9 Ekim komplosunun 17. yılına girerken komployu aratmayan saldırılarla karşı karşı kalmaktayız. 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması için her türlü baskıyı geliştiren Türk devleti, Önderliği buradan çıkararak Özgürlük Hareketini ortadan kaldıracağının planlamasını yapmaktaydı. Uluslar arası güçlerle yaptığı anlaşmalar sonucu Suriye sınırları dışına çıkarılan ve daha sonra da esaretle sonuçlanan bir komplonun yaşanması, Kürt Özgürlük Mücadelesini geriletememiştir. Esaret koşullarının tüm baskı, işkence ve yıldırma politikaları karşısında her geçen gün mücadeleyi daha da büyüterek yürüten Önderlik, kendisine yapılan komplonun tüm yönlerini büyük bir irade sergileyerek deşifre etmiştir.

9 Ekim’de Kürt sorununa demokratik yollardan çözüm bulma arayışıyla Avrupa’ya çıkmayı Özgürlük Mücadelesi'nin gelişimi açısından önemli bulan Önderlik, karşılaştığı yaklaşımlar karşısında Kürt halkının ve özgürlük arayışları olan iradeli hiçbir kesimin kapitalist sistem karşısında kabul edilmediğini kendine karşı geliştirilen yaklaşımlarla bir kez daha çok açık olarak görmüştür. Sözde insanlık ve demokrasi adına hareket eden güçlerin çıkarcı yaklaşımları bu komplo ile açıkça gözler önüne serilmiştir.
Uluslararası komployu Önderlik, kendi duruşuyla İmralı koşullarında deşifre ederken, içinde bulunduğu zemini mücadelenin güçlü bir kalesi haline getirmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin Önderliğin esaretiyle ortadan kalkacağının hesabını yapanlar ne kadar yanıldıklarını her geçen gün daha da net olarak görmüşlerdir. Kürt Özgürlük Mücadelesi Önderliğin emekleri ve Kürt halkının Önderliğe ve özgürlük değerlerine bağlılığının sonucu her geçen gün kazanımlarına yeni bir kazanım ekleyerek özgür yaşam koşullarını oluşturmuşlardır. Önderliğin en çok emek verdiği Rojava’da özgür Kürt ve özgür yaşam koşullarını oluşturmuşlardır. Verilen mücadele sonucu Rojava Devrimi'nin kıvılcımları Kobanê’de yakılmıştır. Kobanê Önderliğin mücadeleyi geliştirmek için geldiği mekan olması açısından da Özgürlük Hareketi’nin gelişiminde önemli bir yere sahiptir.
Komplonun üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen, özgürlük değerlerinin kazanımlarının her geçen gün artarak gelişmesini kabullenemeyen uluslararası komplocu güçlerin tekrardan bir komplo hazırlığına girmeleri çok uzun zaman almamıştır. Mücadelenin başlatıldığı yerden komploya devam etmek istemektedirler. Bugün Kobanê’ye bu kadar saldırı oluyorsa, bu, komplonun deşifre olmasına duyulan öfke olmaktadır. Özgür Kürdün gelişimine olan öfke olmaktadır. Kapitalist modernite karşında geliştirilen demokratik moderniteye olan öfkedir. Burada yapılan saldırılar sadece Kürtlerin özgürlük arayışları ya da özgür yaşamalarına karşı değil, Kürtler şahsında uyanacak olan insanlığa karşı yapılan saldırıdır. Kobanê’de Kürtlerin kazanması, özgürlük yolunda tüm halkların iradelerinin kazanmasıdır. O yüzden uluslararası güçler bugün Kobanê saldırıları karşısında seyirci konumunda kalmakta, hatta bu saldırılarda insanlığın düşmanı IŞİD’e açıktan destek sunmaktadırlar. Türk devleti Kobanê saldırısı karşısında IŞİD’i geliştirerek destek sunarken, bazıları da Kobanê saldırıları karşısında sessiz kalarak destek sunmaktalar.
 Komplonun gelişim aşaması ve Önderliğin esaretiyle sonuçlanan süreçte kör, sağır ve dilsiz olan dünya, bugün Kobane’ye saldırılar karşısında da kör, sağır ve dilsizleri oynamaktalar. Sorun Kürtler olduğunda dünya devletlerinin tavrı hiç değişmeden devam etmekte, yani Kürtler hiçbir yerde görülmemektedir. Tarihin kendisini tekrar etmesine çok inancımız olmasa da, gündem Kürtler olduğundan, Kürtlerin yaşadıkları acıların hiçbir zaman ve hiçbir yerde duyulmaması, 9 Ekim komplosunda olduğu gibi, Kobanê’ye saldırılarında da Kürtlerin görülmemesi tarihin tekerrür etmesi değil de nedir?
9 Ekim komplosu Önderliğin emekleri ve özgür Kürdü yaratma ısrarıyla etkisizleştirilmiştir. Kürtler kendi iradeleri ile kendi yaşamlarını örgütleyerek özgür yaşam tercihlerini netleştirmişlerdir. Hiçbir güç Kürtleri bu özgürlük tutkusundan koparamaz. Bugün Kobanê saldırıları karşısında Kürtler, sadece kendi iradesi ve gücüyle bütün komplocu ve gerici güçlere karşı bir direniş gerçekleştiriyorlarsa, bu, özgürlük tutkusu ve iradesinin direnişidir. 9 Ekim komplosunun tekrarlanamayacağının direnişidir. Onun için yaratılan özgür Kürdün bugün Kobanê’de ortadan kaldırılması da öyle kolay olmayacaktır. Kürtler kendi iradelerine Kobanê şahsında her zamankinden daha fazla sahip çıkarak, komploları etkisizleştireceklerdir.