Katiller korundu, iç hukuk yolları tıkanınca dava AİHM'e taşındı. Acısı dün gibi taptaze olan Makbule Kaymaz, "Ölümlerinin yıldönümü olduğunda her şeyi yeni baştan yaşıyoruz. Unutmuyoruz" diyor. "Katiller dışarıda geziyor" diyen Kaymaz, "adalet bu mudur" diye soruyor.

Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde 21 Kasım 2004 tarihinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz'ın evlerinin önünde polisler tarafından katledilmesinin üzerinden 9 yıl geçti. 12 yaşında 13 kurşun ile katledildiğinde yanına bırakılan kalaşnikof marka silah ile Uğur Kaymaz, "eylem hazırlığındaki terörist" diye kamuoyuna yansıtılmak istendi. Okulda devamsızlığı bile olmayan, yanında babası ile ayaklarında terlik ile yere serili şekilde bulunan Uğur Kaymaz, katledildiğinde ilköğretim 5. sınıf öğrencisiydi. Kaymaz'ı ve babasını katleden polis "yanlış ihbar ve istihbarat üzerine yargısız infaz" yapsa da operasyonda silah kullanan hiçbir polis ceza almadı. Türkiye'de iç hukuk yolları kapandığı için dava, AİHM'e taşındı.

Acısı taptaze

Oğlunun ve eşinin katledilişinin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen suçluların dışarıda gezdiğini belirten Makbule Kaymaz (38), "Eşimi ve oğlumu, kapı önünde sebepsiz yere katlettiler ve katilleri hala dışarıda. Katletmelerinin üzerinden 9 yıl geçti. Biz şehitlerimizi zar zor defnediyoruz ve ardından bizi tutuklayıp cezaevine gönderiyorlar. Bizi hemen tutukluyorlar peki neden sebepsiz yere öldürülen eşimin ve çocuğumun katillerini tutuklamıyorlar" diye sordu.

'Yaşasaydı delikanlıydı'

"Uğur eğer yaşasaydı şu anda bir delikanlı olmuş olacaktı" diyen Kaymaz, "Ölümlerinin yıldönümü olduğunda her şeyi yeni baştan yaşıyoruz. Unutmuyoruz. Gezsek de yesek de katledilişleri gözlerimizin önünden gitmiyor. Allah kimseyi eşsiz ve çocuksuz bırakmasın" diye konuştu. Türkiye'de adaletin olmadığını dile getiren anne Kaymaz, "Katiller dışarıda geziyor. Bizleri öldürülen onlar, ama tutuklanan bizleriz. Bu adalet değildir" diye konuştu.

Her şeye rağmen barış

Yine de artık savaş değil, barış istediklerini belirten anne Kaymaz, "Artık kimse öldürülmesin. Çocuklar öldürülmesin. Yeter artık; bizim yüreğimiz yandı başkalarınınki yanmasın. Biz barışı istiyoruz savaşı değil" dedi.

Yargı Kürtlere önyargılı

Katledilen baba ve oğul Kaymaz'ın avukatı olan Erdal Kuzu ise, katillerinin yargılaması sürecinde birçok hukuksuzluğun yaşandığını belirterek, şunları dile getirdi: "Uğur gibi babasının katledilmesi toplumsal vicdanda derin bir yara açmıştır. O zaman hukuk anlamında yapılan mücadele, Türkiye'de, bu faillerin yargı önüne çıkarılıp, cezalandırması ve bununla da kamuoyu vicdanını tatmin edilmesi ve Türkiye'de ayrımcı bir hukukun olmadığının kanıtlaması amacını taşıyordu. Fakat bütün bu konularda yanıldık. Maalesef, yargı sistemi Kürtlere karşı önyargılıdır. Türkiye'deki yargı sistemi etnik kimlikçidir. Yargı sistemi bütün Kürtleri suçlu eğilimli olarak gören bir sistemdir. Bu mantıkla hareket edildiği için Uğur ve babasının katilleri hakkında da beraat kararı verildi. Yargı, onları da bir yerde akladı."

Katliam şüphe götürmez

Türkiye'de iç hukuk yolları kapandığından dolayı davayı AİHM'e taşıdıklarını ve davanın hala devam ettiğini kaydeden Kuzu, "AİHM, en son Şırnak'ta köylerin bombalanmasına ilişkin emsal bir karar verdi. Bu kararın ardından Uğur ve Ahmet Kaymaz için ciddi bir şekilde tespit kararın çıkacağını diliyoruz. Çünkü Uğur ve babasının yaşam hakkının gasp edildiğinden kimsenin bir şüphesi yoktur. Şüphesi olanlar ise katilleri kollayan yargı mensuplarıydı. AİHM'de biz Uğur ve babasının yaşam hakkını ihlal edildiğini tespit ettirebilirsek ve AİHM bu yönde bir karar verirse; belki daha sonra Uğur'un ardından öldürülmüş diğer çocuklar açısından da yeni bir yol açılmış olacaktır. Bu yargılamanın sonucunu bekliyoruz" diye belirtti.
Oğul ve baba Kaymaz'ın ölüm yıldönümü nedeniyle hüzünlü olduklarını belirten Kuzu, "AİHM'de davayı kazanırsak o zaman buruk bir sevinç yaşamış olacağız" dedi.

Asla unutmayacağım
Babası ve ağabeyi katledildiğinde henüz 7 yaşında olan Ali Kaymaz, katillerin cezalandırılması için mücadele edeceğini belirtiyor.
Şu anda 8. sınıf öğrencisi olan Ali Kaymaz, “Olayı çok iyi hatırlıyorum. O zaman yaşananlara anlam veremiyordum. Ancak kafamdan neden böyle bir şey oldu? Neden babamla abimi öldürdüler soruları hep geçiyordu. Şu anda 8. sınıf öğrencisiyim. Yıllar geçtikçe bu olayın neden yaşandığını anlamaya başladım. Abim ve babamın neden öldürüldüklerini, kimlerin bunu yaptığını anlamaya başladım. Şimdi tek düşüncem onları katledenlerin gereken cezaları almaları için mücadele etmek ve bu konuda çalışmalar yapmak" dedi.
Ali Kaymaz, Uğur'dan kalan hatıralarını ise “Abimle ilgili olarak hatırlayabildiklerim; babam kamyonu ile Irak'a yük taşımaya giderdi o zamanlar Uğur'da kendisine küçük bir el arabası almış çarşıda yük taşımacılığı yapardı. Boş zamanlarından beni o arabaya bindirir gezdirirdi. Bazen de 'Seni bu arabayla Irak'a babamın yanına götürceğim' derdi. Ben ailenin en küçüğüydüm, beni çok severdi. Ben de onu çok seviyordum. Anneme ‘sen bu tatlı çocuğu nereden getirdin’ diyordu. Birbirimize çok bağlıydık. Onu asla unutmayacağım“ şeklinde dile getirdi.


MEHMET ŞAH ORUÇ/DİHA/MARDİN