Alman, Avusturya ve İsviçre’den 92 yayınevi, Alman İçişleri Bakanlığı’nın Mezopotamya Yayınevi’ni yasaklanması ve kitaplara el koymasını “siyasi sansür ve yayın özgürlüğüne saldırı” olarak niteledi ve yasağın kalkmasını talep etti.
92 Yayınevi yayıladığı deklarasyonda Mezopotamya Yayınevi’nin kapatılmasını kınayarak, Berlin yönetiminin muhalif Kürtlerin seslerini kısmaya çalıştığını ifade etti.
Alman İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in talimatıyla Kürtlerin Almanya’daki iki önemli kurumu olan Mezopotamya Yayınevi ve Mir Müzik 12 Şubat 2019 günü resmen yasaklandı. Geçtiğimiz yıl her iki kurumu iki kez basan polis, aralarında Kürtçe çocuk kitapların da bulunduğu çok sayıda kitaba el koymuştu.
Mezopotamya Yayınevi’nin yasaklanması geçtiğimiz günlerde Leipzig’de gerçekleşen uluslararası kitap fuarına katılan yayınevlerinin de gündemindeydi. Fuarda 100’ye yakın yayınevi, kitapevi ve medya kuruluşu ortak bir deklarasyon yayınlayarak Mezopotamya Yayınevi’nin yasaklanmasının kınadılar.
Deklarasyonda Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği (Börsenverein) yetkilisi Christoph Links, yasak kararını “Bu Almanya’da kolayca gerçekleşmesi mümkün olmayan düşünce ve yayın özgürlüğünü yönelik bir saldırıdır” sözleriyle eleştirdi. Deklarasyonda İçişleri Bakanlığı’nın Kürtlerle ilgili her şeyi “Bunlar PKK’dir” diyerek yasaklama girişiminin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Yasak kararının Türkiye’de 31 Mart günü yapılan seçimler öncesine denk gelmesinin tesadüfi olmadığına dikkat çekilen deklarasyonda Federal Alman Hükümeti’ne şu eleştiriler yöneltildi: “Türkiye’deki seçimlerle Almanya’daki Kürt medya kuruluşlarının yasaklanması arasında bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Burada amaç muhalif Kürt sesini Almanya’da da kısmaktı.”
Deklarasyonda Mezopotamya Yayınevi’nin çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten yayıncılar, Kürt kuruluşuna yönelik kapalı kapılar ardında siyasi sansür uygulandığını ifade ettiler. Mezopotamya Yayınevi’nin bastığı kitapların yasaklanmadığını ve hiçbir yargı sürecinin söz olmadığını hatırlatan yayıncılar, bu durumun basın ve fikir özgürlüğünü garantiye alan yasalara aykırı olduğuna dikkat çektiler.
Avusturya ve İsviçre’den de çok sayıda yayıncı ve kitapevinin imzaladığı deklarasyonda, Berlin yönetimine şu çağrı yapıldı: “Almanya’da siyasi çıkarlardan bağımsız olarak basın-yayın ve fikir özgürlüğünün korunması gereken temel değerler olduğunu belirtiyor, bu yasağın kaldırılarak Mezopotamya Yayınevi’nin el konulan kitaplarının geri verilmesini istiyoruz.”
FRANKFURT