
Devletin gasp ettiği DBP’li belediyelere atadığı kendi memurları kayyumlar, AKP’nin siyasi ajandasını uygulamakla birlikte toplumsal mühendisliğe ve yeniden Türkleştirmeye girişiyor.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Yerel Yönetimler Komisyonu, 11 Eylül 2016’dan itibaren OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile DBP’li belediyelere kayyum atamaları ve kayyumların uygulamalarına ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. DBP Genel Merkezi Basın İrtibat Bürosu’nda düzenlenen toplantıya DBP Yerel Yönetimlerinden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Emine Özmen, görevden uzaklaştırılan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Akel ve Hazro Belediye Eşbaşkanı Güler Özavcı katıldı.
Hazırladıkları raporu kamuoyuna duyuran Emine Özmen, 24 Temmuz 2015’te yeniden devreye konulan savaşla birlikte DBP’li belediye eşbaşkanlarının tutuklanmaya başlandığını söyledi. Özmen, şunları paylaştı: “11 Eylül 2016 itibariyle, darbe girişimi ile hiçbir alakaları olmayan DBP belediyelerine kayyumlar atanmaya başlandı. 27 Mart 2017 tarihi itibariyle, DBP’li 103 belediyenin 83’üne kayyum atanmış durumda ve 89 belediye eşbaşkanı cezaevinde tutuklu. Bu rapor, hükümet tarafından yapılan kayyum atamalarıyla belediyelere adeta el koyan vali ve kaymakamların gerçekleştirdikleri icraatları ele almaktadır. Rapordaki veriler, kayyum atamalarının sadece hükümetin siyasi ajandasını uygulamakla kalmadıklarını, aynı zamanda toplumsal mühendislik politikalarına girişerek Kürt illerinde toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel çoğulculuk, asimilasyon sürecinin durdurulması gibi alanlarında 1999 yılından bu yana sağlanan ilerlemeleri tersine çevirmeye çalıştıklarını ortaya koymaktadır.”
37 kadın merkezi kapatıldı
Kayyum atamaları ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği için kurulan her mekanizmanın ortadan kaldırıldığını belirten Özmen, DBP’li belediyelere bağlı ya da belediyeler ile birlikte projeler yapan 37 kadın merkezinin kapatıldığını vurgulayarak, belediyelerin kayyum atanması sonrası kapatılan kadın kurumlarını sıraladı.
Çok dilli ve çok kültürlülüğe darbe
DBP’li belediyelerin “Çok Dilli ve Çok Kültürlü Belediyecilik” ilkesini benimsediğinin altını çizen Özmen, DBP’li belediyelerin 1999 yılından bu yana yürüttüğü kültürel çalışmalarının kayyumlar tarafından ortadan kaldırıldığını ifade etti. Kürt illerindeki insan hakları ihlallerine karşı DBP’li belediyeler tarafından gerçekleştirilen hafızalaştırma çalışmalarının atanan kayyumlar tarafından büyük ölçüde yok edildiğinin altını çizen Özmen, Diyarbakır 5. Nolu Askeri Cezaevi için Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yapılan müzenin kapatıldığı, Amed’deki Roboskî Anıtı ve Cizre’de Orhan Doğan Anıtı’nın yıkıldığını söyledi.
Özmen, “Kayyum atanan belediyelerde gerçekleştirilen kültürel ve sosyal etkinliklere bakıldığında, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kültürel çoğulculuk ilkesinde şekillenmiş hizmet ve etkinliklerin durdurulması sonrası, İslamiyet ve devlete bağlılık ekseninde şekillenen bir politika izlendiği görülmektedir” diye konuştu.
2 bin 600 kişi atıldı
Kayyum atamaları sonrası çalışanların KHK’ler ile işten çıkarıldığını dile getiren Özmen, Tüm Bel Sen verilerine dayandırarak, DBP’li belediyelere bağlı 2 bin 22 çalışanın ihraç edildiğini veya kovulduğunu, 585 personelin ise açığa alındığı aktardı.
Ayrıntılı olarak 11 sayfalık raporu okuyan Özmen, sonuç bölümünde ise şunları kaydetti: “Cezaevinde bulunan seçilmiş belediye başkanlarının serbest bırakılması, belediye meclislerinin yeniden faal hale getirilmesi ve kayyum uygulamasına tamamen son verilmesi gerekmektedir.”
AMED