
ABD’nin en yetkili isimlerinden John Kerry’i dün öğlen saatlerinde indiği Ankara Esenboğa Havalimanı‘nda ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone ile Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan karşıladı. Kerry ardından yoğun güvenlik önlemleri altında ABD Büyükelçiliği’ne geçti. Ve burada 1 Şubat’ta Büyükelçiliğe yapılan saldırıda hayatını yitiren güvenlik görevlisi Mustafa Akarsu için yapılan anma törenine katıldı. Sonrasında ise sırasıyla Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu, Başbakan R. Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile biraya geldi.
Fikir ayrılığı yaşıyorlar
ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyaretinin en önemli gündem maddesi beklendiği gibi Suriye’deki iç savaş oldu. NATO müttefiki iki ülke de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidarına karşı fakat muhalefeti ne şekilde desteklemek gerektiği konusunda görüş ayrılıkları içinde. Kerry, kapalı kapılar ardında ABD’nin bu konudaki görüşlerini bir kez daha yineledi.
ABD silah vermekten yana değil
ABD’li Bakan Kerry, Ankara ziyaretinden bir gün önce Roma’da Suriye’nin Dostları grubunun toplantısına katılmış ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’na (SMDK) siyasi, teknik ve maddi desteği artırma vaadinde bulunmuştu. Ancak silah yardımı sözü vermemişti. ABD, temin edeceği silahların daha sonra radikal İslamcı militanların eline geçip, kendi çıkarlarını tehdit etmesinden çekiniyor. Özellikle geçen yıl El Kaide’ye bağlantısı olduğu gerekçesiyle terör örgütleri listesine aldığı El Nusra cephesinin silahları almasından endişe ediyor. Nusra Cephesi, Esad sonrası ülkenin şeriat kurallarına göre yönetilmesini istiyor. Nusra Cephesi, Türkiye sınırındaki Serêkaniyê’de Kürtlere yönelik saldırılarda da yer almıştı.
Türkiye işi yasallaştırmak istiyor
SMDK ise kendilerine silah verilmesinde ısrar ediyor. Türkiye de yakın ilişkiler içinde olduğu muhaliflere silah verilmesinden yana. Hür Suriye Ordusu’nun silah ve diğer bazı ihtiyaçlarını Türkiye’den temin ettiği biliniyor. Türkiye’nin insani yardım adı altında ambulanslarla muhaliflere verilmek üzere ülkeye silah soktuğu ortaya çıkmıştı. Yani silah ambargosu, Suriye’ye silah akışını engelleyemiyor. Ancak ağır silahların ülkeye sokulması sorun. Aslında Türkiye’nin amacı ABD’yi ikna ederek silah teminini yasal yollardan yapabilmek. Böylece ağır silahları muhaliflere rahatça göndermek istiyor.
Tampon bölge ısrarı
NATO’dan aldığı Patriotlarla yetinmeyen Türkiye ayrıca korumaya aldığı yaklaşık 200 bin Suriyeli mülteciyi de bahane ederek Suriye sınırında tampon bölge oluşturulmasını istiyor. Ancak bu istediğin altında yatan asıl nedenin sınıra yakın bölgelerde PYD önderliğinde özerklik ilan eden Kürtleri baskı altına almak olduğunu bizzat Başbakan Erdoğan açıklamalarında zikretmişti. Zira PYD’nin de içinde yer aldığı Kürt Yüksek Konseyi’ne bağlı askeri birlikler olan YPG, tugaylarını arttırıyor, daha donanımlı ve nizami bir ordu halini alıyor. YPG, Rojava ve Halep’teki Kürtleri hem Esad güçlerine hem de Türkiye destekli muhaliflere karşı savunmaya devam ediyor.
Asıl amaç Kürtleri baskılamak
Rojava’da Kürtlerin temel hakları ve özgürlükleri için verdiği mücadele siyaseten de Türkiye’yi rahatsız ediyor. Türk Başbakan Erdoğan, Suriye’de özerk bir Kürt bölgesinin oluşmasıyla Türkiye’deki Kürtleri anayasal çözümde daha azına razı edemeyeceğinin farkında. Bu nedenle de güdümlü muhaliflerin ağır silahlarla donatılarak bir an önce Esad’ı devirmesini ve inşa edilecek yeni Suriye’de bu güçlere dayanarak söz sahibi olmak istiyor.
İmralı görüşmelerine destek
Suriye konusu haricinde ABD’nin İmralı görüşmeleri konusundaki görüşlerini de en yetkili ağızdan Türk yetkilillere aktardığı bildirildi. Kerry’in Erdoğan’a “sürece destek veriyoruz” dediği öğrenildi.
Ankara’ya Bağdat tavsiyesi
Görüşmelerde Bağdat-Ankara ilişkileri de ele alındı. Bir süredir Mesud Barzani başkanlığındaki Kürt yönetimiyle sıcak ilişkiler geliştiren ve petrol anlaşmaları yapan Türk Başbakan Erdoğan, Irak’ın Şii Başbakanı Malik tarafından “iç işlerine müdahele etmekle” suçlanmıştı. ABD’nin bu konuda hakem rolü üstlenmesi bekleniyor. ABD, Bağdat’ı dışlayarak yapılacak petrol alışverişinin uzun vadede yararlı olmayacağı görüşünde.
Çantası epey doluydu
Yine ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli müttefiği İsrail ile Türkiye’nin ilişkileri de uzun süredir gergin bir havada. ABD, Mavi Marmara baskını ardından Erdoğan’ın Davos’ta ‘One Minute’ çıkışıyla iyice gerilen ilişkilerin artık normale dönmesini istiyor.
ABD’de oldukça güçlü olan Ermeni lobisi de Obama yönetimini baskı altına almış durumda. Bu nedenle ABD yönetimi, Türk-Ermeni ilişkilerinin de düzeltilmesinden yana. Kerry’in çantasında bu konu da vardı.
Bugün Anıtkabir’i ziyaret edecek
Kerry, Ankara temaslarını bugün Anıtkabir ziyaretiyle tamamladı ve Türkiye’den ayrıldı. Kerry, dış gezisini Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da sürdürecek.
HABER MERKEZİ
İstanbul toplantısı ertelendi
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu’nun (SMDK) başbakan seçeceği İstanbul toplantısı ertelendi.
Roma’daki Suriye Halkının Dostları Grubu toplantısının hemen ardından, Suriyeli muhaliflerin bugün İstanbul’da yapılması planlanan toplantısı ertelendi. Toplantıda, Suriye’de muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgeleri yönetecek bir hükümete başbakan seçilmesi planlanıyordu. SMDK’den Samir Nahar henüz yeni bir tarih belirlenmediğini, toplantının iptalinin de ihtimal dahilinde olduğunu açıkladı. Muhammed Sermini ise toplantısının hafta içinde başka bir gün yapılabileceğini söyledi. Reuters’a konuşan bir kaynak ise uluslararası desteğin yeterince somutlaşmadığı gerekçesiyle başbakan adayları arasında favori üç ismin görevi üstlenme konusunda çekinceleri bulunduğunu söyledi.