ABD’de bir hayalet dolaşıyor

Forum Haberleri —

❏

HALİL BAYSOY

Takvim yaprakları 26 Mayıs’ı gösterdiğinde tüm dünya sosyal medya hesaplarında yayılan beyaz bir polisin siyahi bir sivili sekiz dakika kırk altı saniye boyunca boğazını sıkarak öldürdüğüne şahit oldu. Katil polisin eşi Asyalı bir göçmen, olay yerinde bulunan polislerden biri ise Asyalı, diğeri ise melez.

Bu tablo bir film sahnesinde yer alsaydı polis şiddetinin sistematik hale dönüştüğünün kara mizah şeklinde yansıması olurdu ancak bu gerçek dünya ve gerçekler film senaristlerinin tahayyül edeceğinden daha ürkütücü.

Vicdanını ve merhametini kaybetmemiş insanlar sokaklara çıktı. Global dünyada her yerde eylemler gerçekleşiyor özellikle de gelişmiş ülkelerde. Avustralya’da ise trajikomik bir sahne yaşandı. Avustralyalı genç kadın üzerine atılan gaz bombasının etkisiyle gözlerinden damlayan yaşı durduramayarak öfkeyle polislerin yüzüne bağırıyordu: “Ben beyaz bir yurttaş olarak bunları yaşıyorsam kim bilir siz yerlilere ve siyahlara neler yaptınız.”

Bu sözler aslında tanıdık bir yerlerden. Beyazı Türk, yerliyi ve siyahı Kürt olarak değiştirirsek, o söz Gezi Parkı isyanında Kürtlere düşman olan birçok kişi tarafından dile getirilmişti. Gezi Parkında bazı Türkler ilk kez Kürtleri anlıyordu, şimdi bazı beyazların siyahları anladıkları gibi.

Ancak ondan sonraki süreçte AKP, devlet faşizmiyle bütünleşerek demokrasi, hak, özgürlük, isteyen her toplum kesimine saldırılarını yoğunlaştırdı. Tabii devlet sisteminin doğal refleksi gereği Kürtler bu saldırılardan en çok nasibini alan millet oldu.

Leviathan’a bürünen iktidar yaktı, yıktı, yağmaladı, öldürdü…

Gezi Parkında elbette mesele bir ağaç değildi. Ağaç ekolojik yıkıma sembolik bir temsiliyet kazandırdı. Halklar ise demokratik, eşit, adil, özgür bir ülke özlemiyle sokaklara çıktı. Kürtlerin yıllardır talep ederek sokaklara indikleri gibi.

ABD’de de mesele bir siyahinin öldürülmesinin çok ötesinde. George Floyd sadece bardağı taşıran son damla, sembolik bir figür haline dönüştü. ABD’de ve diğer ülkelerde gelişen halk isyanı dünya halklarının insanca yaşamaları için daha fazla demokrasi daha fazla adalet isteği.

Peki ABD’de başlayan adalet isyanı dünyanın hegemon ülkesini daha baskıcı otoriter rejime dönüştürür mü?

Elbette bunun cevabını vermek için henüz erken ancak gidişat dönüşmeyeceği yönünde kanıtlar barındırıyor. Şimdiye kadar gelişmeler protestoculara bazı kazanımlar getirdi.

Protestocuların ilk isteği dört polisinde tutuklanması ve cezalandırılması yönündeydi. Eylemlerin başında sadece görevinden kovulan dört polis sonraki günlerde tutuklandı.

Halkı bastırmak için sokağa çıkma yasağı getirildi, ancak halkın kararlı eylemselliği yasakların bazı kentlerde kaldırılmasını beraberinde getirdi. ABD Başkanı Trump her ne kadar 1807 İsyan Yasasını gündeme getirip askeriyeyi sokaklara dökmekle tehdit etse de muhalefetin ve demokratik cephenin sert tepkisi sonrası geri adım atmak zorunda kaldı. Askeriyenin bir kolu olan Ulusal Güvenlik kuvvetleri bazı kentlerden çekilmeye başladı. Demokrat Parti polis şiddetini sınırlandıran yasa teklifine hazırlanıyor. Bu gelişmelerin tamamı protestocuların kararlı duruşu sayesinde gerçekleşti.

ABD’de bunlar iki hafta gibi kısa süre içerisinde meydana gelirken mevcut kapitalist sistem özellikle gençler arasında daha fazla tartışılır hale geldi. Sokaklarda, evlerde, televizyonlarda, direniş alanlarında gençler demokratik sosyalizmi koşuyor. Ekolojik yıkım yaratan, insanları kutuplaştıran, ekonomik sınıfsal uçurum oluşturan, savaş ile beslenen mevcut dünya sistemi sorgulanıyor.

Valiler, polisler, askeriye, politikacılar, şirket yöneticileri, medya patronları, lobi faaliyeti yürüten kuruluşlar ve silahlı Amerika halkı ikiye bölünmüş durumda. İki kutbu oluşturan kesimin bölünmüşlüğünü daha iyi görmek içinse 1861-1865 savaşına kısaca değinmek gerekir. O savaşta Güney eyaletleri köleliğin kaldırılmamasını savunurken, Kuzey eyaletleri ise köleliğe son vermek istiyordu. İç savaşta kölelik savunucusu komutan ve politikacı Williams Carter Wickham’ın heykeli 126 yıl protestocuların öfkesinden nasibini alarak indirildi.

Amerika Birleşik Devletlerinde bir hayalet dolaşıyor. Siyahilerin başlattığı eylemlerde Beyazlar, Hıristiyanlar, Müslümanlar, Latinler, mülteciler ve diğerleri ırk, din, cinsiyet, etnisite ayrımı yapmaksızın, faşizme karşı, global dünyanın sokaklarında tek vücut haykırıyor: Adalet yoksa huzur da yok!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.