İstanbul’da bir araya gelen Suriye Halkının Dostları Grubu, Suriye muhalefetine yönelik maddi ve siyasi yardımların artırılacağını açıkladı. Grup silah yardımını ise öngörmüyor. Muhaliflere yaptığı yardımı iki katına çıkaran ABD’nin Dışişleri Bakanı Kerry ise Kürtler, Hıristiyanlar, Dürziler ve Nusayrilerle de irtibata geçeceklerini söyledi.

Suriye Halkının Dostları Grubu Dışişleri Bakanları Toplantısı, 20 Nisan akşamı İstanbul’da yapıldı. Türkiye’nin yanı sıra, ABD, İngiltere, Katar, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya, Almanya ve Fransa’dan dışişleri bakanları, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz El Hatib, Yüksek Askeri Konsey Başkanı Selim İdris ve üst düzey yetkililerin katıldığı 6,5 saatlik toplantının ardından, katılımcı ülkeler ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada Beşar Esad ve yakın ekibinin Suriye’nin geleceğinde yeri olamayacağına dikkat çekildi. Dışişleri bakanları, Suriye muhalefetine yönelik yardımların artırılacağını, Suriye rejiminin siyasi çözüm fırsatını reddetmesi halinde söz konusu yardımların daha da genişletileceğini açıkladı. İngiltere ile Fransa’nın karşı çıkışlarına rağmen muhaliflere silah verilmemesi yönünde karar alındı. Dışişleri bakanları Suriye’deki iç savaşın siyasi düzeyde çözülmesi gerektiği konusunda ise görüş birliğine vardı.

SMDK silah istedi


Toplantıda Suriye muhalefeti ise şimdiye kadarki yardımları yeterli görmediklerini söyledi. “Daha fazlasını bekliyoruz” diyen SMDK Başkanı Muaz El Hatib, ABD ile diğer ülkeleri kendilerine silah verilmesi konusunda ikna etmeye çalıştı. Zira ABD, silahların El Nusra gibi radikal İslamcı örgütlerin eline geçmesinden endişe ediyor. Toplantı sonrası bir deklarasyon açıklayan muhalifler, ‘askeri yardım gönderilmesi halinde bunun yanlış ellere geçmeyeceği’ güvencesini vermeye çalıştı.


ABD para verdi


Toplantının ardından Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve SMDK Başkanı Muaz El Hatib, ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında “Suriye’deki durum tek kelimeyle korkunç” ifadesini kullanan Kerry, toplantıya katılan tarafların Suriye’de barışçıl bir geçiş sürecinden yana olduklarını söyledi. Kerry ayrıca ülkesinin Suriye’deki muhaliflere 250 milyon Dolarlık yeni bir yardım yapacağını da açıkladı. Bu da şimdiye kadar verilen yardımın iki katına çıkacağı anlamı geliyor. Kerry buna ek olarak muhaliflere gıda ve tıbbi malzeme yardımlarının yanı sıra ‘öldürücü olmayan’ askeri donanımın sağlanacağını belirtti. Kerry, söz konusu donanımın tam olarak içeriğinin ne olacağına ise Yüksek Askeri Konsey ile birlikte karar verileceğini açıkladı. Kerry, yardımların mümkün olan en kısa sürede muhaliflerin eline geçmesini sağlayacaklanı söyledi.


Kürt, Hıristiyan, Dürzi açılımı


ABD’nin “Esad sonrası birleşik ve demokratik bir Suriye’den” yana olduğunu belirten Kerry, ABD Başkanı Barack Obama’nın, kendisine özellikle muhalefete ilişkin çabaların artırılması talimatını verdiğini, bu çerçevede ABD’nin Şam Büyükelçisi Robert Ford’un son haftalarda İstanbul’da çeşitli görüşmelerde bulunduğunu aktardı. Ford’dan, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olan geniş bir topluluğa ulaşmasını istediğini anlatan Kerry, “Bunlar arasında bugün burada bulunan Suriye muhalefetinin yanı sıra, Kürtler, Hıristiyanlar, Dürziler ve Nusayriler var” dedi. Suriye’de kritik bir noktaya gelindiğine işaret eden John Kerry, krizin çözümü konusunda ilk seçeneğin siyasi yol olduğunu yineleyerek, üzerinde anlaşmaya varılmış bir geçiş hükümetini ve sonrasında yeni liderliği belirleyecek seçimleri öngördüklerini ifade etti. Kerry, Suriye muhalefetinin içindeki radikal grupları ayıklayarak, demokratik ve barışçıl çözümün yollarını bulmak için daha fazla çaba göstereceğini söyledi.

Türkiye’nin politikası aynı


Türkiye’nin ise mevcut politikasını devam ettirerek, Esad’ın dışardan bir askeri müdahale ile devrilmesinden yana tavrını koruduğu görüldü. Basın toplantısında Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “Artık yeter diyoruz. Bu katliamların süratle durdurulması için uluslararası toplumu ve bütün tarafları ortak bir mücadele vermeye çağırıyoruz” sözlerini de bunu teyit eder gibiydi. n İSTANBUL