar Anadolu’ya getirildi. Bunları gayri-Müslümlerden boşalan zengin topraklara, saraylara yerleştirdiler. Onların çocuklarını en iyi okullara gönderdiler. Arnavut gibi değişik halklara mensup olmalarına rağmen ‘Ben 70 dedemden bu yana Türküm’ demeye, Anadolu’da yaşayan diğer halkları aşağılamaya başladılar. Irkçılığı en fazla bu kesimler yapıyor.

Erdoğan’ın Kürtçenin seçmeli ders olacağını açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?

Azınlık kabul edildikleri için İsveç’te 5 halk gurubunun anadilde eğitim görme hakları var. Tek bir çocuk bile olsa devlet öğretmen bulmak ve çocuğa anadilini öğretmek zorunda. Bu kesinlikle her tarafta uygulanıyor. Burada durum böyleyken Erdoğan’ın Kürtçenin seçmeli ders olacağını söylemesini bir hakaret, bir sadaka olarak görüyorum. Türkiye’de çok büyük bir Kürt nüfusu var. Kürtleri asimile ederek sorunu çözeceklerini sandılar. Baskı ve katliamlarla bunu yapmaya çalıştılar. Şimdi kalkmışlar sadaka verir gibi Kürtçenin seçmeli ders olacağını söylüyorlar. Önce devletin en başındaki Cumhurbaşkanı’nın parlamentoda Kürtler, Ermeniler, Süryaniler ve diğer azınlıklara yapılan baskı ve katliamlar için devlet adına özür dilemesi gerekir. Bunu yapmadıkları takdirde yumuşama olmaz. Sen bu özürü bana çok görüyorsan ben seninle entegre olmam.

Anadil söz konusu olduğunda ne yapmak gerekir?

Devleti yönetenler Kürtlere anadilde eğitim hakkı verilmesini tekliğin bozulması, Türkiye’nin bölünmesi olarak görüyor. Seçmeli dersle bu sorun geçiştirilemez. ‘Şimdi size seçmeli ders hakkını verdik, zaten Kürtçe bilmiyor Türkçe konuşuyorsunuz’ diyecekler. Kürtler haklı olarak anadilde eğitim hakkının tanınmasında ısrarlıdır. Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim birimlerinde Kürtçe ilk ve resmi dil olarak kabul edilmelidir. Eğitim Kürtçe olarak yapılmalı ancak Türkçe de öğretilmelidir. Bu biraz zaman alabilir ama gerçekleştirilmesi mümkündür. Devlet bir sene içinde öğretmen kadrosu yetiştirmek ve eğitim için kitap ve benzeri araçları hazırlamayı hedefleyebilir. Türkiye’de pedagoji eğitimi almış on binlerce Kürt öğretmen var. Bunlara yazı dili ve gramatik öğretilebilir. Aynı zamanda matematik, edebiyat, tarih ve diğer ders kitapları Kürtçeye çevrilebilir. Başlangıçta sadece bir kaç derste de anadilde eğitim yapılabilir ve giderek derslerin sayısı arttırılabilir. 5 veya 6 sene içinde tüm müfredat Kürtçe olarak verilebilir. Devlet isterse tüm bunlar yapılabilir.

Uppsala Üniversitesi bünyesinde sürdürdüğünüz Kürtçe öğretmen eğitimi hakkında bilgi verir misiniz?

Bu üniversite bünyesinde Kürtçe öğreten, Kürtler üzerindeki araştırmalar yapan bilimsel bir kurum. Türkiye ve Kürdistan’dan bazı gazeteci, yazar, araştırmacı ve öğretmenler düzenlediğimiz kurslara katıldı. Bu çalışmaları 3 dönem sürdürdük. 30 puanlık kurslara katılanlar burada edindikleri bilgileri Türkiye ve Kürdistan’da öğretmenlik, gazetecilik, çevirmenlik yaparak değerlendirdiler. Buraya öğrenci getirtip eğitim vermek çok pahalıya maloluyordu. İsveç’in Türkiye Başkonsolusu Ingmar Carlsson bize bu kursların Türkiye’de sürdürülmesini teklif etti. Güvenliğimizin sağlanması şartıyla teklifi kabul ettik. Kursların düzenlendiği İstanbul Başkonsolosluğu’nda yatıp kalkacak, havalanına gidiş ve gelişlerimizde İsveçli diplomatlar bize eşlik edecekti. Şartlarımızı kabul etti, ancak biz bunun mümkün olmayacağını, Türkiye’nin kursların verilmesini kabul etmeyeceğini söyledik. O zamanlar Carlsson’un Abdullah Gül’le çok iyi ilişkileri vardı. Gül kurslar için ona ümit vermişti. Türkiye’den bir dönüşünde bizi toplantıya çağırdı. Şok olmuş bir halde ‘bunlar adam olmaz’ dedi. Devlet Kürtçe kursları, Türkiye’de sürdürmemizi kabul etmedi.

Kürt dili üzerinde yaptığınız çalışmalardan söz eder misiniz?

25 yıldır Kurmancî Grubu’nun dil üzerine yaptığı çalışmalar sürüyor. Kürdistan’ın değişik bölgelerinden yaklaşık 20 kişinin yer aldığı grupta ağırlıklı olarak terminoloji ve kelimeler üzerine çalışıyoruz. Kürtçe kelimeleri ortaya çıkarıp bunları değişik dillere, Latince, İngilizce, Fransızca ve Türkçeye tercüme ediyoruz. Kurmancî Gazetesi çıkarıyoruz. Çalışmaları orada yayınlıyoruz. Gazetenin ilk 20 sayısını bundan 15 yıl önce ilk kolleksiyon, 40 sayısını da ikinci bir koleksiyon olarak 3 yıl önce İstanbul’da bastırdık. Yılda iki kez toplanıyoruz. İlk toplantımızı 1987 yılında Katalonya’da Özerk Bölge Hükümeti’nin davetlileri olarak gerçekleştirdik. 50. toplantımızı bu yaz Doğu Beyazıt’ta ‘Ehmedê Xanî Dil Toplantısı’ adı altında yapacağız. Bu Kuzey Kürdistan’daki 2. toplantımız olacak. İlk toplantımızı geçtiğimiz yıl Van’da gerçekleştirdik. 


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM