ABD, daha çok Türkiye ve Katar’ın denetiminde olan Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO), 2013’ten bu yana verdiği CIA destek programına son veriyor. 

KNK Moskova Temsilcisi Selahattin Soro, Türkiye’nin bu program süresince yaptığı istismara dikkat çekerek “Ölü doğan ÖSO projesi sonlandırılıyor” dedi. 

ABD’nin Latin Amerika’dakine benzer paramiliter yapıyı, Suriye’de oluşturamadığını ifade eden Soro, ÖSO’ya destek programının ABD’ye büyük bir prestij kaybından başka bir şey getirmediğini ifade etti. 


Esad faktörü 

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bu kararı almasında bu örgütlerin Esad rejimine alternatif olamayacağının ortaya çıkması, Katar ve Türkiye’nin himayesindeki ÖSO gruplarının Halep’ten çıkarıldıktan sonra İdlib ve Hama’da El Nusra ile çatışmaları ve son dönemlerde Suriye’de ABD-Rusya yakınlaşmasının önemli olduğu düşünülüyor.  

Washington Post gazetesi, Amerikan dış istihbarat örgütü CIA’in Suriye’de ÖSO’ya yardımlarına son verileceğini haberinde verdi. 

Gazetenin Amerikan hükümet çevrelerine dayandırdığı haberinde; “Esad karşıtlarını desteklemek amacıyla başlatılan gizli operasyonun etkisinin sınırlı kaldığı ve özellikle Rusya’nın Esad rejimini desteklemek amacıyla savaşa müdahale etmesinden sonra bu etkinin azaldığı” belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bir ay önce CIA Başkanı Mike Pompeo ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymond McMaster ile görüştükten sonra yardım operasyonuna son verilmesini kararlaştırdığı da haberde yer aldı. 

Beyaz Saray ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA konuyla ilgili açıklama yapmadı.


Suriye’de ABD-Rusya ortaklığı

CIA’nın destek programını sona erdirme kararı öncesinde Suriye’nin güneybatısında ateşkes ilan edilmesi için ABD ile Rusya arasında anlaşmaya varılmıştı. Ateşkes iki hafta önce Hamburg’da yapılan G20 zirvesi sırasında Rusya ve ABD devlet başkanları arasındaki ilk ikili görüşme sırasında kararlaştırılmıştı.

ÖSO’nun desteklenmesine 2013 yılında Trump’un selefi Barack Obama karar vermişti.  

Türk devletiyle yürütülen “Eğit-Donat” programı kapsamında eğitilenlerin daha sonra DAİŞ ve El Nusra’ya silahlarıyla katıldığı yönünde çok sayıda iddia ortaya atılmıştı. 


İdlib’te çatışma

Rusya’nın Astana’daki görüşmelerde Türkiye’ye dayatmasıyla ÖSO ve diğer çete grupları, Türkiye’nin girişimiyle Halep’ten çıkartılmıştı. Daha çok İdlib’te biriken ÖSO’ya bağlı bu gruplar, El Kaide kökenli El Nusra ile çatışıyor. 

ÖSO kaynakları, İdlib kentinde El Nusra’nın öncülük ettiği Heyeti Tahrir Şam (HTŞ) ile El Kaide yöneticileri tarafından kurulan Ahrar’uş Şam arasında tekrar çatışma yaşandığını belirtiyor. 

Önceki günden beri yaşanan ve iki taraftan da çok sayıda kişinin öldüğü çatışmaların İdlib’in Cebel Zaviye, Dana, Serakib, Sermede, Hazzarin ve Atarib bölgelerinde olduğu belirtildi.

CIA destek programının kaldırılmasının bir sebebinin de bu çatışmaların olduğu belirtiliyor.

Reuters haber ajansına konuşan bir CIA ajanı, programını askıya almakla ismini Şam’ın Fetih Cehpesi olarak değiştiren El Nusra’nun bu çatışmalarda ÖSO’ya verilen silah ve mühimmatı ele geçirmesinin önlemeye yönelik olduğunu söyledi. 


 HABER MERKEZİ





Ölü doğan ÖSO projesi sonlandırılıyor


Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Moskova Temsilcisi Selahattin Soro, sonlandırılan CIA destek programının Türkiye tarafından sürekli istismar edildiğini hatırlatarak, “Ölü doğan ÖSO projesi sonlandırılıyor” ifadesini kullandı. 

Görüşlerine başvurduğumuz KNK Moskova Temsilcisi Selahattin Soro, CIA’nin destek programının sona ermesini, Katar ve diğer 4 Arap ülkesi arasındaki kriz, Türkiye’nin çete gruplarıyla olan kirli ilişkilerinin tümüyle deşifre olması ve İdlib’teki çatışmalarla birlikte ele alıp, değerlendiriyor. 


Suud-Katar çelişkisinin yansıması

Suud-Katar çelişkisi İdlib ve çevresindeki alanlarda çatışmaya neden olacak ve oluyor diyen KNK Temsilcisi şunları söyledi: “Suudiler El Nusra’yı, Katar ve TC ise Ahrar’uş Şam’ı destekliyor. İdlib ve çevresinde bu gruplar şu anda kıyasıya savaşıyor. ABD’nin Suriye’de CIA ve Pentagon tarafından yürütülen iki planı vardı. Pentagon, Fırat’ın doğusunda Kürtler ve QSD güçleriyle bir proje yürütüyordu. Fırat’ın batısında ise CIA, ÖSO ve diğer gruplarla bir başka projeyi yürütüyordu. Türk devleti bu projeye ortaktı. Fakat OSÖ grupları aslında bukalemun gibiler. Habire örgüt ve saf değiştiriyor ve ABD’den alınan silahları, El Nusra ve DAİŞ’e satıyorlardı. Ya da toplu olarak rejim saflarına geçiyorlardı.“


Türk devleti inisiyatif kaybedecek

ABD’nin Latin Amerika’da yaptığı gibi Suriye’de de paramiliter kontra güçler yaratmak istediğini ifade eden Soro, bu işin taşeronluğunun ise Türk devleti ve onun adına MİT tarafından üstlendiğini hatırlattı ve bu projenin ters teptiğini şu sözlerle ifade etti: “Ama bu proje ters tepti hatta Fırat’ın batısında ABD’nin inisiyatif ve prestij kaybetmesine neden oldu. Ölü doğan ÖSO projesini ise sonlandırıyor. Tabii bu sahada Türk devletinin elini daha da zayıflatacak. Onun manevra alanını sınırlayacak. ABD Fırat’ın batısında ÖSO desteği, eğit-donat projesini bitirmekle aslında yeni bir politik aşamaya geçiyor. Fırat’ın batısında bundan sonra Rusya, Kürtler ile eşgüdümlü yeni bir yaklaşım geliştirebilir.”