Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ün öldürülmesine dair davada müebbet hapis cezası verilen Şerif Mesutoğlu, 85 gündür açlık grevinde. Mesutoğlu, adil yargılama istiyor.

Mardin Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ün 10 Kasım 2016'da uğradığı bombalı saldırıda ölmesine ilişkin görülen davada iki kez müebbet hapis cezası verilen Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Şerif Mesutoğlu, 85 gündür açlık grevinde.

Siverek T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mesutoğlu, açlık grevi eylemini adil yargılanma talebi ile gerçekleştiriyor. Açlık grevine girdiğinden beri 22 kilo kaybeden Mesutoğlu, tansiyon ve baş dönmesi sorunları yaşıyor.

Ailesi aracılığı ile mesaj gönderen Mesutoğlu, açlık grevi eylemini sonuç alana kadar sürdüreceğini söyledi. Dosyanın kimse tarafından incelenmediğini belirten Mesutoğlu, "Dosya incelenmiş olsa gerçeklere ulaşmak mümkündü ama yapılmadı. Dosyayı tekrar incelesinler, veriyorlarsa yine aynı cezayı versinler" dedi.

Safi uydurma dosya

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin açılan davada, en önemli deliller arasında gösterilen not kağıdının orijinalinin ortada olmadığı, taklit olduğu kesinleşti. Patlamadan sonra çalışır halde olan Safitürk’ün telefonu, laboratuarda çalışmadı. Olanlardan kuşkulanan Safitürk’ün ağabeyi, dilekçe yazarak kaygı ve sorularını sıralayıp soruşturmanın yenilenmesini istedi. En önemli tanık olarak gösterilen kişinin hem akli dengesinin yerinde olmadığı hem de Kürtçe ifadelerinin çarpıtılıp söylemediklerinin de eklendiği anlaşıldı. Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin karartma yaparak, delliler uydurarak, ifadeleri bile çarpıtarak sadece cezalandırma üzerine yapılan kurguyla ilerleyen Türk yargısı, kurbanlar içinden birini seçerek 12. duruşmada kararını verdi. Mahkeme, 6 Nisan 2018’de Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu’na iki kez ağırlaştırılmış müebbet ile 18 yıl hapis cezaları verdi. Üstelik Safitürk’ün ağabeyi bile dava süreci ve kararlara ikna olmadı.

Protesto etmişti

İki kez müebbet hapis cezası verilen Şerif Mesutoğlu, davanın 10. duruşmasında bedenini ateşe vermişti. Tutuklu bulunduğu Urfa Siverek T Tipi Kapalı Cezaevi’nden, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlanan Mesutoğlu, savunması alındığı sırada kıyafetlerinin altına gizlediği çakmak gazını çıkarıp, üzerine sıktıktan sonra “Bu ülkede adalet yok” diyerek bedenini ateşe vermişti.

 

URFA

 
 

Tutsak Eroğlu aklını yitiriyor

 

Nusaybin Davası tutsaklarından Ramazan Eroğlu, akıl sağlığını tamamen yitirme riskiyle karşı karşıya olmasına rağmen tahliye edilmiyor.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016’da tahliye edildikten sonra tutuklananlar arasında bulunan Ramazan Eroğlu akıl sağlığını tamamen yitirme riskiyle karşı karşıya. Eroğlu, 4 Eylül’de durumunun ağırlaşması üzerine tutuklu bulunduğu Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi'nden İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Burada mahkum koğuşunda tutulan Eroğlu'nun psikolojik sorunların yanı sıra hafıza kaybı yaşadığı öğrenildi. Ailesinden sadece bir kişiyle haftada bir kez görüştürülen Eroğlu'nun, ayrıca kendine zarar verme noktasına gelerek, saldırgan bir şekilde hareket ettiği bildirildi. Eroğlu'nun ailesi, kendilerini tanımayan çocuklarının tedavi edilmesini istedi.

Eroğlu'nun avukatları, bir buçuk ay öncesinden müvekkillerinin hastaneye sevk edilmesi için girişimlerinin olduğunu ancak bir sonuç alamadıklarını aktardı. Avukatlar, Eroğlu'nun kendisine zarar vermeye başladıktan sonra hastane sevkinin gerçekleştirildiğini belirterek, ciddi bir ihmalin olduğunu vurguladı. Avukatlar, Eroğlu'nun tahliyesinin ne zamana kadar süreceği belli olmayan tedavi süreci sonrası hazırlanacak rapora bağlı olduğunu kaydetti.

Eroğlu hakkında açılan davanın bir sonraki duruşması 20 Eylül’de Mardin'de görülecek.

 
   

Cezaevlerindeki ihlaller bitmiyor

 

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, Kırıkkale F Tipi Cezaevi ve Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklular yaşadıkları hak ihlallerini avukatları ve kaleme aldıkları mektup aracılığıyla anlattı.

Sincan Cezaevi’ndeki tutsaklar, avukatları aracığıyla şunları aktardı: Oda değişim taleplerimiz kabul edilmiyor. Aileler açık görüşe geldiğinde çıplak arama dayatılıyor. Arkadaş görüşçülerine güvenlik soruşturması uygulanıyor. Kantin ihtiyaçları karşılanmıyor.

Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, gönderdikleri mektupla yaşadıkları hak ihlallerini şöyle sıraladı: Sohbet, spor, atölye ve kurs faaliyetlerimiz haftada 5 saate indirildi. Kantindeki ürünlerde fahiş fiyatlar uygulanıyor. İhtiyacımız olan deterjan, sabun, diş macunu az veriliyor. Dört kişiye üç ranza var. Oda baskınlarında eşyalarımız dağıtılıp, kırılıyor. Kürtçe mektup ve kitaplarımız ya hiç verilmiyor ya da aylar sonra veriliyor.

Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nden mektup gönderen tutsaklar ise askeri nizamda sayım istendiğini belirterek, “Askeri nizamda sayımı kabul etmeyenlere soruşturma açılıyor, disiplin cezası veriyor. İdare bizleri mağdur etmek için her türlü psikolojik yol ve yöntemlere başvurarak, hukuk dışı uygulamalar dayatıyor. Bu işkence ve baskıları kabul etmeyeceğiz” dedi.