Fransa Gündemi

Fransa'nın başkenti Paris'te her yıl Fransız Komünist Partisi'nin (FKP), geleneksel olarak düzenlediği "Fete du l’Humanite (İnsanlık Şenliği)" 83. yılını geride bıraktı. Bu yıl 13-14-15 Eylül tarihleri arasında La Courneuve Parkı’nda düzenlenen şenliğe katılım geçmiş yıllara göre yarıyarıya düştü. Her yıl 6 yüz bin ile 1 milyon insanın katılım sağladığı şenliğe, bu yıl ilk iki gün aşırı yağış nedeniyle beklenen katılım olmadı. Yüzlerce muhalif kimliğin standının biradada olduğu şenlik alanında, yağmura rağmen 2 yüz bin civarında insan Komünist Parti tarafından üç gün boyunca ağırlandı. 83 yılı geride bırakan şenliğin bu yıl ki teması "savaş değil barış" idi.
Ekolojiden sosyal yıkıma, savaş ve barış, sendikal haklar, işten çıkarmalar vb birçok konuda panel ve söyleşinin gerçekleştiği şenlikte, siyasal alanın ilgilileri yine orta yaş ve üzeriydi. Genç kuşakların ilgi odağı, konser ve eğlence ortamlarıydı. Siyasal alan ve güncel konuların tartışıldığı panellerin yapıldığı stantlarda neredeyse genç görmek mümkün değildi. Solun çağımızdaki handikapı yeni kuşakları politik ve siyasal alan içerisinde tutaması Humanite şenliğinde de belirgin olarak kendisini göstermiş oldu.
Şenliğe geçtiğimiz yılda çok güçlü bir katılım sağlayan Kürdistanî kurumlar bu yıl da daha alanda yerlerini almıştı. Bir köy büyüklüğündeki alanın neredeyse her sokağında adım başı Kürt gençleri, anaları, çocukları, yaşlıları bulmak mümkündü. Üç gün boyunca beş yüzün üzerinde Kürdistanlı "Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü" talebi etrafında biraraya gelmişti. Bir taraftan Kürt diplomatları panel ve söyleşilerde Kürtlerin güncel sorunlarını tartışırken, diğer taraftan her sokağa yayılmış Kürdistanlılar, imza kampanyası yürütüyordu. Yüzlerce insan üzerlerinde bir tarafında Kürt Halk Önderi Öcalan’ın, diğer tarafında Paris’te katledilen üç Kürt kadın devrimcinin fotoÐrafının bulunduğu tişörtleriyle; yağmur, çamur demeden aralıksız imza istedi. Bu emek seferberliğiyle üç günün bilançosu 46 bin imza oldu. Önderliği için bir halkın çabası Fransızlar tarafından hayret ve hayranlıkla karşılanırken, şenlik alanına geren herkes "Öcalan ve Kürtleri" tanımış oldu.
İmza kampanyası sırasında Kürdistanlıların emeği görülmeye değerdi. Her yaştan insan, aralıksız imza toplarken, büyük bir kısmı Fransızca birkaç kelimenin ötesinde dil bilmiyordu. Bildikleri önlerinde bulunan imza föylerini mutlaka doldurmaları gerektiği ve en önemliside önderlerinin özgürlüğü için bir kişi de olsa ulaşmanın anlamıydı. Bu kollektif emeğin ardından Fransız Komünist Partisi Kürt kurumlarını İnsanlık Şenliği sırasında gösterdikleri emeklerinden dolayı kutladı. Korsika Meclis Başkanı, imza metninin üzerine "tüm kalbimle sizinleyim" yazıyordu. Filistin Kültür Bakanı, milletvekilleri, birçok müzisyen, yazar ve entelektüel de imza verenler arasındaydı.
Kürdistanlıların üç günlük seferberliği sırasında Fransa’nın en büyük komedyenlerinden olan Jamel Debbouze büyük sahnede yerini almıştı. Sahne yanında elinde Kürt Halk Önderinin flaması bulunan bir gence, Jamel "bu kimdir" diye sorduğunda, genç, "Kürt Halk Önderidir, 14 yıldır ağır tecrit koşullarında Türkiye’de cezaevinde tutulmaktadır" cevabını verir. Ardından Jamel, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın flamasını alıp sahnede tur attı. Bu görüntünün basın yayın organlarına yayılmasıyla, Fransa Türk lobisi harekete geçti. Konsolosluktan, Türk derneklerine, radyo ve çeşitli yayın organlarında Jamel Debbouze üzerinde bir baskı oluşturulmaya çalışıldı. Jamel Debbouze’dan resmi bir açıklama gelmediği halde, asılsız bir dizi haber de yapıldı. Türk lobisinin böylesi bir basitlikte paniğe kapılmasını gerektiren bir durum yoktu.
Ayrıca unuttukları bir şey vardı; milyonlar, onyıllardır Öcalan flamalarıyla Kürdistan, Ortadoğu ve Avrupa’nın meydanlarını dolduruyor. Ortada korkacakları bir durum varsa Jamel’in flama sallaması değil, Kürtlerin üç gün de 2 yüz bin insana ulaşacak enerjisi, inadı, bükülemeyen iradesi ve inancıydı!