Europa Online Magazine ve Alman Basın Ajansı büyük ustanın doğum gününü "Yaşar Kemal biraz daha genç olsaydı, muhtemelen İstanbul Taksim Meydanı'ndaki protestolara katılacaktı" yorumunu yaparak, "Çağdaş edebiyatın Kürt kökenli ‘asil beyefendisi' doksan yaşına basıyor" sözleriyle kutluyor.
Frankfurter Allgemeine Zeitung "Kürt Halklarının, Türkiye'nin ve Dünyanın Yazarı" diye başlık atıyor. Berliner Zeitung ise "Başkaldıran bir Homerus" başlığını atarak; "Bu topraklar aynı zamanda çok büyük acıların, kıyımların toprağı olmuştur. Aleviler, Ezidiler, Süryaniler, Türkmenler, Kürtler ve Ermeniler. Yaşanmış çok büyük acılar, yitirilmiş çok büyük değerler var ama insanlığın bütün kirlerinden arınması çabası da var. Çabaların en kutsalı da düşmanlıklara karşı koymak, barışta direnmektir." Yorumunu yapıyor.
İsviçre'deki yayıncısı Unionsverlag da yazarın doğum gününü, "Onun hiç azalmayan muzip bir hali ve hiç bitmeyen bir öfkesi var. Barış edebiyatçısı Yaşar Kemal 90 yaşında" sözleriyle kutladı.
Dünyanın önde gelen basın organlarında haber ve yorumlar yayınlanıyor. Hepsi bize büyük ustanın insan hakları, barış ve doğa için uzun yıllardır savaşım verdiğini hatırlatıyor. Ama nedense Türkiye'de benzer bir hatırlatma ve kutlama yok. Bu vesileyle, bu yazıda büyük ustaya bir selam uçurmak istiyorum.
***
Asıl adı Kemal Sadık Göğceli olan Yaşar Kemal, aslen Van-Erciş yolu üzerindeki Muradiye İlçesine bağlı bir köylü ailenin çocuğudur. Ailesi Birinci Dünya Savaşı'ndaki işgal yüzünden uzun bir göç süreci sonunda Adana'nın Osmaniye İlçesine bağlı Hemite köyüne yerleşmiştir.
Daha 5 yaşındayken kan davası yüzünden babasının öldürülüşüne şahit oluyor, şok geçiriyor, uzun bir süre dili tutuluyor, konuşamıyor. Yine çocukken, böyle bir Kurban Bayramı gününde bir kaza sonucu bir gözünü kaybediyor.
Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak zorunda kalarak, ırgatlık, amelelik, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalışır. 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşar. Sonraki dönemde İstanbul'a gelen yazar, çeşitli dergilerde öyküler yazar. Kendisini üne kavuşturan ilk romanı İnce Memed'i ise 1955 yılında tamamlar.
Yazarın kendi deyimiyle "mecbur adamın" öyküsüdür İnce Memed. Yayımlandığı dönemde büyük yankı yaratmış olan İnce Memed'de yazarın geleneksel masal, efsane tema ve motiflerinden yararlanarak çağdaş düzeyde romantik bir öykü kurduğu gözlenir.
***
Yaşar Kemal'in daha çok yaşını almış eski kuşaklara hitap eden bir yazar olduğu sanılır. Oysa yapılan bir ankette Türkiyeli genç eleştirmen ve yazarlara Yaşar Kemal'le ilgili kimi sorular sorulmuş, çıkan sonuçta genç kuşağın Yaşar Kemal'e sevgi ve saygısı tam. Görüşüne başvurulanların yüzde yetmişi "Yaşayan en büyük Türkiyeli romancı gerçekten de Yaşar Kemal mi?" sorusuna yüzde 70'i evet demiş. Yine kitaplarındaki en önemli temanın "doğa" olduğuna vurgu yapanların oranı yüzde 60. En iyi kitabı yüzde 50 ile İnce Memed. En çok takdir edilen özelliği: "Dilinin yalınlığı ve bu sayede öykü anlatma becerisinin öne çıkması ve Türk değil, Türkiyeli olması" imiş.
Tabii bu hiçbir eleştirileri yok anlamına da gelmiyor... Mesela "En kötü yanı nedir?" Sorusuna: "Kendi tarzının sınırlarını esnetmemesi, farklı şeyler denememesi." "Virgülsüz olması. İyi bir çıkışın esiri kalmışlığı. Kendini tekrar etmesi." "Tek bir coğrafyaya ve tek bir duyguya bağlı kalmış olması." Gibi yanıtlar verilmiş.
***
"Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük kayıp sayarım." Diyen ustanın doğum gününü kutluyor, tüm okurlara kurbansız ve cellatsız bayramlar diliyorum.
90 yaşında bir delikanlı
Avrupa'da kimi basın kuruluşları, Yaşar Kemal'in 90. doğum gününü kutluyor. Bu vesileyle birçok yayın organında çıkan haberlerde Yaşar Kemal'in yapıtlarından, yaşamından, çevre duyarlılığından ve mücadeleci ruhundan övgüyle söz ediliyor.