Avrupa Birliği (AB) ile imzalanan mülteci anlaşması, Türkiye’nin 20 Mart itibariyle düzensiz yollar üzerinden Yunanistan’a giriş yapan, ancak iltica başvurusu yapmayan ya da başvuruları reddedilen mültecileri geri almasını öngörüyordu. AB ise Türkiye’nin geri aldığı her bir mülteciyi karşılık, bir yasal Suriyeli mülteci kabul edecekti. Ancak geçtiğimiz yaz aylarından beri Avrupa kapılarını zorlayan mültecilerin büyük kısmı Suriye’den değil. Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve Afrika ülkelerinden gelen mülteciler Avrupa’nın mülteci kabul şartlarına uymuyor. Avrupa Birliği bu insanları 'ekonomik göçmen' olarak tanımlıyor ve Suriye’deki savaşı bahane ederek Avrupa’ya girmeye çalıştıklarını savunuyor. Bütün varlıklarını harcayarak ve ciddi riskler alarak binlerce kilometre yol gelen mültecilerin ülkelerine geri gönderildiklerinde başlarına ne geleceğini kestirebilmek güç.
Mültecilerin iadesi sürüyor
Ancak tepkilere rağmen mültecilerin Türkiye'ye iadesi sürüyor. AKP Hükümeti ile Avrupa Birliği'nin mutabakatı üzerine geçtiğimiz pazartesi günü Yunanistan’dan 202 kişilik ilk mülteci grubu Türkiye’ye iade edilmişti. Yunan adalarından Türkiye'ye gönderilen göçmenlerden sadece ikisi Suriyeli'ydi, 130'u ise Pakistanlı'ydı.
Pakistanlılar geri gönderilecek
Yunanistan dün sabah saatleri itibariyle 45 kişilik ikinci mülteci grubunu da İzmir Dikili'ye önderdi. Mültecilerin tamamı Pakistanlı. Türkiye'ye teslim edilen Pakistanlı göçmenler ülkelerine geri gönderilmek üzere Kırklareli'ndeki Geri Gönderme Merkezi'ne yönlendiriliyor. AKP Hükümeti yeni bir yasa çıkararak Pakistanlıların ülkelerine geri gönderilmesini hukuki güvence altına da aldı. Pakistanlıların geri iadesi için İslamabad ve Ankara arasında 2010’da imzalanan geri kabul anlaşması önceki gece Türkiye Meclis'inde kabul edildi. Pakistanlılar bu yasaya göre deport edildiklerinde, Avrupa Birliği kendi yasaları, değerleri ve kamuoyu açısından "yanlış olan" sınır dışı işlemini Türkiye’ye yüklemiş olacak.
Türkiye ‘güvenli ülke’ değil
Mevcut haliyle Türkiye ancak Avrupa ülkelerinden mülteci kabul ediyor, dolayısıyla Yunanistan’dan geri gönderilenler burada hukuki olarak mülteci değil, sığınmacı statüsüne sahip olacak. Bu statü geri gönderilmeme garantisi içermiyor. Ayrıca Türkiye konuyla ilgili en yetkili uluslararası otorite konumundaki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 'güvenli ülke' olarak tanımlanmıyor. Bu nedenle de anlaşma, BM ve birçok sivil toplum örgütü tarafından yasa dışı olarak görülüyor.
Uygulama yasalara aykırı
BM ile STÖ'ler ayrıca mültecilerin siyasi pazarlık unsuru haline getirilerek dosyaları incelenmeden kitlesel olarak sınır dışı edilmesinin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu belirterek AB'yi eleştiriyor.
Kamplarda direniş var
Zorla Türkiye'ye gönderilmek istenen Pakistanlı sığınmacılar ise isyanda. Günlerdir Yunan adalarındaki kamplarda gösteri yapan mülteciler, "Ölürüz de Türkiye'ye gitmeyiz" diyor. Mültecilerin çoğu, sırf Türkiye'ye gönderilmesin diye asıl hedefleri olan İngiltere, Almanya gibi Batı Avrupa ülkelerinden vazgeçerek geçtiğimiz günlerde toplu halde Yunanistan’a iltica başvurusunda bulundu. Bu durumda başvuruları incelenip kesin olarak reddedilmedikleri sürece iadeleri mümkün değil. İltica başvurularının yığılması üzerine Yunanistan iadelere 3 gün ara vermek zorunda kalmıştı.
Sürgün protesto ediliyor
Mültecilerin Türkiye'ye gönderilmesini "sürgün" olarak tanımlayan bazı gruplar ise uygulamayı protesto ediyor. Eylemcilerin dün Midilli limanından ayrılmasını önlemek için mültecileri taşıyan feribotun çapa zincirlerine tırmandıkları bildirildi. Protestocular Yunan sahil güvenliği tarafından gözaltına alındı.
HABER MERKEZİ