ABD, Türkiye’nin DAİŞ ile mücadele etmeyeceğini biliyor

Siyaset yorumcusu ve yazar Hisên Umer, ABD’nin çekilme kararıyla Türkiye’nin DAIŞ ile mücadele etme görevini devir ettiğini belirterek, “ABD, Türkiye’nin DAİŞ ile mücadele etmeyeceğini iyi biliyor” dedi.
EHMED SEMÎR/QAMIŞLO/ANHA Yazar ve siyasetçi Hisên Umer, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerine ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı. Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerini nasıl yorumluyorsunuz? Türkiye, Sykes Picot, Lozan ve Sevr anlaşmalarından sonra yani yüzyıldır Kürt halkını tehdit ediyor. Aynı zamanda Kürt halkını inkar politikası üzerinden kendisini var ediyor.  Kuzey, Doğu, Batı ve Güney Kürdistan’da Kürt varlığını hiçbir şekilde kabul etmiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra bu politika yürütülmeye devam edildi ve Kürtler yok edilmeye çalışıldı. Kuzey Kürdistan’da yıllarca Kürt halkına katliam ve jenositler yaşatıldı. Türkiye, Rojava Devrimi ve bölgede halkın kendi yönetim sistemini kurması üzerine buradaki kazanımların işgal politikalarına engel olduğunu gördü. Türkiye, her demokratik proje ya da adımı kendi sistemine karşı bir tehdit olarak görüyor. Bundan dolayı Türk devletinin tehditlerinin yeni olmadığını görebiliyoruz. Türkiye, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tehditleri ile ne amaçlıyor? Bence, başta Türkiye olmak üzere Suriye krizinin çözüme ulaşmasını istemeyen birçok devlet ve güç var. Türkiye, bu yüzden Kuzey ve Doğu Suriye halklarını birbirine karşı kışkırtmak ve savaşın devam etmesi için yoğun bir çaba sarf ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Irak’taki ABD üslerini gerektiği yerde Suriye için kullanılabileceğini söyledi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Trump, ülkesini yıllardır aldığı sorumluluklardan uzaklaştırıyor. ABD, YPG/YPJ ve QSD savaşçıları ile birlikte bölgede önemli adımlar attı ancak bunu yarıda bıraktı. Halen DAİŞ başta olmak üzere bölgedeki terörün tamamen bitirilmesi için üzerlerine birçok görev ve sorumluluk düşüyor. ABD’nin bu kararı DAİŞ çetelerinin son işgal alanlarında yeniden örgütlenmenin önünü açacaktır. Halen Derazor kırsalında DAİŞ çeteleri bulunuyor. Yine Fırat’ın batısı ile birçok alanda bulunuyorlar. Bölgede uyuyan hücre yapılanmaları bulunuyor. ABD çekilme kararı halen net olmamakla birlikte, perde arkası da net olarak bilinmiyor. ABD, DAİŞ’e destek verdiği herkesçe bilinen Türkiye’den DAİŞ ile mücadele etmesini istiyor. Bu konuyu nasıl değerlendirmek lazım? Bence, ABD de Türkiye’nin DAİŞ’e destek verdiğini iyi biliyor. Türkiye’nin DAİŞ’e destek verdiğini kanıtlayan yüzlerce rapor çıktı. Trump, çok ince oynuyor. ABD, artık Türkiye’ye ‘Suriye’yi size teslim ediyoruz’ diyor. ABD’nin Türkiye’yi iyice Suriye’ye çekerek yeni bir tuzağa çektiği de bir ihtimal. Çünkü ABD, Türkiye’nin DAİŞ ile mücadele etmeyeceğini iyi biliyor. Türkiye ki DAİŞ ile komşu olduğu yıllar boyunca çetelere tek bir kurşun dahi sıkmadı. Aksine her daim silah ve lojistik desteğinde bulundu. Bu da herkes tarafından biliniyor. Uluslararası birçok kurum ve basın organlarınca açıklanan belgelerde yüzlerce DAİŞ çetesinin Türkiye’den Suriye’ye geçtiği ortaya konuldu. ABD, her daim tüm dünyaya Türkiye ile iyi müttefik olduklarını kanıtlama derdinde ancak perdenin arkasında başka şeyler dönüyor. Trump, Türkiye’yi Rusya’dan uzaklaştırmak istiyor. Bu da pek mümkün görünmüyor ve Türkiye, ABD’nin tuzaklarına düşecek. Türkiye’nin olası bir Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırısının sonuçları ne olur? Türkiye’nin ABD ve diğer NATO müttefikleri ile birlikte Kuzey ve Doğu Suriye’ye girmeye çalışması ile bölgede 3’üncü dünya savaşı yaşanabilir. Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye girmesi öyle kolay olmayacaktır. Çünkü dünya devletlerinin büyük çoğunluğunun bu durumdan derin kuşku ve planları var. Uluslararası Koalisyon'da yer alan Fransa, Britanya, Hollanda, İsveç, Belçika ve Norveç gibi ülkeler, Trump’ın çekilme kararına tepki gösterdi ve hatalı bir karar olarak yorumladı. Fransa, Hollanda ve Almanya, çekilme kararı sonrası tüm dünya devletleri yerine DAİŞ ile mücadele ederek terörün ülkelerine sıçramasına engel olan QSD güçlerinin Türk devleti karşısında yalnız bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. ABD’nin kararı sonrası Türkiye ve Rusya arasındaki karışıklıklar çıktı ve Erdoğan, Kuzey ve Doğu Suriye ‘operasyonunu’ ertelediklerini söyledi. Bu alandaki gelişmeler çok karıştı ve bu durum aylarca sürebilir. Fransa 1923 yılında Suriye’deki askerlerini geri çekme kararı aldı ve 20 yıl sonra 1946’da Suriye’deki askerlerini çekti. ABD’de 15 yıl önce Afganistan’daki askeri gücünü geri çekme kararı aldı ve halen bu kararı uygulamadı.
Paylaş X Facebook LinkedIn WhatsApp