• Qoser’in tütün tarlalarında çalışan kadınlar, kavurucu sıcaklar altında günde 8 saat çalışarak 850 lira yevmiye aldıklarını belirterek yaşadıkları zorlukları dile getirdi: “30 dakika yemek molası veriliyor. Lokmamız ağzımızdayken kalkın diyorlar.”
  • Gece 03.00’te evlerinden çıkıp sabah 05.00’te işe başlayan kadınlar, tuvalet ve temiz içme suyu olmayan tarlalarda yemek molalarının bile çok kısa tutulduğunu, eve döndüklerinde ise ikinci mesailerine başladıklarını ifade etti.

 

Kürdistan'ın en bereketli topraklarından biri olan Mêrdin'in Qoser (Kızıltepe) ilçesindeki ovalar, tarım için oldukça verimli bir yer olarak biliniyor. Özellikle buğday, arpa, mısır gibi ürünlerde üretim verimli oluyor.

 Qoser Ovası'nda hasat edilen bir diğer ürün ise tütün. Tütün üretiminin her adımında ise kadınların emeği var. Sabahın erken saatlerinde tütün tarlalarında kadınların mesaisi başlıyor. Gecenin bir vakti evlerinden çıkan kadınlar, tarlalara doğru yol alıyor. Sabah saat 05.00'te mesaisi başlayan kadınlar, gün ilerledikçe kavurucu sıcaklar altında çalışıyor. Günün 8 saati çapa yapıp hiç durmadan çalışan kadınlar, 8 saat çalışmalarına rağmen 850-870 TL civarında yevmiye alıyor.

Mêrdin'in Qoser ilçesine bağlı Axzîyaret (Akziyaret) köyünde bulunan tütün tarlalarında çalışan kadınlar, yaşadıklarını Jinnews’ten Neslihan Kardaş’a anlattı.

Evde ikinci mesai

Kadınlar, emeklerinin karşılığını alamazken, mesaileri sadece tarlada çalışmakla da bitmiyor. Tarlada işi biten kadınların ikinci mesaileri ise evde başlıyor. Evde yemek, temizlik, çocuk bakımı gibi işlerle de ilgilenen kadınlar, bir sonraki güne hazırlık da yapıyor. Tarlada çalışırken yiyecekleri yemekleri evden götüren kadınlar, 45 dereceyi bulan sıcaklıklarda çoğu kez yemeklerinin bozulduğunu söylüyor.

Gece 3’te yola çıkıyorlar

Tarlada çalışırken birçok zorlukla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Mava Begari, “Buraya gelmek için gece saat 03.00'te kalkıyoruz. Ardından yola çıkıyoruz ve sabah saat 05.00'te iş başı yapıyoruz. Hava sıcak olduğu için saat bire kadar çalışıp eve gidiyoruz. Havalar çok sıcak ve bu bizi çok zorluyor ama yapacak başka bir şey yok. Ben eve gittikten sonra evde pek iş yapmıyorum ama birçok kişi eve gittikten sonra da ev işleri yapıp çok yoruluyor” dedi.

Sıcaklar zorluyor

Yaptıkları işin çok zor olduğunu vurgulayan Leyla Begari, “Havaların sıcak olması daha da zorlaştırıyor. Sabah saat üç buçukta yola çıkıp buraya geliyoruz. Buradaki yorgunluğun yanında evimize gidince de yoruluyoruz. Buraya da mecburiyetten geliyoruz. Yaşam koşulları çok zor. Bizler burada çok az para alıyoruz. Elektrik, su gibi faturalar, gıda masrafları zaten çok pahalı. Hem çok yoruluyoruz hem de ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Şu an 850 lira yevmiye alıyoruz. Bu para ile ne alabiliriz ki?” diye konuştu.

Lokmaları ağızlarındayken müdahale

Kadınların daha fazla zorlukla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Leyla Begari, “Mecbur olmasak gelip burada çalışmazdık. İş verenlerin emeğimizin karşılığını vermeleri gerekiyor. Buraya gelirken yemeklerimizi de yine kendimiz evden getiriyoruz. Bazen sıcaktan getirdiğimiz yemek bozuluyor. Yemek molalarımız bile çok az. 30 dakika yemek molası veriliyor. Bizler yemeğimizi hazırlayıp yiyene kadar süre bitiyor bile. Daha lokmamız ağzımızdayken kalkın diyorlar. Çalıştığımız yerde tuvalet yok. Burada çalışanların hepsi kadın ve kadınlar için daha büyük sorun oluyor” sözlerini kullandı.

İçme suları dahi kirli

Erken saatlerde iş başı yaptıklarını belirten Meryem Akar, "Her zaman iş olmuyor. Bazen geliyoruz. Bizden sorumlu olan çavuşlar var. İş verenler onları arıyor ve ihtiyaca göre işçi istiyor. Bazen 3-4 gün evde oturduğumuz oluyor, bazen de bir hafta aralıksız işe geliyoruz. Bizler burada çok yoruluyoruz, vücudumuz ağrıyor. Güneş altında çalışıyoruz. Koşullarımızın düzelmesini istiyoruz. İçme suyumuz bile temiz değil. Burada işimiz bittikten sonra eve gidince de dinlenemiyoruz. Eve gidince yemek yapıyoruz ve evin diğer işleri ile ilgileniyoruz" diye konuştu. QOSER