
AB ile Afganistan arasında mali yardım ve geri kabul anlaşmasına varıldı. Anlaşma AB'de başvurusu reddedilen Afganların toplu halde sınır dışı edilmelerine olanak sağlıyor.
Avrupa Birliği (AB) ile Afganistan arasında imzalanan işbirliği anlaşması, AB ülkelerine sığınıp da iltica başvurusu ret edilmiş olan Afganların ülkelerine gönderilmelerini düzenliyor ve AB tarafından Afganistan’a yapılacak yardımların koşullarını belirliyor. Anlaşmayla mali yardım karşılığında Afganistan hükümeti AB ülkelerinden sınır dışı edilen Afganların iade edilmesini kabul etmiş oldu. Mültecileri geri alması karşılığında 2020’ye kadar Afganistan’a AB tarafından yılda 1,2 milyar Euro mali yardım yapılacak.
Toplu sınır dışılar artacak
AB ülkelerinde çoğu Almanya’da olmak üzere iltica başvurusu ret edilen 80 bin Afgan yaşıyor. Her iki Afgan’dan birinin iltica başvurusu kabul edilmiyor. Almanya İçişleri Bakanlığı, ekim ayında ‘güvenli ülke’ olarak gördüğü Afganistan ile geri kabul anlaşmasına varıldıktan sonra eyalet hükümetlerine geri gönderme işlemlerini geciktirilmeden başlatılmasını istemiş ve ocak ayında toplu sınır dışı uygulaması yürürlüğe girmişti.
Afganistan güvenli ülke değil
Alman hükümetinin Afgan sığınmacıları toplu sınır dışı etme kararı tepkiyle karşılanıyor. Gösteri ve açıklamalarda Taliban ile DAİŞ’in saldırıları altındaki Afganistan’da yaşanan çatışmalarda binlerce sivilin öldüğünün raporlarla tespitli olduğuna dikkat çekilerek, "Afganistan güvenli bir ülke değil, toplu sınır dışılara derhal son verilmelidir" çağrısı yapılıyor.
Schleswig-Holstein eyalet hükümetini de Afganları sınır dışı etme işlemlerini durdurmuştu.
Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin Sosyal Demokrat ve Yeşiller partilerinden oluşan koalisyon hükümeti de toplu sınır dışı etmelere katılmayacağını duyurdu.
SPDnin koalisyon ortağı olduğu beş eyalette de toplu sınır dışı etmelere olumlu bakılmadığı biliniyor. Federal Hükümet'in insan hakları koordinatörü Bärbel Kofler de uygulamanın durdurulmasını talep etti. Kofler Afganistan’ın tümüyle güvenli ülke sayılamayacağını ve yıllardır Almanya’da yaşayan ve toplumla kaynaşmış olan insanların çevrelerinden koparılmasının doğru olmayacağını söyledi.
HABER MERKEZİ