• Cemal Kavak ve Kavak ailesinin hikayesi; direnişin, onurun ve özgürlük arayışının güçlü bir ifadesidir. Bu hikaye, aynı zamanda hakikat, adalet ve toplumsal hafıza mücadelesinin önemli bir parçasıdır.

ÖMER TORLAK

Kurtalan'da 1957'de doğan Cemal Kavak’ın yaşamı, yalnızca bireysel bir hayat hikayesi olarak değil, bir halkın özgürlük arayışıyla iç içe geçmiş mücadele çizgisi olarak değerlendirilmelidir. 

Cemal Kavak'ın yaşamı ve Kavak ailesinin hikayesi, özellikle 1980’li yıllarda Kürt toplumunun maruz kaldığı baskılar, zorunlu göçler, faili meçhul cinayetler ve sistematik sindirme politikalarının somut bir örneğini sunuyor. Bu anlatı, yalnızca acıların değil, aynı zamanda direnişin, onurun ve özgürlük mücadelesine bağlılığın da güçlü bir ifadesidir.

Aslen Garzan (Garzî) bölgesine mensup olup Kurtalanlı olan ailenin Bismil ile bağı, uzun bir geçmişe dayanıyor. Bu nedenle aile, uzun yıllar Bismil’de yaşamını sürdürüyordu. Bismil'de 1980'e kadar yaşayan Kavak ailesi, 12 Eylül darbesiyle birlikte ağır baskılarla karşı karşıya kaldı. Doğrudan hedef haline geldi ve darbenin etkilerini en ağır biçimde yaşadı.

Ailenin büyük çocuklarından Ahmet Kavak’ın 'PKK Hilvan Ana Davası' kapsamında yargılanması, aile üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Gözaltılar, tehditler ve sindirme politikaları, gündelik yaşamın bir parçası haline geldi. Aile, artan baskılar sonucunda Bismil’den Amed’e göç etmek zorunda kaldı. Mekansal değişim baskıyı ortadan kaldırmadı; aksine aile daha görünür hale geldikçe hedef alınma durumu devam etti.

Bu süreçte öne çıkan isimlerden biri Cemal Kavak'tı. Cemal Kavak, Diyarbakır Vergi Mahkemesi’nde memur olarak çalışan, emeğiyle yaşamını sürdüren bir kamu emekçisiydi. Aynı zamanda sendikal bilinçle hareket eden ve Yargı-Sen üyesi olarak emek mücadelesi içerisinde aktif rol alan bir isimdi.  Onun açısından emek mücadelesi ile özgürlük mücadelesi, birbirini tamamlayan iki temel alandı.

1990’lı yıllar, Kürt illerinde ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir dönem olarak hafızalara kazındı; çok sayıda, yurtsever, siyasetçi, aydın, gazeteci, sendikacı ve aktivist hedef alındı, 'faili meçhul' cinayetler ve gözaltında kayıplar yaygınlaştı. Cemal Kavak da bu karanlık atmosfer içerisinde hedef haline gelenlerdendi. Amed'in Bağlar ilçesinde 24 Nisan 1996'da kaçırılan Cemal Kavak’tan bir daha haber alınamadı. Günler sonra Amed-Bismil karayolu üzerindeki sazlık alanda bulunan cansız bedeni, planlı bir cinayete kurban gittiğini ortaya koydu. Boynundan telle boğularak katledilmiş olması, organize bir infaz niteliği taşıyordu.

Elbette Kavak ailesinin hikayesi, yalnızca bir kayıp ve yas anlatısı değildir.  Aynı zamanda direnişin sürekliliğini ortaya koyan bir mücadele hikayesidir. Aile, yaşadığı tüm acılara rağmen geri adım atmadı ve özgürlük mücadelesi içerisindeki yerini korudu.

Cemal Kavak’ın kardeşi Medeni Kavak da bu bedellerden payını aldı. 1999–2006 yılları arasında cezaevinde kalan Medeni Kavak, 2008'de yeniden tutuklandı ve 2010'da serbest bırakıldı. Bugün ise cezaevi süreçlerinin etkileriyle bağlantılı olarak ağır sağlık sorunlarıyla mücadele edip kanser tedavisi görüyor.

Cemal Kavak ve Kavak ailesinin hikayesi; direnişin, onurun ve özgürlük arayışının güçlü bir ifadesidir. Bu hikaye, aynı zamanda hakikat, adalet ve toplumsal hafıza mücadelesinin önemli bir parçasıdır.