Ancak Avrupa'daki muhalifler sırf mülteci akınını durdurmak için Türkiye ile "kirli bir anlaşma" yapılmaması gerektiğini belirterek, Erdoğan'ı kucaklayan AB yetkililerine tepki gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk kez Brüksel’i ziyaret etti.
Yaklaşık bir yıllık bir aradan sonra gerçekleşen ziyarette başlıca gündem maddesi mülteciler üzerinden yapılan kirli pazarlıktı.
Erdoğan, Pazartesi günü Brüksel'de görüştüğü Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'den iki milyonu aşkın mülteciyi Türkiye'de tutması karşılığında Suriye sınırında oluşturulmasını istediği 'tampon bölge'yi desteklemelerini talep etti.
Kürtler ile DAİŞ'i aynı kefeye koyarak PYD'ye 'terörist' deme cüretini gösteren Recep Tayyip Erdoğan AB ülkelerinden de aynı tavrı göstermesini istedi. Sırf "başkan" olamadığı için Kürtlere yönelik kirli bir savaş başlatan; çocuk, kadın, genç ve yaşlı demeden pervasızca sivilleri katleden Türk Cumhurbaşkanı AB'den tüm bunlara da göz yummasını talep etti.
Sırf Suriye'de yürüttükleri vekalet savaşından kaçan mülteciler topraklarına girmesin diye Erdoğan'la işbirliği yapmaya hazır görünen AB'ye tepki yükseldi.
Özellikle Juncker'in ülkesinde 'sultan' ve 'diktatör' olarak görülen Erdoğan'a sıkı sıkı sarılarak, ondan övgüyle söz etmesi çok eleştirildi.
Alman Yeşiller Partisi ve Sol Parti, sığınmacı akınını durdurmak için Türkiye ile "kirli bir anlaşma" yapılmaması gerektiğini açıkladı. "Anlaşma AB'nin ahlaken iflası olur“ diyen diğer Avrupalı muhalifler de Ankara'ya mülteci krizinin çözümü için verilecek tavizlerin siyasi bedeli çok ağır olur görüşünde.
Muhalifler, Erdoğan'ı ikna için uğraşan AB yetkililerinin acınası duruma düştüğüne de dikkat çekti.
DW'den Barbara Wesel de mülteci krizinin çözümünde Erdoğan'a bel bağlayan AB'ye şu tavsiyede bulundu: "Türkiye, mülteci sorununu bizim için çözemez. Biz bunu kendi başımıza halletmek zorundayız. Erdoğan'a hesabını veremeyeceğimiz tavizlerde bulunmak kesinlikle imkansız ve düşünülemez bile. Ayrıca Erdoğan'ı büyük bir diktatör olma yolunda desteklemek Avrupa'nın da menfaatine değil. Hiçbir şekilde Erdoğan'ın Kürt bölgesinde iç savaşı kışkırtmasına alet olmamalıyız.“
BRÜKSEL