
DAİŞ çetesinin saldırıları ardından 3 Ağustos’ta Êzîdîler, 15 Eylül’den itibaren ise Kobanêliler, Kuzey Kürdistan’a geçmek zorunda kaldı. Şengal’den 18 bin kişi, Kobanê’den ise yaklaşık 200 bin kişi Suruç’tan Kuzey’e geçerek başta Urfa olmak üzere özellikle DBP’li belediyelerin olduğu kentlere yerleştirildi. Topraklarını terk etmek zorunda kalan Kobanêliler ve Êzîdîlerin ihtiyaçları başından itibaren Kürt parti ve kurumları öncülüğünde, sivil toplum örgütleri ve vatandaşların katkılarıyla karşılanmaya çalışılırken, “Kobanê’den göç edenlere kucak açtık” diyen Türk devleti ise sadece Suruç’taki AFAD kampında 6 bin Kobanêliyi ağırlıyor. Burada kalanların yaşadıkları zorluklar, ihtiyaçlarının karşılanmadığı yönündeki açıklamalar da kamuoyuna yansımıştı.
Aylardır Kuzey Kürdistan’da bulunan onbinlerce Kobanêli ve Êzîdînin ihtiyaçları özellikle kış koşullarıyla birlikte artarken, bu konudaki sorumluluğunu görmezlikten gelen Türk devleti, yapılan yardımları da ulaştırmıyor. Avrupa Komisyonu Türkiye’ye aralarında Kobanêli ve Şengallilerin de bulunduğu mülteciler için 20 Milyon Euro (58 Milyon 354 bin TL) gönderdi. Ancak Kobanêli ve Şengallilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan Rojava ve Şengal Kriz Koordinasyonu, GABB Bölge Belediyeleri gibi Kürt kurumlarına bu yardımın tek bir kuruşu dahi aktarılmadı.
AB mektubuyla ortaya çıktı
Türkiye’ye yapılan yardım ise Avrupa Komisyonu Kalkınma ve İşbirliği Genel Direktörü Fernando Frutuoso de Melo’nun GABB Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Tuncer Bakırhan’a gönderdiği mektupla ortaya çıktı. Kobanêli ve Şengallilere kendi imkanlarıyla yardım etmeye çalışan GABB Eşbaşkanları, gerekli desteğin sunulması ve duyarlılığın aktarılması için AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’na bir rapor gönderdi. Eşbaşkanlara verilen yazılı yanıtta, AB’nin DAİŞ vahşetini kınadığı hatırlatılarak, “savunmasız durumda olan mağdurlara barınma, yemek, temel sağlık-bakım hizmeti için” 20 Milyon Euro tahsis edildiği kaydedildi.
Yeni yardımlar da yapılacak
DİHA’nın yayımladığı mektupta, yardımların devam edeceği de aktarılarak, “AB’ye üye ülkeler de AB Sivil Savunma Mekanizması aracılığıyla çeşitli ayni yardımlar sağlanmaktadır. AB İstikrar Aracı çerçevesinde 19 Milyon Euro’luk diğer bir acil yardım paketi ise 2015 yılının başında kullanılabilir hale gelecektir. Bu paket, özellikle Türkiye’nin Güneydoğusu’nda bulunan mültecilerin kayıt işlemleri, bunlara hizmet sunumu ve geçim olanaklarının sağlanması için mültecilere ve evsahipliği yapan topluluklara” yönelik olacaktır.
AFAD üzerinden uygulanacak
24 Kasım tarihli mektupta, Komisyon’un kısa vadeli desteğe ek olarak sosyal ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmek ve Êzîdî halkı da dahil olmak üzere tüm bölge hakları için olanakları geliştirmek amacıyla Irak ve Suriye’ye yönelik orta/uzun vadeli kalkınma yardımlarını harekete geçirmeyi planladığı da bildirildi. Mektupta, “Türkiye’de kampların dışında kalan mültecilerin yaşam koşullarını oluşturmak amacıyla AB Katılım Öncesi Araçları (IPA) çerçevesinde çok sayıda faaliyet üzerinde çalışmaktayız. 50 Milyon Euro’ya ulaşan bir program, AFAD ve BM ajansları ile işbirliği içinde uygulanacaktır” denilirken, 13 Ekim tarihde AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Volkan Bozkır’a tüm bu girişimleri anlatan ve birkaç ek fon hakkında bilgi veren bir mektup gönderildiği de kaydedildi.
Bakırhan: Bize verilmedi
Söz konusu 20 Milyon Euro’luk fonun nereye aktarıldığı ise bilinmiyor. Gazetemize konuşan GABB Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, “Kobanêli ve Şengallilerin de aralarında bulunduğu mülteciler için AFAD ve AB Bakanlığı üzerinden bir yardım yapılmış ama bize ulaşmadı. Tek kuruşundan bile yararlanamadık. Açık ifade ediyorum, belediyelerin bulunduğu hiçbir yerde yardım ulaşmadı, Kobanêlilere ve Şengallilere yardım edilmedi” dedi.
Yardımın nereye, kimlere yapıldığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Bakırhan, önümüzdeki hafta Ankara’ya giderek AB, BM ve AB Bakanlığı yetkilileriyle görüşeceklerini söyledi. Bakırhan, “Ankarada girişimde bulunup yardımlardan faydalanmadığımızı anlatacak, yardımı alan ilgili birimleri, ilgili bakanlığı ve müdürlüğü deşifre edeceğiz” dedi.
Kürt kurumları muhatap alınmalı
Kobanêli ve Şengallilerin ihtiyaçlarının kendileri tarafından karşılandığını, yardımların ise devlet kurumlarına yapıldığını kaydeden Bakırkan, “AB Bakanlığına bağlı yetkililere bundan sonra yapılacak yardımların artık GABB üzerinden de organize edilmesi gerektiğini belirteceğiz. Çünkü biz ulaşamıyoruz. Yardımların hepsi AFAD ve Bakanlık tarafından bizim yararlanmayacağımız şekilde harcanıyor” diye belirtti.
DBP’li belediyeler üzerindeki ağır yüke de dikkat çeken Bakırhan, “Belediyelerimiz, büyük göç dalgasıyla karşı karşıya. Mülteciler üzerinden Türkiye çok yüklü yardımlar alıyor ama bu yardımlar Kürtlere ulaşmıyor, ulaştırılmıyor. Biz bunun dışında bırakılıyoruz” dedi.
Yardımlar yanlış adrese veriliyor
Bu şekilde yardımların yerine ulaşmadığının altını çizen Bakırkan, “Uluslararası kurumlar; AB Bakanlığı, AFAD, Kızılay gibi kuruluşlar aracılığıyla yardım yapmayı öngörüyor. Ancak onlar siyasi iktidarın birer kurumu oldukları için yardımları istedikleri tarafa kaydırabiliyorlar. Yardımlar muhataplarına ulaştırılmıyor” uyarısında bulundu.
Yük belediyelerin sırtında
Yaklaşık 130 Kobanêli ve Şengallinin her türlü ihtiyacının belediyeler, birlikte çalıştıkları kurumlar ve halk tarafından karşılandığının altını çizen Bakırhan, “Gıda, barınma ve bunun için gerekli alt ve üst yapı çalışmalarının tamamı, bizim belediyeler aracılığıyla ya da onların öncülüklerinde yapılıyor. Şu ana tüm zorluklara rağmen bir noktaya gelindi. Ama bu biçimiyle uzun süre bu yükü kaldırma durumu söz konusu değil. Çok ağır bir maaliyet, trilyonlarca lira gider var” diye anlattı.
Günlük barınma ihtiyacı sadece 1 Milyon TL
Belediyeler üzerindeki yük ise tasavvur edilen de fazla. Bakırhan’ın verdiği bilgiye göre; sadece bir kişinin 3 öğün yemek maaliyeti 9 ila 10 Lira. Yaklaşık 130 bin kişinin ihtiyaçlarının Kürt kurum ve kuruluşları tarafından karşılandığı hesap edildiğinde, bu nüfusun sadece 1 günlük yemek ihtiyacı 1 Milyon TL’yi aşıyor. Giderler ise elbette sadece gıda ile sınırlı değil. Barınma, giyecek, kış koşulları ve hijyenden kaynaklı artan sağlık sorunları da ciddi bir bütçe oluşturuyor. Kış ile birlikte mevcut koşulların yeniden gözden geçirilmesi ve mevsime uygun hale getirilmesi de önemli bir kaynak gerektiriyor.
Üç ayda 36.4 Milyon harcandı
GABB Eşbaşkanı Gültan Kışanak, GABB üyesi 117 belediye adına Şengal ve Kobanê’den gelen mülteciler ile ilgili yaptıkları çalışmaları geçtiğimiz 30 Ekim’de basın toplantısında anlatmıştı. Kışanak “Göçün başlangıcından bugüne kadar geçen üç aylık süre zarfında belediyelerimiz, mülteciler için 36.4 milyon harcamıştır” diyerek, Türk Hükümeti’nin yaşanan trajediyi görmezden geldiğini vurgulamıştı.
Yardım nereye harcandı?
“Mevcut yükün hükümet tarafından sadece belediyelere ve sivil toplum örgütlerine bırakılması doğru değil, bu aynı zamanda onların da sorumluluklarıdır” diyen Bakırhan, son olarak şunları kaydetti: “Bırakalım sorumluluklarını yerine getirmeyi, mevcut gelen yardımları da adil bir biçimde dağıtmıyorlar. En son 20 milyon Euro’nun nereye gittiği, kime harcandığı, hangi kamplara gittiği de bilinmiyor. Belki Suriye’den daha önce göçenlerin yerleştirildiği kamplara harcanmıştır. Ama bize ulaşamadı.” n HABER MERKEZİ
Sarıyıldız: AB takip etmeli
Kobanê Kriz Koordinasyonu’nda yer alan HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız da AB’nin söz konusu yardımının kendilerine de ulaştırılmadığını söyledi.
Sarıyıldız, “Avrupa’daki kimi kurumların sembolik yardımları dışında AB veya BM’den bize ulaşan resmi hiçbir yardım yok” dedi. Yardımların mağdurlarla ilgilenenler değil devlet kurumları üzerinden ulaştırılmasının büyük bir handikap olduğunun altını çizen Sarıyıldız, “Bu kurumlar yardımlarını devlet kurumları üzerinden yapıyor. Oysa devlet ihtiyaçların karşılanması için hiçbir şey yapmış değil. AB’nin tutumu hegomonik, devletçi bir yaklaşımdır. İnsan yapacağı yardımın nereye gittiğini kontrol etmez mi ya da mağdurlara ulaşması için sağlıklı yere yapmaz mı” diye sordu. Yardımın daha önceden gelen Suriyeliler için kullanılıp kullanılmadığını da bilmediklerini söyleyen Sarıyıldız, “Ama Kobanêliler için harcanmamıştır. Bu kesindir. Bu durum da Türkiye’nin Kobanêlilere yaklaşımının bir sonucudur” diye konuştu.